Arşiv | Ağustos, 2008

SÜRPRİZ DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ VE TATİL

20 Ağu
Yine üzerinden 2 ay kadar zaman geçmiş özel bir kutlama sofrası. Nerelerdeydim yazımda bahsettim gibi 22 Haziran eşimin doğumgünüydü, ben de ona ev düzenlemeleri arasında sürpriz bir parti hazırlamak istedim ve gerçekten başardım, eve gelene kadar hiç hissetmemiş ve kapıdaki parti yazısıyla şaşırmış olarak eve geldi. Tabi bu kadar yiyeceği nasıl hazırladım, nerede sakladım kısmı önemli bir merak konusu olacak. Kısaca durumu özetleyeyim, belki benzer bir organizasyon için işinize yarar.

Partiyi yapmaya karar verince, önce tanıdığım, bildiğim tüm arkadaşlarına mail attım, tabi hepsinin mail ve telefon bilgileri yoktu, bunun için diğer arkadaşlar, facebook ve internetten yardım alarak, hatırlayabildiğim herkese ulaştım, kalabalık grubun çoğunluğundan olumlu cevap alınca parti kesinleşmiş oldu ve menümüze karar verme aşamasına geçtim. Tatlılar, tuzlular, aperatifler, içecekler derken zorlandım ama annemin de yardımı ile menümüz kesinleşti. Sonrası yapmak ve saklamak aşamaları oldu, Burak’ın evde olmadığı zamanlarda (partiden 2 gün öncesinde başladım hazırlıklara) pişirip, hazırlayıp, saklama kapları ile buzdolabına yerleştirdim ve her buzdolabına yönelişinde ben vereyim diye önüne geçtim:) Tabi en zor olan kısım doğumgünü pastası olarak pişirdiğim cheesecake idi, başka bir arkadaşım için hazırladığımı söyleyerek bu aşamayı da geçmiş oldum. Ayrıca pazar günü olan doğumgününü biz başbaşa cumartesi akşamından kutladık, bir de arkadaşlarından destek alarak, cumartesi ve pazar gündüz eşimi evden uzak tutmayı başardım. Bu organize çalışmanın sonucunda son dakika da gelemeyenleri dışında 15 kişilik bir grup olarak doğumgünü kutladık ve eşimin en güzel doğumgünümdü sözleriyle tüm yorgunluğuma değdi.

Yukarıda partimizden detaylar yeralıyor. eşimin son günlerdeki yelken merakı nedeniyle parti konseptimiz deniz ve yelken idi. Peçetelerimizi bu şekilde seçtim, pasta süsümüz yelkenli olarak hazırlandı ve kenarlarına deniz canlıları figürleri yerleştirdim. Kapımıza “the party’s here” yazan bir afiş astım. Ayrıca bu özel günün davetlilerini ve kendisini hatırlamak amacıyla, 1 kart alarak, tüm arkadaşlarımızdan Burak için notlar yazmalarını rica ettim.

Yiyecekleri ise tatlılar, tuzlular, aperatifler ve içecekler olarak ayrı ayrı hazırladım. Tuzlularımızı yemek masamıza yerleştirip, masayı çiçekler, gül yaprakları ve minik renkli taşlarla süsledim. Tatlılarımızı (üstte) ve servis için gerekli olanları konsolumuza ve aperatiflerimizi (altta)orta sehpamıza yerleştirdim. İçecekler için ise, ufak mutfak masamı salonumuza taşıyıp, bardak ve içecekleri yerleştirdim ama onun fotoğrafını çekmeyi unutmuşum, belki de gerekli görmedim o an için:)

Bu kadar detaydan sonra menümüzdeki yiyeceklere geçiyorum, ama önce katılan ve bana destek olan tüm arkadaşlarımıza ve menünün neredeyse yarısını hazırlayan anneme tekrar teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız….

APERATİFLERİMİZ

– Dip soslarımız, cipsler ve çerez tabağı –Kremşanti ve çilekli çikolatalar

-Mevlevi tatlımız
Mevlevi tatlısı Gelibolu Mevlevihanesi’nde çok eskilerde yapılan bir tatlı imiş, oldukça tatlı bir lezzet ama içinde hiç şeker yok, tamamen meyvelerin tadından oluşuyor. Yolunuz o taraflara düşerse veya başka bir yerde rastlarsanız denemenizi tavsiye ederim.

