Arşiv | Davet Sofraları RSS feed for this section

"YAĞMUR 2 YAŞINDA" PARTİMİZ

19 Eyl

Yağmur 2 yaşında artık…. Kızımın 2. doğumgününü yine sevdiklerimizle birlikte kutladık. Bu güzel günün fotoğraflarını bu yazımda paylaşıyorum. Partimizi evimize yakın bir cafede yaptık, çoluk çocuk 60 kişi olduk. Parti menüsü tamamen ev yapımı. Aşağıda tuzlu büfemizi görebilirsiniz.

Menüdekilerin çoğunu blogdan hatırlayacaksınız. Menüyü oluştururken dengeli, doyurucu ve lezzetli bulunan tarifleri seçmeye gayret ettim.

Favori lezzetlerden biri olan peynirli kırmızı biber rulo
Tarifine bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Blog için yeni tariflerden biri, tahinli patlıcan salatası.

Lezzetli hamuru ile favoriler listesine giren mercimekli poğaça

Peynirli, zeytinli ve çörek otlu minik muffinler

Münevver Ablacığımın yaptığı el açması hamurdan ıspanaklı börek

Kızımın babaannesinin elinden kıymalı sigara börekleri (fırınlanmış) Börek tarifi için sigara böreği tarifimi ve iç harcı için sarıyer böreği iç harcı tarifimi kullanabilirsiniz.

Farklı bir lezzet olan pırasa köftesi

Son dönemde daha sık yaptığım batırık köftesi

Anneciğimin elinden kabak çiçeği dolması

Yine babaannemizin yaptığı yaprak sarma

Bloga ilk fırsatta eklenecek eski ama yeni tariflerden biri tavuklu salata

Kızımın teyzesinin elinden çörekotlu kurabiye

Büyük teyzemiz Hüner’in hazırladığı peynirli minik sandviçler

Benim için özel olan ve kızımın partileriyle klasikleşsin istediğim uğur böceği kanepeler

Büyük teyzemizin yaptığı çubukta muhammaralı ve peynirli kanepeler

Yine Hüner Teyze’nin yaptığı, görünü farklı çubukta sosisli milföy börekler

Bu kadar tuzlunun üzerine, tatlı büfesini pasta da olduğu için, hafif tuttum.

Nane saksıları görünümünde:) çikolatalı sürpriz. (sanırım bunlardan en çok kendim yedim:)

Ferah tadıyla özellikle seçtiğim limonlu barlar, bu defa hamurunu da, üzerinide biraz daha kalın yaptım.

Selenciğimin yaptığı tarçınlı, fındıklı kurabiyeler

Yine partilerimizle özdeşleşsin istediğim, çilekler

Ve tabi ki finalde Yaso’mun yaptığı harika pasta, şekliyle, süsleriyle, tadıyla harikaydı, pastanın üstündeki, tabiki Yağmur. İyi ki doğdun kızım…

YENİ BİR ÇAY SAATİ SOFRASI

29 May
Mart ayında evde büyük halamız için bir çay sofrası hazırladım. Bu sofranın görüntülerini de eklenen yeni tariflerle kısmen paylaşmıştım. Şimdi bütün daveti bu yazı ile bloga eklemiş oluyorum. Eksik olan 2 tarifi de önümüzdeki günlerde yazacağım.
Büyük halamız kızım Yağmur’u ilk defa görmek için gelmişti. Yağmur hariç altı kişilik bu davet için hazırlandım ben de. Uzun süredir davet sofrası hazırlamadığım için, biraz performans kaybı vardı, ama önümüzdeki günlerde yazacağım “blogger kızlar buluşması” için iyi bir idman oldu:)

Masayı hazırlarken, kelebekli yemek takımımın yanısıra, kelebek nakışlı bir masa örtüsü seçtim. Frezya çiçeklerinin bol günleriydi ve sarı-beyaz ikisini seçerek masayı çiçekler ve kokularıyla hareketlendirdim.

