Arşiv | Ocak, 2011

>KANEPE CENNETİ

28 Oca

>Kanepe cenneti jpg

Kış İstanbul’a hep geç geliyor. Biz Aralık ayında sıcacık bahar havalarından şikayet ederken kış İstanbul’a gelmek için yılbaşını bekliyor. Geçmiş tecrübelerimle söyleyebilirim ki Mart sonuna kadar ara da ısınsa da hava soğuk kalacak. Kış başında giymediğim tüm kalın kıyafetlerimi kullanır oldum, hatta iş yerinde o kadar üşüyorum ki genel de battaniye kıvamındaki yeni moda:) hırkalardan giyiyorum. Sizin aranız nasıl bilmem soğukla ama hep kansızlık seviyesinde dolaşan benim için kalın kıyafetler ve sıcak su torbası ile uykular demek…
Kanepe cenneti de İtalyanca davetinden ama korkmayın artık bitti. Eskiden kalma blogda fotoğrafı yeralan ama tarifi bulunmayan, yorum ve maillerle sorulan 1-2 tarifi de ekleyip tamamen yeni tariflerle burada olacağım. Daha önce de yazmıştım davet için kanepe yapmaya karar verince hem kitaplarımın hem de internetin sayfalarını karıştırdım diye. Çeşit olarak uğur böceklerini, ton balıklı kanepeyi ve bu yazıdaki ezmeli, zeytinli, peynirli, cheddarlı-jambonlu çeşitleri seçmiştim. Bir de somonlu yapacaktım ama fırsat olmadı, onu da yapınca sayfanın kanepeler bölümüne eklerim.
Kanepe cennetini hem kepekli ve beyaz tost ekmeği, hem de şekilli krakerler ile hazırladım. Açık büfemize kek standı ile dizdikten sonra kalanları da aşağıdaki gibi ayrı bir tabakla orta sehpada servis yaptım. Tarifi her zamankinden farklı olarak malzeme miktarı vermeden yazacağım. Standda görülen çeşitlere göre gruplandırarak sıralayacağım. Siz davetli sayınıza göre miktarı ayarlarsınız. Ancak şunu söyleyebilirim ki kanepe malzemeleri bereketli oluyor. Ben 1’er paket kepekli ve beyaz tost ekmeği ve 1-2 paket tuzlu kraker ile 100-200 gr civarında sürülen malzeme ile 11 kişilik kanepe hazırladım. Tost ekmeklerinin kabuk kısımlarını çıkardıktan sonra kurabiye kalıplarımla kesip hazırladım. Bu işlemi bir önceki akşam yaptım yaparken ekmekler biraz kurudular (bu istediğimiz bir durum, üzerine sürdüklerimizle iyice yumuşayıp hamur olmaması için) sonra kapaklı bir kaba alıp dolaba koydum. Ertesi günde aşağıdaki çeşitleri hazırladım. Tariflerimiz şöyle;

Kanepe

Cheddarlı-jambonlu kanepeler:

Alttaki kolajın sağ köşesindeki kanepeler için, hem cheddar peynirini hem de jambonları, ekmeği kestiğim kalıplarla kesip, her ikisini de orta noktasına gelene kadar bıçakla kestim. Böylece jambon ve peynir üstüste gelince kesik kısımdan diğerini üzerine çıkarıp iki renkli bir görüntü oluşturdu.
Ezmeli kaşarlı kanepeler:

Bu kanepe için kaşar peynirlerini yine ekmeği kestiğim kalıplarla kestim ve bu defa bazılarına tek bir yuvarlak, bazılarına daha ufak 2-3 yuvarlak açarak pencereler oluşturdum. Ekmeklere önce ezme sürdüm, sonra kestiğim peynirleri koyup, hafifçe bastırdım ve ezme pencerelerden çıkıp güzel bir görüntü oluşturdu.
Krem peynirli kanepeler:

Bu kanepeler için ise krem peynirin bir kısmını sade olarak ayırdıktan sonra diğer kısmına az miktarda salça ve kekik (veya nane veya fesleğen) ekleyerek karıştırdım ve turuncu renkli karışımı elde etmiş oldum. Kesilmiş ekmeklerin veya krakerlerin üzerine sade veya renkli krem peynirleri sürdüm veya sıkma aparatıyla sıktım ve kaşarları keserken çıkan ufak parçalardan koydum. Bazılarını ise ezme sürdükten sonra krem peynir sıkarak hazırladım.
Zeytin ezmeli kanepeler:

Bunlarda son derece kolay, aynen fotoğrafda görüldüğü gibi, ben siyah zeytin ezmesi kullandım, isterseniz yeşil zeytin ezmesi de kullanabilirsiniz. Sadece zeytin ezmesinin kıvamını biraz açmak ve lezzetlendirmek için çok az zeytinyağı ve nar ekşisi kullanmanızı tavsiye ediyorum. Bu şekilde hazırladığımız karışımları da ekmek ve krakerlerimize sürüyoruz veya sıkıyoruz, üzerine isterseniz biraz krem peynirli karışımdan sıkabilirsiniz, veya sade olarak bırakabilirsiniz, bir diğer önerim de üzerilerine kaşar peyniri dilimi, siyah zetyinle hazırlanmışda yeşil zeytin dilimi, yeşil zeytinle hazırlanmışsa siyah zeytin dilimi eşliğinde ikram etmeniz.

Kanepe hazırlamak el oyalasa da son derce zevkli eminim sizde çok farklı seçenekler oluşturacaksınız. Afiyet olsun…

Kanepe kolaj

Reklamlar

>ÖZSÜT PASTA YARIŞMASI VE ÖZSÜT ATÖLYE

26 Oca

>Final Pasta Yarışması Logosu

Özsüt’ü hepimiz nefis tatlılarıyla tanıyoruz, son zamanlarda ismini başka ürünleri ile de duymaya başladık. Televizyon reklamlarında çok güzel bir pasta reklamı var rastladınız mı bilmem ama ben ve eşim çok beğendik. Özsüt markasını tatlıcı olmanın dışına taşıma çalışmaları yapıyor. Bunlardan ikisi bu yazının konusu oldu. Biri Özsüt’ün bu yıl 2. sini gerçekleştireceği “Benim Özsüt Pastam” yarışması. Yarışma başvuru tarihleri 15 Ocak-21 Mart tarih aralığı ve 18 yaşından büyük, pasta yapmayı seven herkes katılabilir. Yarışma için daha detaylı bilgiye http://www.ozsut.com.tr/ adresinden edinebilirsiniz. Yarışmanın ödüllerinin de gayet tatmin edici olduğunu belirterek diğer konuya geçmek istiyorum.
Diğer konumuz ise “Özsüt Atölye“. Şu an için İstanbul’da 3, İzmir’de 2 şubesi bulunan Özsüt Atölye dünya mutfaklarından seçmelerin yeraldığı menüsü ile çok keyifli bir mekan olmuş. Özsüt ekibi heyecan ve emek ürünü olan bu farklılığı tanıtmak için blogger arkadaşlarımızla buluştuğumuz bir yemek organize etmişti geçen ay. Aşağıda fotoğrafını gördüğünüz buluşmada menüde yeralan lezzetlerin çoğunun tadımını yapmış olduk ve tüm lezzetlerin tam not aldığını söyleyebilirim. Bu keyifli mekanı ve Özsüt’ün yeni yüzünü tanımanızı tavsiye ederim. Şimdiden afiyet olsun…

özsüt buluşma

>KIYMALI RULO TAKO (ROLL TACO)

