ÇİKOLATALI SÜRPRİZ PASTA

20 Ara

Çikolatalı sürpriz pasta, Yağmur’un 2. yaş günü partisinden bir tarif. Doğumgünü pastası nedeniyle, tatlı büfesini sınırlı tutmuş, 3-4 çeşit tatlı hazırlamıştım. Pastamız meyveli olunca, çikolata severleri memnun edecek bir lezzet eklemek gerekti menüye. Bende bir süredir yapmak için bahane aradığım çikolatalı pastayı hazırladım. Tarif tamamen benim daha önceki klasik kek ve krema tariflerimden yola çıkarak hazırladığım bir tarif oldu, pastanın çarpıcı tarafı, görüntüsüydü. Kakao ve çikolatalı kek ve krema ile toprak görüntüsü yaratarak, üzerlerine koyduğum nane dalları ile, saksıya dikilmiş nane görüntüsü yakalamaya çalıştım. Açıkcası oldukça zahmetliydi, hele 40 kusür kavanazu tek tek ve kat kat doldurmak düşündüğümden zor oldu, neyse ki parti öncesi son akşam evde bana yardım edebilecek sevdiklerim vardı.

Porsiyonluk hazırladığım pastalar için Yağmur’un hazır mama kavanozlarını kullandım. Ufak oldukları için tek kişi için uygun ölçüdeydi. Kekimi daha lezzetli olması için sünger kek yerine klasik kek tarifime yakın hazırladım. Kekimi önceden pişirip, hava almasını önleyecek şekilde sarıp, buzdolabına kaldırdım. Kremasını da klasik pastacı kremasını bol çikolata, fıstık ve kakaolu olarak parti öncesi son akşam hazırladım. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (10 kişilik)

Kek için:

– 4 yumurta
– 1 su bardağı toz şeker
– 1 su bardağı yoğurt
– 100 ml krema
– 1 çay bardağı sıvıyağ
– 2 yemek kaşığı kakao
– 150gr bitter çikolata
– 1 paket kabartma tozu
– 1/2 çay kaşığı karbonat
– 2,5 su bardağı un

Kreması için:

– 1 litre süt
– 1,5 su bardağı şeker
– 4 yumurta sarısı
– 3 yemek kaşığı mısır nişastası
– 1 çay kaşığı vanilya özütü
– 200 ml krema
– 200 gr bitter çikolata
– 2 yemek kaşığı antep fıstığı içi
– 2 yemek kaşığı kakao

– Süslemek için nane dalları

Yapılışı:

Öncelikle kekimizi pişirmek için, kek harcını çırpmaya başlıyoruz. Derin ve büyük bir kasede yumurtalarımızı çırpıp, kabarttıktan sonra, şekerimizi ekleyip, yine çırpıyoruz. Karışım yine kabaracak, sonrasında sıvıyağ, yoğurt ve kremamızı ekliyoruz. Kakoumuzu, kabartma tozunu ve karbonatı, unumuzun içine ekleyip, karıştırdıktan sonra 3-4 defa da unumuzu ekleyip, karışımı çıprmaya devam ediyoruz. Çırpma işlemini, el mikseri veya mutfak robotu ile yapabilirsiniz. Kek harcımızı son olarak, ufak ufak kıydığımız(bıçakla) çikolatamızı ekleyip, yağlı kağıt serilmiş bir dikdörtgen tepsiye boşaltıyoruz ve önceden ısıtılmış 170 derece fırında 45-50 dakika pişiriyoruz.