Servis için kullandığım çatal bıçakları dantel fiyonklarımla bağlayarak, tabaklara yerleştirdim. Kumaş peçete havası veren kalın kağıt peçeteleri de rulo yaparak, ince kurdele ile bağladım ve içlerine frezyalardan yerleştirdim.

Menüye karar verirken, tuzlu kısmını ağırlıklı tuttum. Tam öğle sonrası, öğlen ve akşam yemeklerinin birleştiği bir saat olduğu için ve davetlilerin hepsinin formuna dikkat ediyor olması sebepleriyle.

Masamızda yeralan lezzetler şunlardı;

Rudolph Van Veen’in hamur tarifi ile hazırladığım mercimekli börekcikler, tarifini geçtiğimiz günlerde burada yazmıştım.

Yine bloga son zamanlarda eklenen, peynirli top top börek, tarif burada.

Yazının başında bahsettiğim yeni tarfilerden ilki, yoğurtlu bulgur salatası, yakında yazılacak.

Yaprak sarması, çay sofralarının vazgeçilmez klasiği olarak masamızdaydı. Bu defa pirinçle beraber az miktadra bulgurda vardı içinde.

Közlenmiş kırmızı biberli, peynirli rulolarda kendi mutfağımda yeniden hatırladığım lezzetli tarfilerden biri, tarifi burada.

Pırasa köftesinin son zamanların gözdelerinden olduğunu yazmıştım. Tarife buradan ulaşabilirsiniz.

Menünün tatlı kısmı için, tadıyla hem yoğun, hem ferah olan limonlu barı seçtim, tarifi burada.

Final için hazırladığım tiramisu…..Blogda tiramisu tarifleri mevcut ama bu farklı bir tarifle hazırlandı, eklenecek tariflerden biri de bu…

Bu da masamızın kuş bakışı fotoğrafı…. Elinde tepsi tutan da benim, çay servisi için bardaklarımızı topluyorum, doğal bir fotoğraf olduğu için, anısı kalsın diye bunu seçtim…….

YILBAŞI SOFRALARINA BİR ALTERNATİF; YENİ YIL KAHVALTISI

21 Ara
2012 yılı biterken Maya takvimin gösterdiği son günde bloga yeni yazı yazıyorum. Yazıyı okuyorsanız kimseye bir şey olmadı demektir:) Bence bugün başka yeniliklerin başlangıcı olacak. Dünyanın daha çok iyilikle dolu bir yer olacağına inanmak istiyorum, mevcut durumda buna inanmak zor olsada…
Bir yemek blogu sahibi olarak 2013’de başlayan bu yeni dönemde kendi adıma daha çok mutfağa girmeyi ve deneyimlerimi burada daha çok paylaşmayı diliyorum.
Bu sofrayı geçen yılı karşılama yazımdan hatırlayanlar olabilir. Adet edindiğim üzere 1 yıl geçmeden davet sofralarımı buraya yazamıyorum:)
Yandaki fotoğrafta görebileceğiniz gibi 2012’ye merhaba kahvaltısı yapmıştım geçen sene blogger arkadaşlarım için. Yeni anne olmanın heyecanı hala üzerimdeyken, doğum izninde olmanın avantajıyla böyle bir sofraya cesaret etmiştim. Vaktinde yazamayınca bu yıla kaldı.
Yılbaşı sofralarını hep akşam yemeği olarak düşünürüz, oysa bizim yaptığımız gibi yeni yıl kahvaltısı da, kutlamak için bir seçenek. Ayrıca yaptığım hazırlıkların bir kısmı akşam sofralarına da uygun. Sofra düzeni  önerileri, ortamdaki aksesuarlar ve meze tarzı yiyecekler akşam sofraları için de alternatif oluşturabilir. 

