Arşiv | Şubat, 2008

REVANİ

29 Şub
Annemin revanisi başkadır. Gerçekten lezzetli yapar ve hepimiz severiz. Ben yemek konusunda tekniğin çok önemli olduğunu düşünürüm ama her elin lezzetinin de aynı olmadığı kesin, bu durum sanırım bu ellerin tekniği uygulayışından kaynaklanıyor. Geçen hafta annemin burda olmasını fırsat bilip ben yine revani istedim ve anneciğim de yaptı, yine çok lezzetliydi ve bu defa fotoğraf çekip, tarifi yazma fırsatım oldu, çoğumuzun bildiğini ve belki de aynı tarifi uyguladığını düşünüyorum ama bilmeyenler ve kendi arşivim için paylaşmak istedim. Tarifmiz şöyle;

Malzemeler:

– 3 büyük yumurta
-1 su bardağı şeker (çok tatlı sevmeyenler 2/3 bardak yapabilir)
-1 su bardağı sıvıyağ
-1 su bardağı yoğurt
-1 paket kabartma tozu
-1 paket vanilya
-1 su bardağı irmik
-1,5 su bardağı un
-1 limonun kabuğunun rendesi ve suyu
-Hindistan cevizi

Şerbeti için:
– 3 su bardağı şeker
– 3 su bardağı su
– Yarım limon suyu

Yapılışı:

Şerbetli tatlılar için, şerbetin veya hamurun soğuk olması gerektiğini biliriz, annem revani için şerbeti soğuk tutar, baklava da ise sıcak. Bu nedenle önce şerbetimizi hazırlayıp, soğumaya bırakıyoruz. Bunun için su ve şekeri bir tencereye koyup, karıştırarak pişiriyoruz. Kaynayınca, kıvamı koyulaşana kadar bekleyip, ocaktan almadan hemen önce limon suyunu ilave ediyoruz. Şerbetin kıvamını ayarlamak için kaynadıktan sonra aralıklarla kaşıkla alıp, soğutup bakabiliriz. Revanimiz için, yumurtalarımızı iyice çırpıyoruz ve şekerimizi ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. Sonra sıvıyağ ve yoğurdumuzu ekliyoruz. bunlarda karışınca önce irmiğimizi, sonra unumuzu parça parça ekleyerek karıştırıyoruz. Son olarak vanilya ve kabartma tozunu, limon kabuğu rendesini ve limon suyunu ilave ediyoruz, ancak limon suyunu kabartma tozunun üzerine döküyoruz, tekrar karıştırıp, yağladığımız borcam veya başka bir fırın kabına döküyoruz. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında 35-40 dakika pişiryoruz. Fırından aldığımız revanimizin 5 dakika kadar ılınması bekledikten sonra şerbetimizi döküyoruz. Üzerine hindistan cevizi serpiştirdikten sonra dilimleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun….

PATATESLİ VE PEYNİRLİ ISPANAK SALATASI

25 Şub
Ispanak salatası uzun zaman önce yaptığım bir meze, içkili davetlere çok yakışacak bu tarif, çay saati sofralarına da lezzet katacak güzellikte ve ayrıca sağlıklı. Hatta mayonez koymazsak, diyet yemeği bile olabilir. Ben bu salatayı akşam yemeğimizin yanına hazırlamıştım. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-Yarım kilo ıspanak yaprağı
-1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
-1,5 su bardağı süzme yoğurt
-1 tatlı kaşığı mayonez
-2 diş sarmısak
-2 orta boy haşlanmış patates
-1 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Öncelikle ıspanaklarımızı iri şekilde doğruyoruz ve zeytinyağımız ile derin bir tavada, kabarıklıkları sönecek kadar karıştırarak pişiriyoruz. Karıştırma kabına aldığımız ıspanaklarımız hafif ılınınca içine haşlanmış patateslerimizi iri şekilde rendeliyoruz ve kaşar peynirimizi ekliyoruz. Ayrı bir kapta ezilmiş sarmısak ve süzme yoğurdumuzu karıştırıp, tuz ve mayonezi de ekliyoruz. Son olarak ıspanaklı karışımın üzerine sarmısaklı yoğurdumuzu ekleyip, iyice karıştırıyoruz. Afiyet olsun…

AŞIK EDEN TARİFLER – ESPRESSO VE ÇİKOLATALI ÇATLAK KURABİYE (ANTİK KURABİYE)

