Arşiv | Nisan, 2008

HOŞGELDİN BEBEK VE LOHUSA ŞERBETİ

30 Nis
Hoşgeldin Bebek etkinliğimizde anne adayı Yumurta Sepeti Aslı’nın blogunda gerçekleştiriliyor. Bu etkinlik için ne hazırlayacağıma bir türlü karar veremedim. Pek çok arkadaşım gibi ben de süslü kurabiyeler yapmayı istedim, biliyorum ki herkesin yorumu farklı, zevki farklı ve ortaya aynı tarifler bile olsa çeşit çeşit kurabiyeler çıkacaktı ama sonradan farklı birşeyler yapayım istedim ve aklıma 3 sene kadar önce doğum yapan iki arkadaşım için güzel bir lohusa şerbeti tarifi arayışım geldi. Arkadaşlarım doğum yaptığında adet yerini bulsun diye ve biraz da duruma espri katmak amacıyla aramıştım bu tarifi ve pek çok tarife rastlamıştım ve bir kaçını harmanlayıp, şerbetimi yapmıştım. Bu nedenle benim gibi lohusa şerbeti tarifi arayan ve yapmak isteyenlere denenmiş, başarılı bir tarif vermek istedim. Ayrıca eskiye dayanan bu geleneğin özelliklerinden de bahsetmek istedim.
Lohusa şerbeti doğumdan sonra kaynatılır ve doğumu müjdelemek için sürahilerle akrabalara, yakın dostlara, komşulara gönderilirmiş. Bebek erkek ise sürahinin boynuna kırmızı kurdele, kız ise ağzına gaz boyaması denilen kırmızı tülbent bağlanırmış, daha sonraki günlerde gözaydına gelen konuklara da gümüş zarflı bardaklarla ikram edilirmiş. Şerbet tatlı olduğu için yanında peksimet veya galeta ikram edilirmiş. Bebek bekleyen arkadaşlara duyurulur:)
Biz bu kadarını yapmadık ama lohusa şerbetini de tatmış olduk.
O günlerde hava sıcak olduğu için lohusa şerbetini soğuk içmiştik, ama geçen kış doğum yapan bir arkadaşımın annesinin hazırladığı sıcak şerbeti daha çok sevmiştim. Gerçi sıcak olması ve üzerine serpiştirilmiş badem, ceviz haricinde, yapılışında pek fark yoktu, ama artık doğum yapan arkadaşlar mevsimine göre istedikleri tarifi kullanabilirler. Aşağıda verdiğim ölçülerle kullanılacak bardağa göre değişecektir ama yaklaşık 15-20 kişilik şerbet hazırlayabilirsiniz. Ben ölçüyü azaltarak yaptım. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 250 gr lohusa şekeri
– 2,5 su bardağı toz şeker
– 10 bardak su
– 10 tane karanfil
– 2-3 parça çubuk tarçın
– 1 çay bardağı kabukları soyulmuş badem içi
– 1 çay bardağı dövülmüş ceviz
– Toz tarçın

Yapılışı:

Suyumuzu uygun bir tencereye alıp, içine toz şeker ve lohusa şekerimizi ekliyoruz. Ufak bir tülbente bağladığımız çubuk tarçın ve karanfillerimizi de içine atıp, kaynayana kadar pişiriyoruz. Kaynayıp, biraz kıvam alınca-koyulaşma olmayacak- içine bademlerimizi ekleyip, ocaktan alıyoruz. Tülbentimizi içinden alıp, gerekiyorsa süzgeçten geçiriyoruz. Bundan sonra şerbetimizi eğer sıcak ikram edeceksek, üzerine dövülmüş ceviz serpiştiriyoruz. Soğuk ikram edeceksek, isteğe bağlı olarak cevizin yanısıra tarçın serpiştirebiliriz. Afiyet olsun…

Not: Kız bebek içinde erkek bebek içinde kırmızı kullanıldığı için ben de sürahimi kırmızı kurdele ile süsledim.