21 Oca

>Rulo Taco

Tako (taco) meksika mutfağına ait bir lezzet. Tortilla ekmeğinin içine çok çeşitli içlerin konulup, yarım kapatılarak hazırlanan bir tarif. Meksika mutfağını çok seven bir olarak blogda daha önce de 1-2 tarife yer vermiştim. Meksika mutfağına ait bir klasik olan fajita ve nachos tariflerimi linkte bulabilirsiniz. Sayfamda fajita tarifi tavuk olarak bulunuyor, aynı tarifi kırmızı et ile de yapabilirsiniz. Ben de İtalyanca grubum için hazırladığım takoları kıymalı olarak yaptım. Yalnız yenmesi daha kolay olsun diye rulo olarak hazırladım. Siz tarifi uygularken klasik sunumuyla yani yuvarlak tortillanın yarısına iç malzemesini koyup, diğer yarısını üzerine kapatarak hazırlayabilirsiniz. Gerçi iç malzemesi o kadar lezzetli ki her şekilde tüketilir. Takonun iç malzemesini önceden hazırlamakta mümkün. Ben de bu davet için öyle yaptım, içi 1 gün önceden pişirip buzdolabına kaldırdım ve buluşma saatine yakın ısıtıp, ruloları hazırladım. Tabi sıcak kalmasını sağlamak için ısıtmalı bir servis tabağı veya nihale kullanmak daha iyi olur. Bir de maalesef benim tortillalarım çok taze çıkmadı, zaman sıkıntısı nedeniyle de yeniden alamadım, rulo yaparken biraz yırtılmalar oldu, ama lezzetini etkilemedi.
Takoyu benim yaptığım gibi, kıymalı yapabileceğiniz gibi, tavuklu, ıspanaklı, karışık sebzeli ve peynirli olarak ve hatta deniz mahsülleri ile de yapabilirsiniz. Davet masalarında doyurucu, şık ve lezzetli bir seçenek olacağı gibi, başlı başına da bir menü olabileceğini belirtmeliyim. Pratik ve lezzetli tarifimiz şöyle;
Malzemeler:

– 3 adet tortilla ekmeği
– 300 gr kıyma
– 1 adet kuru soğan
– 3-4 diş sarmısak
– 1 adet yeşil biber
– 3 adet domates
– 1 çay bardağı meksika fasülyesi (konserve olarak bulabilirsiniz)
– 2 yemek kaşığı jalapeno turşusu(büyük marketlerde bulabilirsiniz)
– Tuz, karabiber, kırmızı biber
– 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
– 1 yemek kaşığı zeytinyağı
– Servis için kornişon turşu ve mısır taneleri
Yapılışı:

Tokomuzu hazırlamaya iç malzemelerimizi pişirerek başlıyoruz. Derince bir tavada zeytinyağı ile birlikte önce kıymamızı pişiriyoruz, sonra doğranmış kuru soğanımızı, daha sonra ezilmiş veya ufak doğranmış sarmısaklarımızı ekliyoruz. Daha sonra ise, yine ince kıydığımız yeşil biberimizi ekliyoruz. Malzemeler pişerken, kabuklarını soyarak ufak küpler şeklinde doğradığımız domatesleri ilave ediyoruz. (Ben yazdan buzluğa koymuş olduğum Çanakkale domateslerimi kullandım, kış domatesi kullanırsanız biraz salça da ekleyebilirsiniz.) Domateslerimiz de pişince baharatlarımızı ve tuzumuzu ayarlayıp, meksika fasülyesini ve en son jalapeno turşumuzu ekliyoruz. (Baharatları eklerken çok acı olmamasına dikkat edin jalapeno da acı bir biber türü olduğu için yenmeyecek hale gelmesin. Tabi acı yapmak istemezseniz, jalapeno kullanmayabilirsiniz.) 1-2 dakika sonra da içimizi ocaktan alıyoruz ve biraz ılımasını bekliyoruz. Her bir tortillla ekmeğimizi 6 eşit üçgen olacak şekilde kesiyoruz. Üçgenlerin geniş kısmına önce içimizden sonra ise kaşar peyniri rendesinden koyup rulo yaparak sarıyoruz. Toplam 18 rulo takoyu hazırlayıp, sıcak kalmasını sağlamak için ısıtmalı nihale üstüne veya ısıtmalı servis tabağına alıyoruz. Süslemek ve servis için kornişon turşu ve mısır taneleri kullanıyoruz. Afiyet olsun…
Not: Merak etmeyin bu davet sofrasının tarifleri bitiyor, sonra yepyeni tarifler ve sofralardan yazacağım.