21 Şub
Aşık Eden Tarifler etkinliği Minik Kuş’un mutfağında gerçekleşiyor, konu çok keyifli ama tarif seçmek oldukça zor, aşık edecek kadar harika olmalı diye düşününce, hem lezzet, hem de görünüm çok önemli hale geldi ve uzun süredir denemek istediğim kurabiyeleri yapmaya karar verdim, çikolata ve kahveli bir kurabiyenin aşık edebilecek bir ikili olduğunu düşündüm, tabi şeklini de aşık edecek biçimde değiştirdim. Tarif Martha Stewart’dan, orjinal tarife buradan ulaşabilirsiniz, ben un ölçüsü dışında harfiyen uyguladım, sadece un biraz az geldi ve arttırmam gerekti, tabi tarifte tereyağ olduğu için, oda sıcaklığı vs etkili olmuş olabilir. Kurabiyelerin şeklini, daha önce çok beğenilen bademli, damla sakızlı kurabiyelerimin şekliyle aynı yaptım. Kurabiyenin yapım aşamalarını buradan detaylı olarak görebilirsiniz. Kurabiyeleri böyle yapmamın bir nedeni de bunlardan Hatsum’a da göndermiş olmam, çünkü bademli, damla sakızlı kurabiyelerimi çok beğenmişti ve kendisine bunlardan yapmamı istemişti ama fırsatım olmamıştı. Hazır annemle babam Hatsum’u ziyarete gidiyorken ben de kurabiyeleri göndermiş oldum. Yani artık kurabiyeler yalnız Aşçı Yamağını değil Can’ımızın babasını da aşık edecek:)

Malzemeler:

-1 kap un
-1/4 kap kakao
-4 çay kaşığı espresso
-1 çay kaşığı kabartma tozu
-1/8 çay kaşığı tuz
-4 yemek kaşığı tereyağ (yaklaşık 125 gr) oda sıcaklığında
-2/3 kap esmer şeker
-1 büyük boy yumurta

-1 yemek kaşığı süt
-115 gr bitter çikolata (benmari usulü eritilmiş ve ılık olarak)
-1 yemek kaşığı tuz
-1/2 kap pudra şekeri (üzeri için)
-Kurabiyelerin ortasına koymak için fındık

Yapılışı:

Çukur bir kapta, un, kahve, kakao, tuz, kabartma tozunu eleyip, karıştırıyoruz. Karıştırma kabımızda tereyağ ve esmer şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz, sonra yumurtamızı ekleyip karıştırıyoruz ve çikolatamızı ekliyoruz. Mikserimizi düşük dereceye ayarlayıp, unlu karışımımızı ilave edip, sütümüzü de koyuyoruz. Hamurumuzu streç folyoya sarıp, 45 dakika kadar dondurucuda veya 2 saat kadar buzdolabında bekletiyoruz. Hamurumuz şekil verecek kadar sertleşince benim yaptığım gibi veya ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, yuvarlayarak şekil veriyoruz ve bir kaseye döktüğümüz pudra şekerine iyice bulanmış olarak, yağlı kağıt serdiğimiz tepsimize yerleştiriyoruz. Önceden ısıttığımız 175 derece fırında 12-14 kadar pişiriyoruz. Pişerken kurabiyelerimiz kabarıp, çatlayacaklar. Afiyet ve aşk olsun….

NİŞAN KURABİYELERİ

18 Şub
Cumartesi akşamı yani 16 Şubat 2008’de kardeşim ile kız arkadaşı nişanlandı. Bu kurabiyeleri de nişan için hazırladım. Bir süredir mutfakta istediğim kadar zaman geçiremiyordum, bu kurabiyeleri hazırlarken keyifle çalıştım. Süslü şeyler yapmanın beni ne kadar mutlu ettiğini yeniden farkedip, eğlendim.
Nişanın en unutulmaz tarafı sanırım hava koşulları olacak, çünkü hepinizin bildiği gibi İstanbul cumartesi sabahtan itibaren kara teslim oldu. Bütün günü hazırlıklarla geçirip, akşam olunca havanın ne kadar kötü olduğunu anlayıp, ertelesek mi diye düşündüysek de her iki ailenin de şehir dışından gelmiş olması nedeniyle yola çıktık. Tabi arabalar yerine taksileri tercih ettik ama hava biz yoldayken daha da bozdu ve kardeşimin çiçek, çikolatalar ve kurabiyelerle bindiği taksi yolda kaldı ve uzub uğraşılarla zincirli bir taksinin bulunmasıyla kız evine gelebildiler.