Reklamlar

SAĞLIK ÇORBASI

30 Nis
Geçen haftaki aşırı sıcaklardan sonra, hava birden soğudu, kaloriferler tekrar yanmaya başladı ve bizde yeniden kışlıklara büründük. Ama dün öğlen dışarı çıktığımda anladım ki havalar ısınıyor ve sanırım baharı yaşayamadan yaza geçeceğiz.
Geçen hafta hava soğuyunca bizde sıcak birşeyler içelim dedik ve uzun süredir yapmayı istediğim sağlık çorbasını denedim. Tarif Hatsum’dan, sağlık çorbası denmesinin nedeni sanırım bol sebzeli bir çorba olması, ayrıca içinde krema bulunmadığı, yağ miktarı çok az olduğu için hafif de bir çorba. Belki şimdilerde soğuklar bitti ama bu tarifi soğuk günler ve çocuklarınız için denemenizi öneririm. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-3 adet patates (yaklaşık 750 gr)
-1 adet havuç
-2 orta boy soğan
-2-3 diş sarmısak (ben ekledim)
-1 su bardağı tel şehriye
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-Yarım demet dereotu
-5 su bardağı su + 3 su bardağı et suyu (hepsini su kullanabilirsiniz)
-Tuz, karabiber

Yapılışı:

Kabuklarını soyduğumuz patates, havuç, sarmısak ve soğanımızı küçük küçük doğrayıp, zeytinyağımız ile tencerede 4-5 dakika kavuruyoruz. Sonra etsuyu + normal suyumuzu ilave edip, kaynamaya bırakıyoruz. (İsterseniz etsuyu tabletlerden yarım olarak kullanabilirsiniz, normal su ile birlikte) Sebzelerimiz haşlanıp, yumuşayınca, ocaktan alıyoruz ve blenderdan geçirerek püre haline getiriyoruz. Tekrar ocağa alıp, tuzunu, karabiberini ve tel şehriyemizi ekliyoruz ve şehriyeler yumuşayana kadar pişirmeye devam ediyoruz. (Gerekirse kıvamını ayarlamak için biraz daha kaynamış su ilave edebiliriz) Tel şehriyelerimiz yumuşayınca ocaktan alıp, ince kıydığımız dereotunu ekliyoruz. Servis yaparken üzerine dereotu serpiştirebiliriz. Afiyet olsun…

BEYAZ YILDIZ PASTASI

29 Nis
Sena’nın daveti için hazırladığım İtalyan kekinden yapılma kolay pastamın tarifine geldi sıra. İtalyan kekini Roma gezimizden dönerken almıştım. Bu kekler İtalya’da noel zamanı yapılan, kek, ekmek arası bir lezzette ve mayalı hamurla yapılan kekler. Oldukça büyük bir kek olması nedeniyle tüketmek için yeterli kalabalığı oluşturmak için epeyce bekledi, neyseki son kullanma süresine daha vardı, kahvaltı davetimde çıkarmıştım ama masa yiyecek bakımından kalabalık olunca sıra gelmedi, ben de 2 kişi için kesmek istemedim. Tam bu sırada Sena bizi evine davet edince İtalyan kekini tüketmek için en ideal grubu bulmuş oldum. İtalyanca Grubum…

Daha önceki toplantılarımızda Tanju bu kekden getirmişti ve sade olarak beğeniyle yemiştik. Ben bu defa bu keki biraz pasta haline getirmek ve süslemek istedim. Bunun için de en pratik yol olan hazır pastacı kremalarından kullandım ve aralarına ahududu koydum. Epey endişeli başladığım pasta hazırlığı, Aşçı Yamağı’nın hazırlık sırasında çıkan kenarları, krema ve ahududu eşliğinde zevkle yemesi üzerine azaldı. Pastayı götürürken de beğenmezlerse diye bir endişem vardı ama İtalyanca Grubum, pastanın görüntüsü kadar lezzetini de beğendiklerini söyleyince sona erdi.

Tabi bir çoğunuz bu tarif ne işimize yarar, İtalyan kekini nereden bulalım diyebilirsiniz, benim bu tarifi paylaşma amacım, pratik bir öneri de bulunmak. Hazır pandispanyaları, meyve ve hazır veya evde hazırlayacağımız pastacı kremalarıyla pasta haline dönüştürmek. Tabi ilk fırsatta mayalı İtalyan kekini de deneyip sizlerle paylaşmak istiyorum, çünkü dönerken özel kalıplarından da almıştım:)