taco

>VİŞNELİ BROWNİ

14 Oca

>

Vişneli Browni

Browninin, cheesecake aşkım başlamadan önceki en sevdiğim tatlı olduğunu daha önce yazmıştım. Üzeriden akan çikolata sosla, cevizli bir browniyi düşününce bile mutlu olabiliyorum. Daha önce blogda en sevdiğim hallerinden biriyle yeralmıştı browni, beyaz ve bitter çikolatalı olarak bir etkinlik tarifi için hazırlamıştım. Bu defa ise biraz daha farklı, yoğun tadını hafifletecek vişne ve fındık eşliğinde hazırladım. İtalyanca grubum için hazırladığım bloga aktardığım tarif açısından bereketli masamızın iki tatlısından biriydi bu tarif. Diğeri ise hafif olması bakımından tercih ettiğim 3 farklı tatdan oluşan sütlü tatlımdı.

Vişneli Browni

Davet akşamı tuzlularla iyice doyunca tatlı tüketimi çok sınırlı oldu. Bardaktaki sütlü tatlıları bile paylaşan misafirlerim browniden de minik dilimler aldı. Bu durumda da koca browni bize kalmış oldu. Ben de davet akşamı çekmiş olduğum fotoğrafları beğenmediğim için ufak kalp kalıplarla kesip, tekrar çekim yaptım. Eğer sizde bu şekilde servis yapmak isterseniz, kare bir kalıp kullanmanızı tavsiye ederim. Böylece dilimlemek daha kolay olur, vereceğim ölçü 20 cm’lik bir kalıp için uygun, benim kalıbım biraz daha büyüktü ve browninin her tarafı eşit kalınlıkta olmadı. Bir diğer tavsiyemde vişne üzerine olacak, mevsimi değilse taze vişne kullanamayacağız, dondurulmuş vişneleri önceden çıkarıp, fazla sularını bırakmalarını sağlamalıyız ayrıca kağıt havlu ile iyice nemini almak, brownimizin yer yer hamur kalmasını önleyecektir. Açıklamalardan sonra gelelim tarifimize;

Malzemeler:

– 2 iri veya 3 orta boy yumurta
– 1 su bardağı esmer şeker (yoksa beyaz şeker de kullanabilirsiniz)
– 100 gr bitter çikolata (benmari usulü eritilmiş)
– 125 gr eritilmiş tereyağı
– 1/2 çay bardağı süt
– 2 yemek kaşığı kakao
– 1 çay bardağı iri çekilmiş fındık
– 1 su bardağı dondurulmuş vişne (mevsimi ise taze)
– 1 çay kaşığı kabartma tozu
– 2 su bardağı un

Yapılışı:

Eritilmiş tereyağı, şeker ve çikolatayı çırpıyoruz. Sonra ayrı bir kasede çırptığımız yumurtalarımızı ve sütümüzü ekliyoruz. Unumuzu, kabartma tozunu ve kakaoyu çukur bir kapta karıştırdıktan sonra, sıvı karışımımıza parça parça ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz. Son olarak fındığımızı ekleyip, browni karışımımızı yağlı kağıt serip, kenarlarını yağladığımız kalıbımıza boşaltıyoruz. Fazla suyunu kağıt havlu ile aldığımız vişnelerinizi de browninin üzerine serpiştirdikten sonra, önceden 160 derecede ısıttığımız fırında 30-35 dakika pişiriyoruz. Dilimleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