TUZLULARIMIZ

Peynirli Su Böreği (Annem) – Soslu Bulgurlu Köftemiz (Besmeç)(Annem)

Zeytinyağlı Yaprak Sarma -Mercimek Köftesi

Yoğurtlu Kabak ve Havuç Salatası (Semanur) –Patatesli El Açması Kol Böreği (Annem)

Peynirli El Açması Kol Böreği (Annem) –Barbunya Pilaki

TATLILARIMIZ

Vişneli ve Çikolatalı MuffinElmalı Kurabiye (Annem)

Fındıklı Prenses Tatlısı (İrmik Tatlısı ) -Ahududu ve Çikolatalı Mini Muffin

-Doğumgünü pastamız olan Limonlu Cheesecake

Menümüzde yeralan lezzetlerin tarifleri sitede bulunanlar için sayfa bağlantılarını verdim. Diğer tarifler sıra ile gelecek. Mercimek köftesinde yerlan bağlantıda yeşil mercimek köftesi çıkıyor, burada sadece mercimeği yeşil yerine kırmızı kullandım, siz istediğiniz mercimek çeşidi ile uygulayabilirsiniz aynı tarifi. Prensens tatlısını ise çiçek şeklindeki kalıbın ortasına iri çekilmiş fındıkla doldurarak yaptım, tarif aynı.
Doğumgünü pastamız ve aynı zamanda etkinlik logomuz olan cheesecake için ise yine bağlantı adresinde yeralan limonlu cheesecake tarifini uyguladım. Pastayı süslemek için mavi renkli bir ganaj hazırladım (beyaz çikolatayı, krema ile eritip mavi gıda boyası kullandım) ve cheesecake’in üzerini kapladım. yunus şeklindeki mavi ve yeşil renkli süsleme şekerlerini denizimizin üzerine serpiştirdim ve denizaltına da şeker hamurundan kalıbımla oluşturduğum desenleri yerleştirdim:) Pastanın en önemli kısmı, yani yelkenli yapımı için ise Ayşemciğimden destek aldım, çok teşekkürler Ayşem…..Pastanın tek eksiği mumdu, maalesef daha önceden hazırlamış olduğum süslü ve anlamlı mumu telaş arasında unutmuşum, daha sonra eşim benim mumum niye yoktu diyene kadar da hatılamadım, bu da nazar boncuğumuz olsun dedik ve geçtik.
Güzel bir günün lezzetleriyle birlikte özeti bu….. Şimdi ise tatildeyim ve kısa bir süre buralarda olmayacağım, dinlenip, yeniliklerle dönmeyi umuyorum…..
Reklamlar

KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI VE ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI

18 Ağu

Yaz daveti soframızdan diğer tariflerimiz, közlenmiş patlıcan salatası ve zeytinyağlı biber dolması Patlıcan salatası benim bu sofradan en sevdiğim tatlardan biri oldu, ekşi tadı öyle hoşuma gitti ki kalan salatayı, zeytinli ekmeğimizle birlikte afiyetle yedim. Biber dolması da masamızın diğer hafif lezzetiydi. Pratik tariflerimiz şöyle;


PATLICAN SALATASI

Malzemeler:

-3 adet patlıcan
-1 adet kırmızı biber
-1 büyük domates
-1 adet yeşil biber
-2-3 diş sarmısak
-1,5 limonun suyu
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-Tuz
-1-2 dal frenk maydanozu

Yapılışı:

Patlıcanlarımızı ve kırmızı biberimizi közleyip kabuklarını soyup, doğruyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken nokta patlıcanların kararmasını önlemek için kabuklarını zaman geçirmeden sıcak sıcak soymak ve hemen üzerilerine limon suyu sıkmak. Yeşil biberimizi çok ince şekilde doğradıktan sonra, domatesimizin de kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkartıyoruz ve doğruyoruz. Doğradığımız sebzelerimize ezilmiş sarmısağımızı da ekleyip, limon suyu, zeytinyağı ilavemizi yapıp, tuzunu ayarlayarak iyice karıştırıyoruz. Servis yaparken frenk maydanozu ile süslüyoruz. Afiyet olsun…

ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI

Zeytinyağlı biber dolması için buradaki tarifte yeralan dolma içini hazırladım, ek olarak sadece dereotu ilave ettim. Hazırladığım içi biberlerin içine doldurup, üstlerini domates dilimleri ile kapattım ve su ilavesi ile 30-35 dakika pişirdim. Limon dilimleri ile servis yaptım. Afiyet olsun…