Diğer tariflerimde olduğu gibi malzeme listesi ve yapılış bölümü yok bu pasta için. Tarif son derece kolay, yıldız şeklinde olan İtalyan kekimi keserek 4 kat hazırladım. 2 kutu hazır pastacı kremasını sütle üzerindeki tarife göre hazırlayıp, her katın arasına kremadan sürüp, ahududunu koyup, tekrar krema ve diğer katı koyarak pastayı hazırladım. Kalan kremayla üzerini kapladım ve bir çay kaşığının arkası ile kremamı şekillendirdim. Bunun için kaşığın arkasını kremaya değdirip, yukarı ve dışarı doğru çekerek sivrilikler oluşturuyoruz. Benimki yıldız şeklinde olduğu için biraz zor oldu ama yuvarlak, kare veya rulo pastalarda kolayca uygulanabilecek bir süsleme yöntemi. Son olarak pastamın üstünü gümüş renkli minik drajelerimle süsledim ve hediye götürdüğüm için kırmızı renkli bir tabakta, etrafını kırmızı tülle sararak bağladım. Burada tülün kremaya yapışmasını önlemek için pastanın üzerine uzun çöp şişlerden sapladım ve tülü bunun üzerinde bağladım. Afiyet olsun…

Hello world!

28 Nis

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

SENA’NIN DAVETİ VE ÇİLEKLİ MİLFÖY

27 Nis
İtalyan Kültür’e gittiğinden daha önceki bazı yazılarımda bahsetmiştim. Arkaşadaşlık bakımından benim gittiğim en kalıcı kurs oldu, maalesef aynı şeyi italyancam için söyleyemeyeceğim:( Bu konuda ekol olan Hocamız Tanju dahil 10 kişi bağımızı koparmadık, seyrek de olsa görüşmeye çalışıyoruz. Geçen haftasonu da güzel bir vesile ile toplandık. Aralık ayında evlendirdiğimiz Sena’nın evine gittik. Bazılarımız 1 yıla yakın zamandır görüşmemiştik, bol sohbetli, hasret giderilen keyifli bir akşam oldu. Bu akşam için Sena çok güzel yiyecekler hazırlamıştı. Bunlar arasında pratik bir tatlı olan çilekli milföyün tarifini paylaşmak istiyorum. Bazılarının tarifleri sitede mevcut onlar için de bağlantı adreslerini ekliyorum.
Masamızdaki lezzetleri aşağıdaki kolajda görebilirsiniz. Bunlar:
-Lor peynirli, baharatlı börek
-Peynir topları
-İtalyan salatası:)
-Patlıcan salatası
-Çerkez tavuğu (Sena’nın annesinden)
-Çilekli Milföy
-Patates kroket ve minik köfteler
Mercimek köftesi (Belgin’in annesinden-linkdeki tarifi kırmızı mercimekle uygulayabilirsiniz)
Yaprak sarma (Azize ve annesinden )
-İtalyan kekinden yıldız pasta (benden-tarif yakında)
Bu lezzetlerin yanısıra kolajda Sena’nın peçetelerini de ekledim, çok güzel bir görüntü yakalamıştı, iki farklı renkdeki peçeteyi çapraz olarak üst üste koyarak çok şık bir görüntü oluşturmuştu, sizlere de fikir verebilir diye paylaşmak istedim.

ÇİLEKLİ MİLFÖY

Malzemeler:

-6 kare milföy
-250 gr çilek
-2 su bardağı süt
-5 çorba kaşığı şeker
-1,5 çorba kaşığı un
-1 tatlı kaşığı nişasta
-1 paket vanilya
-20 gr tereyağ

Yapılışı:

Milföy karelerimizi 4 eşit parçaya kesip, minik kareler elde ediyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsimize yerleştirip, önceden ısıtılmış 180 derece fırında, çok fazla kızartmadan, hafif pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Milföylerimiz soğurken kremamızı hazırlıyoruz. Bunun için tenceremize nişasta ve unumuzu koyup, üzerine sütümüzü ve şekerimizi ekleyerek, krema kıvamına gelene kadar karıştırarak pişiriyoruz. Ocaktan almadan önce tereyağımızı ve vanilyamızı ekliyoruz. Kremamız soğurken de aralıklı olarak karıştırarak üzerinin kaymaklanmasını önlüyoruz. Kremamız ılınınca, milföylerimizi ortadan ikiye ayırıp, aralarına önce kremamızdan, sonra da dilimlediğimiz çilekden koyup, tekrar kremamızdan koyarak ikinci katını üzerine kapatıyoruz. Milföylerimizin içine meyve olarak çileğin yanısıra, muz, ahududu, kivi gibi meyveleri de koyabiliriz. Ayrıca servis yaparken pudra şekeri serpiştirebiliriz. Afiyet olsun…