Kremamız için; derin bir tencerede sütümüze, yarım su bardağı şekerimizi ve vanilya özümüzü ekleyip şeker eriyene kadar orta ateşte ısıtıp ocaktan alıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. Ayrı bir karıştırma kabında yumurta sarılarını, nişastamızı, kakomuzu ve kalan şekerimizi mikser ile çırpıyoruz, süt karışımımızdan 1 su bardağı alıp, yumurtalı karışıma ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Daha sonra bu karışımı tenceredeki süt karşımına ekleyip, sürekli karıştırarak pişiriyoruz. Kremamız kıvam alıncaya kadar pişiri yoruz ve krema ve çikoalatamızı ekleyip, iyice karışmalarını sağlıyoruz. Daha sonra ocaktan alıyoruz ve antep fıstığı içini ekliyoruz. Ilınması için farklı bir kaba alıp, kabuk tutmaması için aralıklı olarak karıştırıyoruz. Normal krema kıvamından biraz daha yumuşak olacak kıvam, çünkü kek arasına sürmek yerine kavanozlara dökeceğiz.

Kremamızı da hazırladıktan sonra, pastamızı yapmaya başlayabiliriz. Kavanozlarımıza önce 3 cm büyüklüğünde parçalara kestiğimiz kekimizden koyuyoruz, sonra kremamızdan, sonra yine kek ve tekrar krema koyarak kavanozlarımız üstlerinde 1 parmak boşluk kalacak şekilde dolduruyoruz. Bu kısmada keklerin dilimlenmesi sırasında oluşan kırıntılardan elimizle ezerek koyuyoruz. Bu işlem kavanozun üst kısmında toprak görüntüsü oluşturuyor. Tüm kavanozlarımızı bu şekilde hazırladıktan sonra, kavanozlarımıza son olarak nane dallarını yerleştiriyoruz. Bu işlem için de nane dallarının sap kısımlarını biraz uzun tutup, toprağa girmiş gibi görünmesi için, kavanoza saplıyoruz. Afiyet olsun…

Not: Nane dallarını önceden hazırladığım ve havalar sıcak olduğu için, fotoğrafı beklerken benim nanelerim biraz bayıldılar. Daha diri nanelerle daha net bir saksı görüntüsü yakalayabilirsiniz.

PESTO SOS – FESLEĞEN PESTOSU

17 Ara

Pesto sos, mutfağımdan eksik olmayan bir lezzet olmasına, pek çok tarifimde yeralmasına rağmen şimdiye kadar blogda yerini almamış . Geçen hafta aldığım fesleğenleri pesto haline getirince, süsleyip, püsleyip fotoğrafını çektim ve bloga eklemeye karar verdim. Gerçi fesleğenin rengi o kadar güzeldi ki, akşam ışığına rağmen canlı bir renk yakalayınca çok da süse gerek kalmadı.

Bu sos bizim mutfağımıza pesto sos olarak girmişse de, daha doğrusu, fesleğen pestosu, çünkü pesto kelimesi italyanca ezmek anlamına gelen “pistare” fiilinden türetilmiştir ve başka ezmeler için de kullanılmaktadır. Roka’dan, karışık aromalı otladan ve kurutulmuş domatesten (yakında bir tarif ekleyeceğim) yapılanları da yaygındır. Fiili yerine getirebilmek için ve daha lezzetli bir sos elde edebilmek için malzemeleri havanda dövmek gerekse de, ben miktar olarak fazla malzeme kullanarak yaptığımdan genelde rondoyu tercih ediyorum.

Pesto sosla tanışmam Hatsum’un (ablam) İtalya’nın Cenova şehrine yaptığı iş seyahati sayesinde oldu, mutfağa meraklı olan ben, İtalya’yı bilen bir arkadaşıma oralardan ne istenir dediğimde hemen “pesto sos” demiş ilginç de bir benzetme yapmıştı bu sos için.

Fesleğen pestosu Cenova’yla özdeşleşmiş ve diğer İtalyan şehirlerinde de Cenova’ya ait olduğu belirtilerek satılıyor. İçindekiler neredeyse standart, fesleğen, fıstık, sarmısak, zeytinyağı ve peynir. Bazı tariflerde, içine ceviz de ekleniyor, peynir olarak parmesan yerine yine yoğun bir tada sahip bir peynir olan pecorino tercih ediliyor ama özü, ezilmiş fesleğenden oluşuyor.