KABAK ÇORBASI

16 Ağu

Yaz biterken yaz daveti soframızdan bir tarif…. Kabak çorbası, lezzetli, sağlıklı ve hafif. Önceki yazımda da bahsettiğim gibi misafirlerimiz yediklerine dikkat eden kişilerden oluşuyordu, bu nedenle sağlıklı ve hafif olmasına oldukça özen göstererek hazırladım menümüzü. Çorba olarak ilk defa yaptığım kabak çok beğenildi. Kabak yaz sebzesi olsa da istenirse kışın da uygulanabilecek tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-3 adet kabak
-1 orta boy soğan
-2-3 diş sarmısak
-1 yemek kaşığı un
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-2 su bardağı süt
-Tuz, az karabiber
-1-2 dal dereotu
-1 yemek kaşığı toz parmesan

Yapılışı:

Kabaklarımızın kabuklarını soyup, rendeliyoruz. Tenceremizde ince doğradığımız soğanımızı, zeytinyağımız ile hafifçe kavurduktan sonra, ince kıydığımız sarmısaklarımızı ekliyoruz. Bu aşamada unumuzu da ekleyip, 1-2 dakika karıştırarak kavuruyoruz ve sütümüzü ilave ediyoruz. Kabaklarımızı da ekledikten sonra 2 su bardağı kaynamış su ekleyip, kaynamaya bırakıyoruz. Kabaklarımız pişince tuz ve karabiberimizi koyup, ocaktan alıyoruz. Blenderdan geçirdiğimiz çorbamızı dereotu yaprakları ve parmesan peyniri ile servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

Not: İsternirse çorbaya limon suyu, kıyılmış dereotu ve naneden oluşan bir sos hazırlayabilirsiniz. Çorbamız nane ve dereotu ile çok lezzetli oluyor.

GECİKMİŞ YAZ DAVETİ SOFRASI

13 Ağu
Yazının başlığının sebebi bu sofrayı 08.06.2008’de hazırlamış olmam, evi düzenlemekle meşgul olduğum günlerde defalarca aklımdan geçirip, bir türlü yazmaya fırsat bulamadığım keyifli bir günün sofrası.

Birçoğumuz gibi ben de, defalarca bahsettiğim gibi, süslü sofraları çok seviyorum. Eşimin halasını evimize ilk defa davet edince özenli bir sofra kurmak için fırsat da çıkmış oldu. Davetimiz ancak cuma akşamı kesinleşince (yemek davetimiz pazar günüydü) biraz stres oldum yetiştiremeyeceğim diye ama önce kafamda planlayıp, sonra eyleme geçince herşeyi yetiştirdim, sadece misafirlerimiz geldiğinde ben hala üzerimi değiştirme ve kuaföre gitme fırsatı bulamamıştım, hızlıca seçilen bir kıyafet ve hafif bir topuzla karşılarına çıkmam gerekti. Tabi bunlar yemekle ilgili değil ama üzerinden 2 ay geçmiş bir günden aklımda kalanların arasındalar.

Soframızdan detaylar ise aşağıda…


Eşim, ben, halamız, kayınvalidem ve eşimin kardeşi için 5 kişilik bir masa hazırladım ve menüyü de yaz olması ve herkesin çok az yemesi nedeniyle hafif tutmaya çalıştım. Menümüz;

Kabak Çorbası Tavuklu, Mantarlı ve Ispanaklı Krep

-Taze Biberiyeli Patates –Patlıcan Salatası

Zeytinyağlı Biber Dolması -Parmesanlı Yeşil Salata

-Zeytinli Ciabatta Ekmeği -Mevsim Meyveleri Tabağı

-Kavun Likörü –İtalyan Tiramisu

ve Domates ve pestolu mozarelladan oluşuyordu.

Bugün pratik olan iki aperatif tarifimi yazacağım. Soframızın diğer lezzetleri ise sırayla eklenecek. Önce benim gibi patates düşkünleri için biberiyeli patates, en iyi tarafı da kızartılmak yerine fırınlanmış olması.

TAZE BİBERİYELİ PATATES

Malzemeler:

-1/2 paket dondurulmuş elma dilimli patates veya istediğiniz miktarda minik elma dilimi kesilmiş taze patates
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-4-5 dal taze biberiye
-Tuz

Yapılışı:

Fırınımızı 200 dereceye ayarlayıp ısıtıyoruz. Pişrime kağıdı yerleştirdiğimiz fırın tepsimize patateslerimizi koyuyoruz. Küçük bir sos kasesinde zeytinyağımızı, tuzumuzu ve biberiyemizi karıştırıp, fırça yardımıyla patateslerimizin üzerlerine sürüyoruz ve tüm yüzeye sosun yayılması için karıştırıyoruz ve fırına vermeden önce üst üste gelmelerini önleyecek şekilde tepsimize yayıyoruz. Isınmış fırınımızda 25-30 dakika fırınlayıp, biberiye dalları ile süsleyip, sıcak olarak servis yapıyoruz. Afiyet olsun…