Bütün zorluklara rağmen yukarda gördüğünüz gibi, babamın deyimiyle gençlerin bir yuva kurmak üzere çıktıkları yolda onları yalnız bırakmadık ve aile arası bir kutlamayla nişanımızı yaptık.
Aşağıdaki kolajda benim yaptığım kurabiyelerin çeşitleri görünüyor. Buradaki tarifle hazırladığım kurabiyeleri beyaz ve kırmızı şeker hamuru ile kaplayıp, modelleme cetveli ile şekil verip, üzerine tarif ve isim baş harflerini bastım. Ayrıca 14 Şubat kurabiyeleriminden bir kısmını kurabiye sepeti için ayırmıştım. Hepsini tek tek jelatinlere koyup, kırmızı folyo ile bağlayıp sepete yerleştirdim ve son olarak da sepeti de kırmızı tülle sardım.
Nişan pastasını yapma girişimim son günleri yoğun geçirmem ve kalabalık bir gruba ikram edilecek pastada bir sorun olması durumunda oluşabilecek mahcubiyetin hatırlatılmasıyla sonlandı. Nişan pastası da kalp şeklinde, isimlerin baş harfleri ve güllerle süslenmiş sade ve zarif bir pasta olmuştu ve çok lezzetliydi. Nişandan bu kadar, bizim çocuklara mutluluklar ve darısı tüm bekarlara….

BAYAT EKMEKLER – PİZZA EKMEK DİLİMLERİ

16 Şub
Soframız Hale’nin ev sahibi olduğu Bayat Ekmekler etkinliğimiz de bitiyor. Ben yeni bir şey yerine, son birkaç etkinlikte yaptığım gibi arşivden bir tarifle katılıyorum. Bir taraftan yeni şeyler deneyememenin sıkıntısı olmakla birlikte, diğer taraftan arşivimin genişlemiş olduğuna ve buradan etkinlik tarifi çıkarabilmeme seviniyorum.
Etkinlik tarifim yakın zamanda sizlerle paylaştığım pizza ekmek dilimleri, etkilik için başka bir şey yapsamda bu tarifi mutlaka tekrar yazardım, çünkü bizim ailenin bayat ekmekler için en sık uyguladığımız tariftir. Bayat ekmekleriniz için tarifin adresi aşağıda, afiyet olsun…

http://alacarte-neslos.blogspot.com/2008/01/kahvaltimiz-ve-pizza-ekmek-dilimleri.html

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE KALP KURABİYELER

14 Şub
Sevgililer Günü’de geldi ve geçti o kadar çok planım vardı ki bu gün için, çok uzun süredir yapmak istediğim süslü bir pasta hazırlayacaktım Aşçı Yamağı ile ufak bir kutlama yapmak için. Ama olmadı, artık başka zamana diyorum. Gecikmiş de olsam sizler için “Sevgililer Günü”ne uygun bir tarif paylaşmak ve herkesin “SevgililerGünü’nü kutlamak istedim. Tabi tarife geçmeden önce pek çoğumuzun bildiği klasik hikayeden biraz farklı 14 şubat hikayesini ekliyorum. Yazı bugünkü Milliyet Gazetesi’nde Güngör Uras tarafından yazılmış ve benim çok hoşuma gitti.


“Bu günün hikâyesi milattan öncelere gidiyor. Eski Romalılar 15 Şubat’ı baharın başlangıcı olarak kabul ederdi. Tarım Tanrısı Faunus adına düzenlenen “Bereket Şenlikleri” bugün başlardı.Din adamları, 15 Şubat’ta Roma’nın kurucusu sayılan Romulus ve Remus’u emziren dişi kurt Lupa’nın mağarası önünde toplanır, bereket için bir keçi, kötülüklerden arınmak için bir köpek kurban ederlerdi. Bu festivale Lupercia şenlikleri adı verilirdi.Önemli olan sevgiRoma İmparatoru Claudius II, bir kararnameyle genç askerlerin evliliğine yasak getirmişti. Evlenmeleri yasaklanan genç savaşçıların kızlarla bir araya gelmeleri için bir yol bulunmuştu. 15 Şubat’taki Lupercia şenlikleri sırasında, savaşçı erkeklerle birlikte olmak isteyen genç kızlar isimlerini bir taşa yazarak taşı şenlik alanında bulunan büyük bir küpün içine atıyordu. Savaşçı gençler küpten isim çekiyor, bu ismi taşıyan kızla bir dahaki şenliğe kadar birlikte olma hakkına kavuşuyordu. Claudius II, Valentine isimli bir rahibin gizlice bazı genç savaşçılar ile sevgililerini evlendirdiğini duyunca, rahibi ölüme mahkûm etti. Bir sonraki yılın 15 Şubat şenliklerinden bir gün önce 14 Şubat’ta rahip Valentine idam edildi.Rivayete göre hapishanede idam gününü beklerken rahip Valentine, gardiyanın kızına âşık oldu. Ölüme giderken de sevgilisine verilmek üzere, üzerinde kırmızı kan ile kalp resmi çizilmiş ve “From your Valentine” (Senin Valentine’inden) yazılı bir kart bıraktı. Yıllar sonra rahip Valentine “aziz”lik mertebesiyle ödüllendirildi.Bir kart yeterİdam günü olan 14 Şubat “St. Valentine Day” (Aziz Valentine Günü /Sevgililer Günü) ilan edildi. Sevgililer bu gün birbirlerine kart göndermeye başladı. Yaşınız ne olur ise olsun, bugün sevdiklerinizi mutlu etmek istiyorsanız mutlaka bir hediye almanıza lüzum yok. Bir karta onları sevdiğini yazınız. Yeter!Yazıyı bitirirken genç kızlara bir hatırlatma yapayım: St. Valentine Day (Aziz Valentine Günü) akşamı genç kızlar uykudan önce bir “lop yumurta” yer ve de yastıklarına 5 adet defne yaprağı batırarak uykuya dalarlarsa, gece rüyalarında evlenecekleri erkeği görürlermiş.17’nci asırdan bu yana çok sayıda genç kız bu inanışı sürdüregelmis.”