Bu sosu, makarnalarda, her türlü kanepenin üzerinde, pizza tabanında, sandviçlerin arasında, tüm ekmek üstü hazırladığınız tariflerde, tostlarda ve yakışacağını düşündüğünüz salata soslarında kullanabilirsiniz. Bizim evde daha çok makarna, tost ve ekmek üstü olarak ve burada tarifi olan dürümler için kullanıyorum. En pratik makarna uygulamamı yakında sayfama ekleyeceğim.

Tarifi hazırlarken dikkat etmeniz gerekenler ise, fesleğenleri yıkadıktan sonra iyice kurulamak ki, sosta su bulunmasın, çam fıstıklarımızı kavurmak ve parmesan peynirimizi taze rendelemek (hazır rendelenmiş parmesan tercih etmemek) ve iyi bir zeytinyağı kullanmak. Gelelim tarifimize;

Malzemeler:

– 4 demet fesleğen (300 gr kadar sapları ayıklanmış fesleğen yaprağı)
– 60 gr çam fıstığı
– 200 gr rendelenmiş parmesan peyniri
– 1,5 su bardağı zeytinyağı
– 6-7 diş sarmısak
– 1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Fesleğen yapraklarımızı yıkayıp sularını alıyoruz. Çam fıstıklarımızı kısık ateşte, yağ koymaksızın karıştırarak hafifçe kavurup, renk almalarını sağlıyoruz ve tavadan alıp, soğumaya bırakıyoruz. Sarmısaklarımızı havanda tuzumuzla dövüyoruz. Rondo veya havanımız içine, sarmısakların üstüne, fesleğen yapraklarımızı ve çam fıstğımızı ekleyip, ezilene kadar dövüyoruz veya karıştırıyoruz. Sonra zeytinyağımızı bir kaç parça halinde ekleyerek, ezme işlemine devam ediyoruz. Son olarak parmesan peynirimizi ekleyip, sosumuzun kıvamını (Yumuşak bir macun kıvamında olmalı) kontrol ediyoruz. İhtiyaç duyuyorsak, zeytinyağı ve tuz ilavesi yapabiliriz. Pestomuzu saklayacağımız kavanoza alıp, buzdolabında saklayabilirsiniz. Isı değişimlerine maruz kalmadan 2 hafta kadar muhafaza edebilirsiniz. Tabi o kadar uzun sürede bitmemişse. Afiyet olsun…

PANCAR ÇORBASI ( NAMI DİĞER ÇİLEKLİ ÇORBA )

10 Ara

Pancar çorbası, kızımın dilinden çilekli çorba. Geçtiğimiz haftasonu evde pancar çorbası pişti. Kızımın yemeyeceği düşüncesinde olduğum için, ona ayrı bir çorba hazırladım, ama beni yanılttı ve pancar çorbasına çilekli çorba adını vererek afiyetle yedi. Yani beklemediğimiz sonuçlar olabiliyor hayatta neyse ki bu güzel bir sürpriz oldu.

Dışarda kar yağışı beklentisi ve buz gibi bir hava var. Böyle bir havada belki hiç yapmadığınız ve çorbası da olur mu diye düşündüğünüz pancarı, vereceğim tarifle yapıp, sıcacık içebilir, çocuklarınıza da sevdirebilirsiniz. Pratik tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 4 adet orta boy pancar (750 gr)
– 1 adet orta boy patates
– 1 adet orta boy soğan
– 2 diş sarmısak
– 2 kuru defne yağrağı
– 1 su bardağı süt
– 100 ml krema
– Tuz, karabiber
– 2-3 dal dereotu

Yapılışı:

Pancarımızı, patatesi, soğanı, sarmısağı kabuklarını soyduktan sonra, üzerini kapatacak kadar su ve defne yapraklarını ekledikten sonra pişmeye bırakıyoruz. Sebzelerimiz haşlanıp yumuşayınca, ocaktan alıp, defne yapraklarını içinden çıkarıyoruz. Tüm malzemeyi blendar yardımı ile ezip homojen bir karışım haline getiriyoruz. Daha sonra sütümüzü, kremamızı ekleyip, tuz ve karabiberle tatlandırdıktan dereotu ile süsleyerek servis yapıyoruz. Eğer gerekiyorsa çorbamızın kıvamını ayarlamak için sıcak su kullanabilirsiniz. Afiyet olsun….