NAZAR BONCUĞU KURABİYELER VE NAZAR ETKİNLİĞİ

27 Nis

Blog etkinlikleri çeşitleniyor. Yeni etkinlik nazar konulu, bir kahvenin kırk yıl hatırı var isimli blogda gerçekleştiriliyor. Ben de etkinliği görünce elimde hazır bulunan nazar boncuğu konseptli, Ayşem’in tükkanı için nazar değmesin amaçlı hazırladığım kurabiyeler olunca, blogumu da nazardan:), kopyacılardan korumak amacıyla tekrar yayınlamak istedim. Tarif için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz. Nazar boncuğu kurabiyelerimle etkinliğin temel amacına ulaşmasını diliyorum.

ÖRGÜ BÖREK VE PATATESLİ, KIYMALI GÜL BÖREĞİ NAM-I DİĞER SOSYETE MANTISI

25 Nis

Leziz’in ev sahipliği yaptığı 33. Yemek Etkinliğimizin konusu börekler. Ben de etkinliğe iki tarifle katılmak istedim. Biri arşivden benim favorilerim arasında yeralan Örgü Börek, diğeri ise sosyete mantısı olarak da bilinen patatesli kıymali gül böreği. Bu böreğin isminin nereden geldiğini bilemiyorum ama mantı denmesinin nedeni sarmısaklı yoğurt ve sosla yenmesinden kaynaklanıyor diye tahmin ediyorum.

Etkinlik için ilk tarifim arşivden ıspanaklı örgü börek, tarife aşağıdaki adrese tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İkinci tarifim ise;
PATATESLİ KIYMALI GÜL BÖREĞİ – SOSYETE MANTISI
Bu tarif normal mantıya alternatif olabilecek, pratik bir tarif. Mantı hamuru açıp, küçük küçük mantı doldurmak yerine bu tarifi uygulayarak biraz da olsa mantı lezzetini yakalayabiliriz.

Malzemeler: (8 adet börek için)

-2 adet yufka
-250 gr kıyma
-2 adet büyük veya 3 orta boy patates
-1 orta boy soğan
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 tatlı kaşığı nane
-Tuz ve pul biber

Üzerine:
-2 diş sarmısak
-1,5 su bardağı yoğurt
-1 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 çay kaşığı pul biber

Yapılışı:

Öncelikle patateslerimizi haşlıyoruz. Bu sırada ince doğradığımız soğanımızı 1 yemek kaşığı zeytinyağında hafifçe kavurup, nanemizi ekliyoruz. Sonra kıymamızı da koyup, iyice pişene kadar kavuruyoruz. Bu arada haşlanmış olan patateslerimizi soyup, çatalla eziyoruz ve pişen kıymalı karışımımızın üzerine ilave ediyoruz. Tuz ve pul biber de ekleyip, hepsini karıştırarak 2-3 dakika daha ocakta tuttuktan sonra altını kapatıyoruz. İç harcımız soğurken yufkalarımızı ve yoğurdumuzu hazırlayabiliriz. Bunun için her yufkayı 4 eşit parçaya bölüyoruz, 2 yufkada toplam 8 adet üçgen parçamız oluyor. Her parçanın geniş tarafına soğuyan içimizden koyup, rulo şeklinde sarıyoruz ve rulomuzu bir ucundan tutup, devamını etrafına sararak gül şekli veriyoruz. Tüm yufkamız bitince böreklerimizin üzerine 1 yemek kaşığı zeytinyağını fırça yardımıyla sürüp, 220 derece fırında üzeri pembeleşene kadar -20-25 dakika- pişiriyoruz. Fırından aldığımız böreklerimiz hafif ılınınca hazırladığımız sarmısaklı veya sade yoğurt ve kızdırılmış zeytinyağına eklediğimiz pul biber eşliğinde servis ediyoruz. İstersek üzerine ekstra nane ve pul biber serpiştirebiliriz. Afiyet olsun…