2011 yılındaki yılbaşı sofram gibi yine kırmızılı bir masa kurmuştum geçen yılda, yine çam ağacı mumluğumu kullandım bu defa masa yerine dekor olarak, kırmızı beyaz karanfilleri çiçekliğime gördüğünüz gibi yerleştirdim.

Çam ağacım evdeki klasik yerinde kurulmuştu. Bu yıl ise Yağmur büyüdüğü için daha zor ulaşacağı bir köşeye yerleşti ağacımız.

Minik ışıklı geyiğim çam ağacının altındaki yerini alırken, hediyelerimizde ağacın ayaklarını kapatıyor.

Geçen yıl yenilediğim çorap, salon kapısını süslüyor. İçine çocuklar için şekerler koymuştum.

Yağmur’un doğumundan önce alıp, hem baby shower partilerimde, hem de hastanede kullandığım ferforje ağaç bu defa süslenerek masamızın ortasına yerleşti. 

Bir önceki yıl kullandığım cam melekler yine masadaydı. İsim kartlarım geyikli kartlıklarımdaydı. Bu defa Selenciğimin bastırıp getirdiği kırmızılı desenli kartlarla…. Masa örtüme minik melekleri serpiştirip, peçeteler için de melekli ve yıldızlı peçete halkalarımı kullandım.

Servisleri hazırlarken gümüşlü suplalarımı kullandım, gri ve gümüş desenli tabaklarımı tercih ettim ve her tabağın içine kırmızı tüllerle kese yaparak ufak çikolata drajeleri yerleştirdim.

Masamızın Yasemin bakışı halini de bu fotoğraftan görebilirsiniz. Malum kendisinin boyu yetmediği için bazen sandalye veya tabure tepesinde böyle güzel görüntüleri yakalıyor:)

Misafirlerimin katkılarıyla hazırladığım yiyecek büfesinin genel görüntüsü aşağıdaki fotoğrafta. Kahvaltılık çeşitlerden, poğaça ve mücvere, ekmek çeşitlerinden kurabiyelere ve o günlerin aşure ayına denk gelmesiyle pişirdiğim aşureye kadar menümüz oldukça zengindi.

Blogumun en çok tıklanan sayfalarından biri kahvaltı için pratik tarifler yazım. Sanırım bu yazı ve soframızdaki yiyecekler için yazacağım gelecek yazımda kahvahtı dosyasını zenginleştirecek.

Büfenin farklı açılardan görüntüleri… Peynir tabağı, aromalı tereyağlar, reçeller, zeytinler, salçalı ve zeytin ezmeli pratik sürmelikler, süt reçeli, kimyonlu domates…. Bazılarının tarifleri blogda mevcut, gelecek yazıda hepsi detaylı olarak yeralacaklar.

Bu da yılbaşı ruhuna uygun olarak yaptığım çam ağacı şeklinde kabak mücver. Fırında pişirdiğim mücver tarifini de yakında yazacağım.

Menüdeki benim açımdan en yeni olan tarif, fırınlanmış peynirle hazırladığım bu lezzet… O gün tam not almıştı, kenarda ise peynir dolgulu kızarmış biberler var.

Bu günden son fotoğraf ise masamızın ilerleyen saatlerdeki halini gösteriyor.

Yeni yıl öncesi sayfama tekrar yazmayı hedeflemekle birlikte, hepinize şimdiden keyifli sofralarla dolu, sağlıkla geçen güzel bir yıl diliyorum….

GEÇMİŞ BİR ÇAY DAVETİ

23 Mar

mass

Blogunu ihmal eden blogger durumum devam ediyor…

Sessizliği güzel bir sofra ile bozayım istedim. Havalar güzelleşmişken, baharı hissettiren bu sofranın tam zamanı sanırım. Davet geçen yıldan, hamileliğimde hazırladığım sondan bir önceki (sonrasında baby shower partim için hazırlandım) davet sofrası, Mayıs’ın son günlerinden, kızıma yaklaşık 6 aylık hamileyken…

masa

Havalar geçen yıl geç ısınmıştı hatırlarsınız belki ve kısa sürede sıcaklar başlamıştı, işte o günlerde renkli bir sofra ile sevdiklerimizi ağırladım evde, karnım burnumda, şimdi nasıl hepsini kendi başıma yaptım diye düşünüyorum. (demek ki annelik gerçekten çok zaman alıyor ama her dakikası keyifli) Mor çiçekler eve gelince uygun peçete halkalarıyla beraber bir masa hazırlayıvermiştim en sevdiğim kelebekli tabaklarımla.