İKİ RENKLİ CHEESECAKE (VANİLYALI VE ÇİKOLATALI ZEBRA CHEESECAKE)

22 Kas

İki renkli cheesecake çok uzun süredir blogun yayınlanmayı bekleyen gelecek tarifi idi, nihayet okuyucularla buluşuyor….
Blogumun takipçileri cheesecake sevgimi bilirler, çok farklı aromalarla(gerçek meyvelerden), farklı şekillerde denediğim bir lezzettir. Güzel yaptığım da söylenir:)

Daha önceki cheesecake tariflerimde (linkden cheesecake dosyasına ulaşabilirsiniz.) kalp şeklinde bir kalının iki tarafını farklı aromlarla yapmıştım, aynı şekilde muffin kalıplarında da hazırlamıştım. Bu defa daha farklı bir görünüm için pek çoğunuzun bildiği zebra kek formunu kullandım. Bu kek kakaolu kek karışımı ile sade kek karışımının sıra ile yovarlak bir kalıp veya tepsiye dökülmesi ile elde edilen zebra görünümden alıyor ismini. Ben de çikolatalı cheesecake’i çok sevsemde ağır bulduğum için bu şekilde yapmaya karar verdim.

Tarifi hazırlarken görüntünün nasıl olacağına dair tereddütlerim olsa da, sonucu beğendim. Hazırlık aşaması biraz zahmet verse de özel bir şey yapmak isterseniz bu tarifi deneyebilirsiniz. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-600 gr. krem peynir
– 1 bardak toz şeker
-3 tatlı kaşığı mısır nişastası
-4 adet yumurta
-1 paket krema (200 ml)
-150 gr bitter kuvertür çikolata
– 1 tatlı kaşığı kakao
-1 çay kaşığı vanilya özü
-1,5 paket yulaflı bisküvi (240 gr)
-100 gr tereyağı

Yapılışı:

Öncelikle cheesecake’in bisküvi tabanını hazırlıyoruz. Bisküvileri mutfak robotunda ya da döverek kırıntı haline getiriyoruz ve erittiğimiz tereyağı ile iyice karıştırıyoruz. Kalıbının kenarlarını fırça yardımıyla yağlayıp, tabanına pişirme kağıdı yerleştiriyoruz. Bisküvi karışımını kek kalıbının tabanına boşaltıp, her tarafta eşit yüksekliğe gelecek şekilde bastırıyoruz ve buzdolabına kaldırıyoruz.
Karıştırma kabımıza krem peyniri, mısır nişastası ve toz şekeri ekleyip mikser ile çırparak kalın bir krema kıvamına getiriyoruz. Yumurtaları birer birer bu karışımın içine kırarak çırpmaya devam ediyoruz. Bu aşamada dikkat etmemiz gereken şey, yumurtaları çok fazla çırpmamak, aksi halde kekimizin üstünde pişerken çatlaklar oluşabilir. Son olarak kremayı, bu karışıma ekleyip karıştırdıktan sonra karışımımızı 2’ye bölüyoruz. Yarısının içine kakaomuzu ve benmari usulü erittiğimiz bitter çikolatamızı ekleyip, çok fazla çırpmamaya çalışarak homojen bir karışım haline getiriyoruz. Kelepçeli kalıptaki bisküvi tabanının üzerine sırayla önce vanilyalı, sonra çikolatalı olmak üzere karışımlarımızdan 1’er büyük kaşık kadar döküyoruz ve karışımlarımız bitene kadar devam ediyoruz. Tüm karışımı sırayla kalıba döktükten sonra, önceden 175 derece ısıya getirdiğimiz fırında yaklaşık 10 dakika kadar pişirip, 10 dakika dolunca fırının ısısını 90 dereceye düşürüyoruz ve bu düşük ısıda yaklaşık 60-70 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Kekin tam ortası ıslak veya parlak değilse pişmiş demektir. Cheesecake’miz oda ısısına gelince buzdolabına koyup, üstünü kapatmaksızın bir gece bekletiyoruz. Afiyet olsun…