DOMATES VE PESTO SOSLU MOZARELLA

Malzemeler:

-2 top mozarella peyniri
-2 adet domates
-1 tatlı kaşığı pesto sos

Yapılışı:

Fırın kabımıza dilimlediğimiz peynirlerimizi ve domateslerimizi sıra sıra yerleştirip, üzerine pesto sosumuzdan sürüyoruz ve 160 dereceye ısıtılmış fırında 15-20 dakika kadar pişiriyoruz. Fırından çıkarınca servis tabağımıza alıp, sıcak olarak servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI

8 Ağu
Etkinliğimizin üzerinden 1 hafta geçti, benim tarifimde sayfadaki yerini aldı. Aslında ben de etkinlik için soğuk ve tatlı bir lezzet düşünmüştüm, ama tarifler ağırlıklı olarak tatlı gelince, yazın en güzel lezzetlerinden biri olan kabak çiçeği dolmasına karar verdim. Ailemi ziyaretim sırasında annemle yürüyüş yaparken, önünden geçtiğimiz bir bahçede bolca kabak çiçeği gördük ve izin alarak taze taze dalından topladık kabak çiçeklerini, gerçi ben durumu anneme önceden söylediğim için, komşusundan da istemiş, böylece çok miktarda kabak çiçeğimiz oldu, bu durumun tek sıkıntısı, çiçeklerin bekledikçe kapanması ve doldurma işinin zorlaşması. Ama pişince çıkan lezzet o kadar güzel ki verilen emeğe kesinlikle değiyor.

Kabak çiçeği dolmasını, annemin bildiği ve benim Bodrum tatilim sırasında yediğim (çok beğendiğim için tarifini sormuştum aşçıya-o zamanlar blogum yoktu ama yemek merakım hep vardı ) tarifi birleştirerek yaptık. Ama daha sonra öğrendim ki, kabak çiçeği dolması süt ve kaymak konularak hazırlanan bir içle yapılırmış, ilk fırsatta bu şekilde deneyeceğim, sanırım gelecek yaza fırsat bulurum ancak. Yanda görünen çiçeği burnunda kabak, araya karışmış, biz çiçeğini toplamak isterken kendisi de gelmiş…

Kabak çiçeği dolmasının püf noktası yukarıda da yazdığım gibi, toplandıktan sonra kısa sürede doldurulması gerekliliği, çünkü çiçekler kapanıyor ve açmaya çalıştığınızda çok ince olan yapraklar yırtılıyor. Kabak çiçeklerini toplayınca hemen ortalarındaki toz gibi olan bölümün koparılması sonrasında da yıkanarak ters çevrilip sularının süzdürülmesi işimizi kolaylaştırıyor. Tabi en önemli püf nokta ise dolma içinin önceden pişirilmiş ve soğutulmuş olması. Ön bilgilerden sonra gelelim tarifmize;

Malzemeler:

-3-4 adet kuru soğan
-2-3 adet iri domates
-1 çay bardağı zeytinyağı
-2 yemek kaşığı dolmalık fıstık
-2 su bardağı pirinç
-1 su bardağı bulgur
-1 yemek kaşığı kuru nane
-1’er tatlı kaşığı karabiber ve kırmızı biber
-9-10 dal maydanoz ve 7-8 dal dereotu
-2 tatlı kaşığı şeker
-2 yemek kaşığı kuş üzümü
-1 limonun suyu
-1 tatlı kaşığı tuz
-3 su bardağı kaynamış su
-40-50 adet kabak çiçeği


Yapılışı:

Öncelikle içimizi hazırlamak için kuru soğanları yemeklik doğrayıp 1/2 çay bardağı zeytinyağı ile hafifçe kavuruyoruz, dolmalık fıstığımızı ekliyoruz ve pembeleşene kadar kavurmaya devam ediyoruz, kabuklarını soyup çok küp şeklinde doğradığımız domatesimiz biraz piştikten sonra sırasıyla, nane, karabiber ve kırmızıbiberi ekleyip, yıkadığımız pirinci ilave ediyoruz. Pirincimiz biraz kavrulunca bulgurumuzu, şekerimizi, kuş üzümünu, limon suyumuzu ilave ediyoruz. Son olarak da tuzunu ve 2 su bardağı kaynamış suyu ilave edip, çok kısık ateşte pirinç ve bulgur suyu çekene kadar pişiriyoruz. Son olarak ince kıyılmış dereotu ve maydanozumuzuz ekleyip, ocaktan alıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.
Kabak çiçeklerimizi yukarıda bahsettiğim şekilde yıkayıp hazırladıktan sonra, içlerine soğumuş olan içimizden 1-1,5 tatlı kaşığı doldurup, çiçeğin yapraklarını üzerine kapatarak tenceremize diziyoruz, tüm çiçklerimiz ve dolma içimiz bitene kadar işlemi tekrarlıyoruz. Doldurma işlemi tamamlanınca kalan yarım çay bardağı zeytinyağını üzerine gezdirip 1 su bardağı kaynamış suyu da ekleyip, pişirmeye başlıyoruz, suyumuz kaynamaya başlayınca ateşi kısıp 10 dakika kadar pişiriyoruz. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken nokta, kabak çiçeklerinin çok ince olması nedeniyle çabuk pişmesi, içimizden önceden piştiği için kontrol ederek, ocakta fazla tutmaka gerekiyor. Ocaktan aldığımız dolmalarımız ılınınca servis tabağına alıyoruz. Yanına limon dilimleri, domates, salatalık ile birlikte servis yapabiliriz. (tek başına da yeterince lezzetli) Afiyet olsun…

LORLU KESE KURABİYELER – LORLU KURABİYE DENEMELERİ -1

5 Ağu
Bu kurabiyeleri ne zaman yaptım, artık hatırlamıyorum, ama hatırladığım tadının güzel olduğu. Blog güncellemelerim bu kadar uzun sürünce epeyce bekleyen tarif ve paylaşım sıraya girdi, umuyorum yavaş yavaş bunları bitireceğim ve ne denesem arayışlarıma geri döneceğim.
2 aydan fazladır, kenarda gelecek tarif olan lorlu kese kurabiyelerin tarifi şöyle;
Malzemeler:

-150 gr tereyağı
-1\2 su bardağı yoğurt
-2,5 su bardağı un
-2 yemek kaşığı toz şeker
-1 paket vanilya

İç malzemesi
-250 gr. tuzsuz lor peynir
-250 gr. şeker
-1 çay kaşığı vanilya

Yapılışı:

Kurabiyelerimizin içini önceden hazırlayıp, şeker eriyip, lorla iyice karışana kadar 4-5 saat buzdolabında bekletiyoruz. İçimiz hazırlandıktan sonra, hamurumuz için tüm malzemelerimizi karıştırıp, yoğuruyoruz. Hamurdan cevizden biraz büyük parçalar alıp, elimizle açıp içine lorlu karışımızdan 1’er tatlı kaşığı koyuyoruz ve hamurumuzu kenarlarından toplayarak, kese kapatır gibi, bir araya getiriyoruz. Önceden ısıttığımız 180 derece fırında 20-25 dakika pişiriyoruz. Kurabiyelerimizin üzerine pudra şekeri serpiştirerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

BADEMLİ VİŞNE LİKÖRÜ

2 Ağu
Bu ayın diğer etkinliği Chaplin Cafe’de, etkinlik konusu Vişne ve Kiraz. Ben etkinlik için Vişne Likörü tarifimi hazırladım. Tam zamanı, önümüzde yaklaşan bayramları da düşünürsek, likörlerimizi şimdiden yapmak faydalı olur. Kolay ama zaman isteyen tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-1 kg vişne
-1 kg toz şeker
-15 tane karanfil
-1 çubuk tarçın
-35 ml cin
-1 çay bardağı kabukları soyulmuş badem

Yapılışı:

Vişnelerimizi saplarını ayıklamaksızın yıkıyoruz, suyu süzülünce, saplarını çıkarıp, cam bir kavanoza veya büyükçe bir şişeye, çekirdekleri ile birlikte atıyoruz, üzerine tozşekerimizi, karanfil ve çubuk tarçınımızı da ekleyip, ağzını hiç hava almayacak şekilde kapatarak, güneşli bir ortamda 2 ay kadar bekletiyoruz. Bekleme süresince likörümüzü karıştırmamıza gerek yok, sıcağın etkisi ile şeker iyice eriyecek ve karışım kendiliğinden homojenleşecektir. Bekleme süresinden sonra, şişe veya kavanozumuzun içine cinimizi de ekleyip, bu defa güneş görmeyen bir ortamda 1 hafta kadar bekletiyoruz ve 1 hafta geçince, vişne, karanfil ve tarçını süzdürüp, uygun bir şişede saklıyoruz, isteğe bağlı olarak, haşlayıp, kabuklarını soyduğumuz bademleri de içine ekleyebiliriz. Servis sırasında bademler kadehin yüzeyine çıkacak ve hoş bir alkol aroması kazanmış olacak. Afiyet olsun…