mass-1

Masanın menüsü tuzlu ağırlıklıydı. Aşağıda gördüğünüz peynirli ve kekikli karnıyarık börekler vardı.

Karnıyarık Börek

Tahin ve fıstıkla yapılan değişik bir bulgur tarifi olan batırık köftesi,

Batırık Köftesi

Anneciğimin yaptığı kabak çiçeği dolmaları. Tarifi burada

Kabak Çiçeği Dolması

Kerem’den esinlenerek hazırladığım ızgara kabak ruloları.

Kabak rulo

Börek tarifleri arasında en beğendiklerimden biri olan avcı böreğim, o günlerde mutfakta uzun süredir pişmemişti, tarifi burada.

Avcı Böreği

Münevver Ablamın tarifinden yola çıkarak ufak eklemelerle yaptığım havuçlu rulo,

Havuçlu Rulo

Selenciğimin tarifinden yola çıkmış olan zeytinli-peynirli otlu çörekler vardı.

Otlu Zeytinli çörek

Masayı hazırlarken bahar havasını iyice yansıtmak için isim kartları olarak taze yaprakları kullanmıştım.

isim kartı

Masanın tatlı bölümünde ise krem peynirli kurabiyeler ve dondurmalı pasta vardı. Krem peynirli kurabiye favori kurabiyelerimden biri ve tarifi burada.

Krem Peynirli Kurabiye

Dondurmalı pastayı menü için, o günlerde havaların ısınmaya başlamış olması nedeniyle özellikle seçmiştim. Portakallı şurup ile ıslattığım kakaolu kek, fıstıklı ve kaymaklı dondurma ve en üstte çikolatalı ganaj ve çilekten oluşan tarifi havalar ısınmadan yazmayı istiyorum.

dondurmalı pasta

Fikir vermesi amacıyla, sofra hazırlıklarından oluşan bir kolaj. Bu sofrada yeralan yeni lezzetlerin ve bekleyen diğer lezzetlerin tarifleriyle blogumu da bahar enerjisi gelecek…. Afiyet olsun….

Masa Kolaj

SON KAHVALTI SOFRAMIZ

7 Haz

Kahvaltı sofrası

Son kahvaltı soframız diye başlık atınca bir düşündüm, şimdi bu sofradan sonra hiç kahvaltı etmemişiz gibi bir anlam çıkacak diye, sonra da aslında çok yanlış olmadığını, 19 mayısda kurduğum bu sofradan sonra sadece 2 kez masada kahvaltı ettiğimizi farkettim. Hafta içi koşturmacayla işe gittiğimiz için evde kahvaltı sofrası kurulmuyor, eşim kendine birşeyler hazırlıyor ben de genelde sandviç, tost gibi şeyleri hazırlayıp yanıma alıyorum ve işte kahvaltı ediyorum ama evden çıkmadan biraz süt içip, ufak bir meyveyi yiyorum. Geçen sürede haftasonlarında da evde çok fırsat olmamış, gerçi balkon sezonunu açtığımız için 2 kez balkon sefası yapmışız ama o kadar diğer günler de ya evde tost yemişiz(acelemiz olduğu için) veya dışarda kahvaltı etmişiz. Tabi konumuz bizim kahvaltı yapma bilançomuz değil:) Ama çalışan pekçok insanın evinde durumun benzer olduğunu düşünüyorum. Haftaiçi iş telaşı, haftasonu da sokak işleri derken benim için en keyifli öğün pratikleştiriliveriyor.