Hikaye bu, ben kendi adıma lop yumurta yiyemeyeceğim için sevdiklerimizi seçme özgürlüğünün çok güzel olduğunu düşündüm:) Gelelim tarifimize,

Malzemeler:(40 adet kurabiye için)

-1 yumurta + 1 yumurta sarısı
-250 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
-1 su bardağı pudra şekeri
-1 su bardağı mısır nişastası
-3,5 su bardağı un
-1 limonun kabuk rendesi
-1 paket kabartma tozu
-1 çay kaşığı sıvı vanilya veya 1 paket toz vanilya

Yapılışı:

Tüm malzemelerimizle kulak memesinden biraz daha sert bir hamur yoğuruyoruz ve merdane ile açıp, kalıplarla keserek fırın tepsimize diziyoruz. Önceden ısıtılmış 160 derece fırında 12-15 dakika kadar beyaz kalacak şekilde pişiriyoruz. Kurabiyelerimiz tamamen soğuyunca buradaki royal icing tarifini kullanarak hazırladığınız icing ile veya şeker hamuru ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun…

PORTAKALLI DAMLA SAKIZLI CHEESECAKE

9 Şub
Yoğun bir dönem geçirdiğimi söylemiştim, iş ve ev arasında mekik dokuyorum, en kısa sürede blog açısından eski verimliliğime dönmeyi istiyorum. Bu cheesecake’i iş yerindeki arkadaşlarım için yaptım, değişiklik olsun istedim, kışın en güzel meyvesi portakal ve her zaman sevdiğim damla sakızını biraraya getirdim. Sonuç beni de yiyenleri de mutlu etti, bir dahaki sefere damla sakızını biraz daha yoğun yapacağım, ama siz sevmeyenlerdenseniz aynı tariften sakızı çıkararak sadece portakallı yapabilirsiniz. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (8 kişilik / 22cm’lık kalıp)

-500 gr. krem peynir
-1 bardak toz şeker
-4 tatlı kaşığı mısır nişastası
-3 adet yumurta
-200 ml krema
-1 portakalın suyu ve kabuğunun rendesi
-2 küçük parça damla sakızı (iyice dövülmüş)
-1 paket yulaflı bisküvi
-75 gr tereyağı
Yapılışı:
Öncelikle cheesecake’in bisküvi tabanını hazırlıyoruz. Bisküvileri mutfak robotunda ya da döverek kırıntı haline getiriyoruz ve erittiğimiz tereyağı ile iyice karıştırıyoruz. Bisküvi karışımını kek kalıbının tabanına boşaltıp, her tarafta eşit yüksekliğe gelecek şekilde bastırıyoruz ve buzdolabına kaldırıyoruz.Karıştırma kabımıza krem peyniri, mısır nişastası ve toz şekeri ekleyip mikser ile çırparak kalın bir krema kıvamına getiriyoruz. Yumurtaları birer birer bu karışımın içine kırarak çırpmaya devam ediyoruz. Bu aşamada dikkat etmemiz gereken şey, yumurtaları çok fazla çırpmamak, aksi halde kekimizin üstünde pişerken çatlaklar oluşabilir. Son olarak kremayı, portakal kabuğu rendesini ve suyunu ve dövülmüş sakızımızı bu karışıma ekleyip karıştırdıktan sonra kek kalıbının içindeki bisküvi tabanının üzerine döküyoruz.Önceden 175 derece ısıya getirdiğimiz fırında yaklaşık 10 dakika kadar pişirip, 10 dakika dolunca fırının ısısını 90 dereceye düşürüyoruz ve bu düşük ısıda yaklaşık 60-70 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Kekin tam ortası ıslak veya parlak değilse pişmiş demektir. Cheesecake’miz oda ısısına gelince buzdolabına koyup, üstünü kapatmaksızın bir gece bekletiyoruz. Sonra üst dekorasyonunu yapabiliriz. Ben cheesecake’in üzerini eritilmiş sütlü çikolata ile kapladıktan sonra, yağlı kağıttan yaptığım külah içinde erimiş olan beyaz çikolata ile noktalar yaptım. Afiyet olsun…

Not: Peçete katlama için açıklama ekledim…