Vişneli Browni

>TON BALIKLI KANEPE

12 Oca

>

Tonbalıklı Kanepe

Ton balıklı kanepeler ile birlikte, bloga bir “Kanepeler” etiketi ekledim. Buraya blogda yeralan ve alacak kanepe tariflerini ekleyeceğim. Böylece hem kendim için hem de sizler için kanepe hazırlama konusunda derli toplu bir kaynak oluşturmayı amaçlıyorum. Bildiğiniz üzere kanepe hazırlamanın sınırı yok, çok çeşitli mazlemeler bir araya getirilerek, çok farklı sunumlarla hazırlamak mümkün, tek sınır hayal gücümüz sanırım.

Ben evdeki davet için kanepe yapmaya karar verince, elimdeki tariflere ve aklımdaki sunumlara yenilerini eklemek için hem kitaplarımın hem de internetin sayfalarını karıştırdım. Çok fazla çeşidin arasından hazırlaması nispeten kolay olacak, göze ve damağa hitap edecek pratik 3-5 çeşide karar verdim. Bunlardan biri krem peynir ile hazırladığım uğur böceği kanepe, diğeri yine krem peynir ve krem peynire ilaveli karışımlarla, ezme ile ve zeytin ezmesi ile ve jambon ve cheddar peyniri ile hazırladığım tabanı ekmek veya krakerli kanepeler (önümüzdeki yazılarda detaylı tarifleri olacak) bir diğeri ise bugün sayfamda yeralan ton balıklı kanepeler idi. (Ayrıca somonlu kanepelerin malzemelerini aldım ama yapmaya zaman kalmadı ama mevcut çeşitler fazlasıyla yetti) Bunların yanısıra önümüzdeki günlerde blogda daha önce fotoğrafları yeralan 2-3 kanepe çeşidinin tarifi daha yeralacak. Bugünkü tarifimize gelince;

Malzemeler:

– 5-6 dilim kepekli ve/veya beyaz tost ekmeği
– 150 gr yağı süzülmüş konserve tonbalığı
– 1 tatlı kaşığı mayonez
– 1 tatlı kaşığı limon suyu
– Az tuz
– 1 yemek kaşığı mısır tanesi
– 4-5 adet kornişon turşu
Yapılışı:

Tost ekmeklerimizin kabuk kısımlarını kesip, ister kurabiye kalıpları ile(ben kare ve üçgen kenarı tırtıklı kurabiye kalıplarımı kullandım ama fotoğraflardan da görüleceği üzere, harç kapattığı için şekli pek anlaşılmadı) elinizde mevcut değilse bıçak ile üçgen veya kare şeklinde 7-8 parçaya kesiyoruz. (bu işlemi ben bir önceki akşam yaptım, böylece ekmekler bir miktar kururduğu için, kanepe harcının nemini çekip hamur olmamış oldu) Kanepe harcı için, tonbalığını, mayonezi ve limon suyunu çatal yardımı ile ezerek iyice karıştırıyoruz. Harcımızı ekmeklerin üzerine koyup, halka şeklinde dilimlenmiş kornişon turşusu ve mısır taneleri ile süslüyoruz ve kürdan ile tutturuyoruz. Afiyet olsun…

Ton balıklı kanepe

>OLİVİA’S PİZZERİA ANADOLU YAKASI’NDA

11 Oca

>

Blog takipçilerinin bildiği üzere geçen yıl Olivia’s Pizzeria’nın muhteşem lezzetlerini tatma fırsatı bulmuştum. İlk davette harika pizzaların, ikinci davette ise makarna ve salataların lezzetine varmıştık blogger arkadaşlarımla. O günlerde en çok hayıflandığım, eşimin bu lezzetleri kaçırmasıydı, çünkü Olivia’s o günlerde sadece Avrupa Yakası’nda Levent’te idi. Geçen yılın Kasım ayında ise Bağdat Caddesi’nden geçerken Olivias’ın tabelasını gördüm, yanılıyormuyum diye düşünürken mekanın sahibi Turgut Bey’den yeni mekan için bir davet geldi. Bu defa, bu tarz etkinliklerde pek yanımda olmayan eşimle birlikte Olivias Pizzeria’nın Çiftehavuzlar’daki şubesine gittik..