BATIRIK KÖFTESİ

5 Kas

Batırık içinde tahin ve fıstık bulunan bir tür kısır. Bulgur köftesi de denebilir. Benim bugün tarifini paylaşıyor olduğum köftesinin yanısıra, asma yaprağı ile servis yapılan yoğun çorba kıvamında hazırlanan bir çeşiti de mevcut. Blogda ilk kez çay daveti soframda yeralmıştı. Gerçi sonraki zamanlarda da sıkça yapıldı. Aşağıdaki fotoğrafta, kızlar buluşmalarımızdan birinde, Pınar’ın “Yöresel Lezzetler” konseptli buluşmasında, İç Anadolu Bölgesi Mutfağı’nı temsilen menüde yeralmıştı. Son olarak da Yağmur’un doğum günü menüsündeydi. Bu tarif İç Anadolu Bölgesi’nde Konya ve Tokat’ın yanısıra, Akdeniz Bölgesi’nde Mersin’de bilinen bir lezzet. Bulgurla yapılan çay saati tariflerine alternatif olacak tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (6 kişilik)

– 2 su bardağı ince bulgur
– 1 çay bardağı tahin
– 1 çay bardağı kavrulmuş ve iri çekilmiş yer fıstığı
– 4 yemek kaşığı zeytinyağı
– 1 yemek kaşığı domates salçası
– 1 yemek kaşığı biber salçası
– 2 adet orta boy soğan
– 2 adet yeşil biber
– 1 adet kırmızı biber
– 3-4 dal yeşil soğan
– 7-8 dal maydanoz
– 4-5 dal taze nane
– 2 adet salatalık
– 2 adet limon
– 2 yemek kaşığı nar ekşisi
-Tuz, karabiber, pul biber
-Servis için kornişon turşu, marul yaprağı, çeri domates

Yapılışı:

Derin ve yayvan bir kaba bulgurumuzu alıp, üzerini geçecek kadar kaynamış su ekleyip, bulgur yumuşayana kadar üstü kapalı olarak bekletiyoruz. Doğranmış soğanımızı, zeytinyağımda soteledikten sonra, yeşil ve kırmızı biberlerimizi doğrayıp ilave ediyoruz. Daha sonra sırasıyla, salçalarımızı, fıstığımızı ve tahinimizi ekliyoruz. Hepsi birlikte 2-3 dakika piştikten sonra ocaktan alıyoruz. (Bu süreçte ocak çok açık olmamalı, tahinin çok katılaşasını önlemek amacıyla.) Yumuşamış olan bulgurumuzun üzerine hazırladığımız karışımı biraz ılıdıktan sonra ekleyip, köftemizi yoğurmaya başlıyoruz. Tahinli harç ve bulgur iyice karışınca, ince kıyılmış olan soğan, maydanoz ve nanemizi ekliyoruz. Çok ufak küpler halinde doğradığımız salatalığımızı da ekledikten sonra, yoğurmaya devam ediyoruz. Son olarak, limon suyunu, nar ekşisini, tuz, karabiber ve pul biberi ekleyip, iyice karışmasını sağlıyoruz. (Bulgur köftemiz tahinli olduğu için normalde alacağından daha fazla limon alabiliyor, limon suyu, nar ekşisi eklemelerini damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz, tabi ki tuz ve baharatları da.) Hazırlamış olduğumuz köftemizi şekillendirdikten (klasik sıkma şekli yerine yuvarlak da yapabilirsiniz) sonra, marul yaprağı, kornişon turşu ve çeri domates ile servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

Not: Aynı tarifi hazırlayıp, köfte şeklinde sunmak yerine, yoğun çorba kıvamında olacak şekilde su ilavesi ile, asma yapraklarıyla birlikte servis yapabilirsiniz.