Neyse gelelim bu yazımın konusu sofraya, çok eski ve çok yakın arkadaşlarımdan Ela ve eşi Emin’i uzun süredir davet etmek istiyordum, niyetim akşam yemeği idi, ama onların programı, bizim durumlar derken olmadı ve sonunda ektra hiçbir şey yapmama sözü ile kahvaltı için sözleştik. Ben de sözümü tuttum ve kahvaltılıklarla sınırlı kaldım.

Kahvaltı kolaj

Evimizde başlayıp, Cadde’de keyifli bir yürüşle devam eden günümüzde, soframızda yukardaki kolajda görülenler vardı. Peynir tabağı, zeytin çeşitleri, reçeller, domates-salatalık ve taze kekik, meyve tabağı, kuru meyveler ile ceviz, badem, fındık üçlüsü.

Kabaklı ve dereotlu omlet

Bizim için tatil günlerinin vazgeçilmezi olan omleti bu defa kabaklı ve dereotlu olarak hazırladım ve arasını kaşar peyniri ile doldurdum.

Ekmek

Ela ile konuştuğumuzda tek istek konusu ekmek oldu, o da benim kendimi yormayacağım sözü ve ekmek makinesinde pişirme koşulu ile. Ben de öyle yaptım, makineyi ayaralayarak sabaha kurdum mis gibi ekmek kokusuna uyanalım diye. Ekmeğimizi de ay çekirdekli ve cevizli olarak tam buğday unu ile yaptım. (Ekmek makinesi üzerine ve benim sıkça yaptığım ekmekler için ayrı bir yazı hazırlamayı düşünüyorum) Kolajdaki diğer fotoğraflar ise annemin yaptığı haşhaşlı çörek ve çeşnili zeytinyağı ile sunduğum zeytinli ekmek küplerine ait.

Kimyonlu Domates

Bizim evin özellikle yaz aylarındaki diğer vazgeçilmezi de kimyonlu domates, genelde yaz aylarında Çanakkale domatesi ile yapıyorum ama 1-2 aydır kayınvalidemin pazardan aldığı mis kokulu salkım domateslerle de çok lezzetli oluyor, hala denemediyseniz pratik tarif burada… Afiyet olsun…

Not: Kahvaltı soframızın tek tarifi olan omleti ve peçete katlama yazılarını yakında ekleyeceğim.

Kahvaltı sofrası

İTALYAN TRİFLE (ITALIAN TRIFLE)

11 May

İtalyan trifle

Sayfamın takipçileri İtalyanca grubumla olan buluşmalarımızdan haberdar, blogger grubum kadar düzenli olmasa da bu grubumla da mümkün olduğunca görüşmeye çalışıyoruz. Bazen bir eğlence mekanın da, bazen bir etkinlikte, bazen de içimizden birinin evinde toplanıyoruz. Bizim evde gerçekleşen daveti yazmıştım burada, bu buluşmadan sonra bir kahvaltı buluşması yaptık, Sena ve Kurtça’nın evinde ve daha düzenli buluşalım diye hemen o gün bir sonraki buluşmayı kararlaştırdık. 1 Mayıs günü Tanju ve Kerem’in hazırladığı harika yemek masasının etrafında buluştuk. Çok eğlendik, çok yedik, çok keyifle geçen o günün esprisi “en güzel işçi bayramı kutlaması” idi aramızda.

İtalyanca-01.05.2011

Keyifli soframızın ufak bir kolajı yukarıda. Ufak diyorum çünkü, yeyip, gülmekten deniz ürünleri ağırlıklı menünün diğer yemeklerini (ıspanaklı ve somonlu penne makarna, fırında balık, kremalı fırın patates, limonlu sorbe) çekememişim. Tabi masada en çok puanı çok pratik olmasına rağmen ızgara kabaklar aldı, hatta yemeğe gecikenlere bırakmayı bile düşünmeden bitiriverdik:) Azizeciğimin sardığı yaprakları da unutmamak gerek, özel istekti, ellerine sağlık:)

Ben de genelde yaptığım gibi buluşmaya bir tatlı ile gittim; İtalyan trifle…

Trifle krema, meyve, sünger kek ve krem şanti (veya çırpılmış krema) ile hazırlanan bir tatlı, benim yaptığımı İtalyan yapan ise Marsala şarabı ile hazırlanan bir şurubun kullanılması ki bu şarap tiramisuda da kullanılan şaraptır. Trifle çok farklı şekillerde hazırlanmaya uygun, değişik meyveler, değişik aromalarda şuruplar ve keklerle, üzerine kremşanti, dondurma gibi eklemelerle, görselliği ve lezzeti zenginleştirilebilecek bir tatlı. Tabi bu görsellik için benim kullandığım gibi ayaklı olmasa bile şeffaf camdan derin bir kase seçmenizi öneririm. Ben tatlıyı hazırlarken üzerine ayrıca krem şanti eklemedim, vaktim azalmıştı ve kalorisini arttırıp, ağırlaştırmak istemedim. Bir dahaki sefere süsleme için az miktarda yapmak niyetindeyim. Tarif kaynağından farklı olarak bir de evde bulunmasına rağmen şurubumu Marsala şarabı yerine yine tatlı bir İtalyan şarabı olan İl santo ile hazırladım. Orjinal tarif buradan, ben bazı farklılıklarla uyguladım ve tarifim şöyle;

Malzemeler (8-10 kişilik):

Kreması için:

-1 litre süt
-4 yumurta sarısı
-1,5 su bardağı toz şeker
-1/3 su bardağı mısır nişastası
-1 çay kaşığı vanilya özütü*

Şurubu için:

-1/3 su bardağı toz şeker
-2 adet portakalın kabuk rendesi (ince rendelenmiş)
-1 su bardağı portakal suyu
-1/2 su bardağı il santo veya marsala şarabı*

Kek ve süsleme için:

- 1 adet sade veya kakaolu hazır pastaban*
-8-10 adet çilek
-Beyaz çikolata rendesi
-Taze nane yaprakları

* Vanilya özütü yerine 1 vanilya çubuğunu uzunlamasına 2’ye kesip içini çıkararak sütü ısıtırken ekleyip, daha sonra süzebilirsiniz.

*Şarap olarak marsala veya il santo yerine aynı miktarda bir tatlı şarap veya yarısı kadar portakal likörü kullanabilirsiniz. Alkol istemezseniz koymayabilirsiniz.

*Kek olarak hazır kek yerine kendi yapacağınız bir sünger keki veya kedidili bisküvilerini kullanabilirsiniz.

Yapılışı:

Trifle yapımına kremamızı pişirerek başlıyoruz. Derin bir tencerede sütümüze, yarım su bardağı şekerimizi ve vanilya özümüzü ekleyip şeker eriyene kadar orta ateşte ısıtıp ocaktan alıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. (Vanilya çubuğu kullanmışsak, sütümüz tekrar oda sıcaklığına gelince vanilya tohumlarını süzerek çıkarıyoruz)

Ayrı bir karıştırma kabında yumurta sarılarını, nişastamızı ve kalan şekerimizi mikser ile çırpıyoruz, süt karışımımızdan 1 su bardağı alıp, yumurtalı karışıma ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Daha sonra bu karışımı tenceredeki süt karşımına ekleyip, sürekli karıştırarak pişiriyoruz. Kremamız kıvam alıncaya kadar pişirip ocaktan alıyoruz ve ısıya dayanıklı bir kaba alıp soğumaya bırakıyoruz. (Tencerede bırakmıyoruz pişmeye devam etmemesi için) Üzerinin kabuk tutmaması için ise streç filmi direkt kremanın üzerine koyup, en az 3 saat vakit varsa 1 gece buzdolabında dinlendiriyoruz.