PEYNİRLİ, ZEYTİNLİ, ÇÖREKOTLU MİNİ MUFFİN

23 Eki

Minik muffinler hem lezzetli hem de porsiyonluk olması nedeniyle parti menüleri için son derece ideal. Yağmur için hazırladığım partilerde bu tarz minik tuzlu kekler hep oldu şimdiye kadar. Blogda kek, muffin tarifleri mevcut, bu tarifi de ufak farklılıkları olduğu için yazıyorum. Hazırlaması kolay, ama pişirme süreci bütün kalıp halinde bir keke göre daha uzun oluyor, eğer minik muffin kalıbınız yoksa, aynı tarifi büyük kalıpla, tepsiyle veya muffin kağıtlarıyla pişirebilirsiniz. Pratik tarifimiz şöyle;

Malzemeler:(48 adet mini muffin için)

-4 yumurta
-1 su bardağı yoğurt
-1 su bardağı sıvıyağ
-100 ml krema
-1 su bardağı çekirdekleri çıkarılmış, doğranmış siyah zeytin
-250 gr beyaz peynir
-4 su bardağı un
-1 paket kabartma tozu
-1 çay kaşığı karbonat
-1 yemek kaşığı çörek otu

Yapılışı:

Kekimizi yapmaya yumurtalarımızı çırpıyoarak başlıyoruz. Çırpılmış yumurtalarımıza yoğurt, krema ve sıvıyağı ekliyoruz ve tekrar çırpıyoruz. Kabartma tozu, karbonat un karışımımızı da ekleyerek kek hamurumuzu hazırlıyoruz. Peynir ve zeytin tuzlu olduğu için ayrıca tuz koymamıza gerek yok. Son olarak peynirleri ve zeytinleri ekleyip, spatula ile karıştırıyoruz. (Bu aşamada mikserle karıştırmak, beyaz peynirlerin çok ezilmesine yol açıyor) Kek karışımımızı yağlamış olduğumuz minik muffin kalıplarına (12 ufak haznesi olan muffin tepsisi) tatlı kaşığı ile koyuyoruz, üzerine çörekotu serpiştirdikten sonra 170 dereceye önceden ısıtılmış fırında yarım saat kadar pişiriyoruz. Bu ölçü ile 4 muffin tepsisi, toplam 48 adet minik muffin çıkıyor. Afiyet olsun…

TAHİNLİ VE PEYNİRLİ PATLICAN SALATASI

8 Eki

Yağmur’un parti menüsü tariflerine devam. Bu salata patlıcan közlemeyi gerektirdiği için biraz zahmetli olsa da, lezzeti için değer. Orta Doğu, özellikle Lübnan mutfağında, tahin, patlıcan ve yoğurtla hazırlanan mezenin adı babagannush. Biz de ise abagannuş ismiyle yapılan patlıcan mezesinde tahin yok, tarifi daha çok klasik bir patlıcan salatasıninkine yakın, benim tarifim babagannush tarifine benziyor, farklı olarak yoğurt yerine beyaz peynir mevcut. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 4 adet patlıcan
– 2-3 diş sarmısak
– 1/2 çay bardağı tahin
– 100 gr ezine peyniri
– 1 yemek kaşığı zeytinyağı
– 1 limonun suyu
– Tuz, kimyon
– Süslemek için maydanoz

Yapılışı:

Patlıcanları közleyip, kabuklarını soyup, çatal yardımıyla iyice eziyoruz, peynirimizi ve sarmısaklarımızı da eziyoruz, tahini de ekleyerek tüm malzemelerimizi derin bir kasede iyice karıştırıyoruz. Limon, tuz ve kimyonu damak tadımıza göre ayarlayarak ilave ediyoruz. Benim yaptığım gibi ufak servis kaplarında porsiyonluk servis hazırlayabilir, maydanoz ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun…

Not: Çalışanlar pratik olması için hazır közlenmiş patlıcan da kullanılabilir.