Kremamız soğuyup, dinlenirken eğer hazır kek kullanmayacaksak keki hazırlayabiliriz. (Yakın zamanda sayfayı sünger kek tarifi ekleyeceğim, bu tarifi kullanabilirsiniz)

Tatlımızın şurubu için tüm malzemeleri bir sos tenceresinde şeker eriyip, şurup kaynayana kadar pişiriyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. Nefis portakal kokulu ve lezzetli bir şurup oluyor, bu tarif dışında da pek çok tatlıya uygulanabilir. (şurubun kıvam almasına gerek yok, normal sıvı kıvamında olması yeterli)

Trifle tatlımızı bir araya getirmek için, kekimizi 3’er santimlik kareler halinde kesip, hazırlıyoruz. Derin bir cam kaseye önce az miktarda kremamızdan koyuyoruz üzerine şurubumuza batırdığımız kek karelerimizden 3-4 adet koyup, bu şekilde malzemelerimiz bitene kadar en üst kat kremadan oluşacak şekilde devam ediyoruz. Üzerini dilimlenmiş çilekler (sap kısmı kesilmeden), beyaz çikolata kırıntıları ve nane yapraklarıyla süsleyip, soğumaya bırakıyoruz. Kaselerle servis ediyoruz. Afiyet olsun…

Not: Bu tatlıyı, 1 porsiyonluk ufak cam kaseler veya ayaklı uygun bardaklarla da hazırlayıp, servis yapabilirsiniz. Büyük kase kullanacaksanız, keki kasenin çapında kesip, kat kat olacak şekilde hazırlayabilirsiniz, ayrıca çilek yerine başka meyveleri (muz, böğürtlen, frambuaz gibi) tercih edebilir ve meyveleri de tatlının katları arasına koyabilirsiniz. Üzerini süslemek için de çırpılmış kremanın yanısıra, hindistan cevizi, kakao, bitter çikolata rendesi, file badem veya fındık da kullanabilirsiniz.
Fotoğraflarda cam kase buğulu çünkü buzdolabından çıkarıp çektim, masada bekleyenler olduğu için etrafını silmeye fırsatım olmadı:)

İtalyan trifle

>YİNE BİR DAVET SOFRASI

29 Ara

>masa genel

Bir davet sofrası daha… Belki daha önce yazmışımdır misafir ağılamayı ne kadar sevdiğimi, süslü sofralar hazırlamanın beni çok keyiflendirdiğini, özel bir yemek için törene hazırlanır gibi hazırlanacak sabrım olduğunu…

Bu sofra da yine çok sevdiğim, hayatımda iyi ki yapmışım dediğim birkaç şeyden birinin eseri. Kırmızılı soframda blog dostlarımla buluşmuştum ve her buluşmada iyi ki blogu açmışım diyorum. Bu sofra ise “sevgili italyanca grubum” içindi. İtalyan Kültür’e gitmek de geriye dönüp baktığımda iyi ki yapmışım dediğim başka birşey. 2 yıla yakın bir süre devam ettiğim kursda grubun üyeleri artsa da, çekirdek bir kadromuz var ve yılda 3-4 kez toplanmaya çalışıyoruz. Kasım ayında da bizim yeni eve davet etmiştik grubu, gerçi ev eskimeye bile başladı ama kalabalık gruplarda toplanmak, zaman ayarlamak zor oluyor.

Masa Genel

Ben davet kesinleşince, bir süredir keyifli bir masa hazırlığına girmemiş olduğum için heyecanla hazırlıklara başladım. Bu sofrayı daha önce yazmak istemiştim yeni yıl hazırlıkları için menü konusunda fikir versin diye biraz geç oldu ama en azından yeni yıla bırakmamış oldum. Hala menü oluşturmadıysanız, bu davet menüsünün 1 veya 2 çeşit tatlı eklemesiyle (kestaneli bir pasta, balkabaklı bir pasta olabilir) uygun olacağını ve 12-15 kişilik bir kalabağı ağırlayacağını düşünüyorum.

hazırlıklar kolaj

Her davet öncesi yaptığım gibi, gelecek kişi sayısına uygun olarak menüyü oluşturdum. Kalabalık olacağımız için açık büfe hazırlamayı tercih ettim. Bu defa lila rengi bir masa düşündüğüm için masa örtüsünü, peçeteleri ve aksesuarları da benzer renklerden seçtim. Yiyecekler dışında yaptığım hazırlıkları yukarıdaki kolajda görebilirsiniz. Neler derseniz; şarap şişelerimi giydirdim, kadehlerin karışmaması için kadeh yüzüklerimi taktım ve farklı renklerdeki kadehlerimi çıkarttım. Çok fazla tatlı hazırlığı yapmadığım için bir kaç çeşit (çubuk, top) çikolata koydum.

hazırlık detay

İtalya seyahatimde almış olduğum Bellini’yi ( Köpüklü şarap ve şeftali püresi ile hazırlanan bir kokteyl, özellikle Venedik’te meşhur) çikolata kadehlerde ikrama hazırladım. Kuruyemiş çeşitleri, kanepeler ve yoğurtlu dip sosla ikram ettiğim cips çeşitleri ile orta sehpamızı hazırlamış oldum. Peynir tabağı ve meyve tabağını fazla olacağı için ve zamanım azaldığı için yapmadım ama yeniyıl masalarına yakışacaktır.
İçecek olarak beyaz, pembe ve kırmızı şarap, bol limon ve nane ile hazırladığım buzlu çay, karışık meyve suyu ve tüm sofraların vazgeçilmezi olarak çay vardı.

Menümüze gelince;

Tuzlular
Pastırmalı humus ve farklı bir sunumla hazırladığım haydari
Haydari-Humus
Uğur böceği şeklinde kanepeler ve domates sepetinde sunduğum tabbule. Tabbule için linkdeki tarifi uygulayıp, alt taraflarından kesip, içlerini çıkardığım domateslerin içine doldurdum ve kürdanla nane yapraklarını yelkenli şeklinde sapladım.
Tabbule-Uğur Böceği
Rulo tako ve peynirli sigara böreği. Meksika mutfağından bir lezzet olan takoyu, lavaş ekmeği ile rulo şeklinde hazırladım.

sigara böreği-rulo taco


Yaprak ve lahana sarması
(linkdeki içi haşlanmış lahanalar için de kullanabilirsiniz) ve etsiz çiğ köfte (kayınvalidemin son dakikada bizim için getirdiği etsiz çiğ köfte, misafir grubuma da yetti)
Kanepeler
Patates-Bezelye

Tatlılar

Tatlılar kısmında yukarda yazdığım gibi fazla bir şey yapmadım, tuzlular ile genelde doyuluyor ve arkasına ağız tatlandıracak birşeyler yetiyor, gerçi vaktim kalsaydı bir çeşit kurabiye planım vardı ama hiç eksikliği hissedilmedi çünkü yaptığım 2 çeşit tatlı bile bitmedi. Tatlı olarak, çayın yanına yakışacağı için vişneli browni ve hafif olduğu için tercih ettiğim üç renkli sütlü tatlıyı yaptım. Üç renkli tatlıyı fıstık, limon ve çikolatalı 3 kattan hazırladım.

Tatlılar

Bunların yanısıra sizlere meze, aperatif ve zeytinyağlılar için blogda yeralan diğer tarifleri öneriyorum.

Mezelerden seçmek için buraya,
Aperatiflerden seçmek için buraya,
Zeytinyağlılardan seçmek için buraya tıklayarak farklı menüler oluşturabilirsiniz. Afiyet olsun…
Daha fazla fotoğraf için flickr albümümü ziyaret edebilirsiniz.
masa genel

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 41 takipçiye katılın