Turgut Bey, bizler için yine harika bir tadım menüsü oluşturmuştu. İlk lezzetimiz benim ve eşimin favorisi olan enginarlı ve ıspanaklı dip sostu. Sosun eşlikçisi nefis pizza çıtırları idi. Hemen arkasına yine çok sevdiğim alfreddo sos ve sarmısaklı ekmek geldi.
Arkasından 4 peynirli linguini ve bu defa eşimden tam not alan patlıcanlı bolonez soslu spaghetti geldi.

İnsan bu kadarıyla fazlasıyla doyar ama inanın nefis kokular eşliğinde fırın hemen önünüzdeyken iştahınız açılıyor. Bunların üzerine bir de pizza tadımı yaptık. Daha önceki yazılarımda da mekanın pizzaya verdiği önemi anlatmıştım. Pizza hamurunda yaptığı bazı değişiklikler hakkında bilgi verdikten sonra domates sos eşliğinde calzone (kapalı pizza) geldi masalarımıza ardından ise benim Türk damak tadına yakın bulduğum messina(patlıcan ve sarmısaklı pizza).
Tüm bu nefis lezzetleri Anadolu Yakası’na da taşıdığı ve bu güzel tadım günü için Turgut Bey’e çok teşekkürler. Bağdat Caddesi üzerindeki mekanda tadabileceğiniz gibi bu lezzetleri paket servis de mevcut, gerçek italyan lezzeti arayanların Olivias da bulacağından kuşkum yok. Aşağıdaki kolajda mekanın diğer lezzetlerinden bazılarını ve Olivia’s Çiftehavuzlar’ın ekibini görüyorsunuz. Turgut Bey’in kucağındaki ise mekanın ismine ilham veren küçük peri…

>BEZELYE SALATASI

10 Oca

>Bezelye Salatası

Bugün için birşeyler yazmayı istiyordum ama vazgeçtim, henüz bitmedi ve belki başladığı gibi gitmeyebilir. Bu girişin bezelyeyle ne ilgisi var diyebilirsiniz, elbette yok, blogda pek içini açan bir yazar olmadım şimdiye kadar ama paylaşmak güzel bir şey orası kesin.
Neyse biz gene bezelyeye dönelim. Hepimizin mutfak deneyimi arasında vardır kesin bezelye, ya yemeğini yapmışızdır, ya pilava katmışızdır veya garnitür olarak rus salatasına veya başka bir yemeğe eklemişizdir. Bugünkü tarifimizde bezelye baş rolde. Tek başına olmasa da turşu, dereotu ve taze soğanla nefis bir lezzet oluşturuyor. Tabi zeytinyağı ve limonun vazgeçilmez aromasıyla.
İtalyanca grubumla gerçekleşen davet için bezelye salatasını yazın derin dondurucuya koyduğum taze bezelyeler ile yaptım. Konserve ile de olur ama imkanınız varsa tazesini kullanmanızı öneririm. Salata çok yeşil geldiyse, mısır veya rendelenmiş havuç ilave edilebilir ama bu haliyle çok lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Pratik tarifimiz şöyle;
Malzemeler:

– 500 gr ayıklanmış bezelye
– 12-15 adet kornişon turşu
-7-8 dal dereotu
-1-2 dal taze soğan
-1 limonun suyu
-4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
– Tuz

Yapılışı:

Ayıklanmış bezelyemizi yumuşayana kadar haşlayıp, fazla suyunu süzüyoruz. Kornişon turşuların sap kısımlarını kesip küp şeklinde doğruyoruz. Dereotunu ve taze soğanları ince kıyıp, zeytinyağı ve limon suyunu ilave ederek tüm malzememizi karıştırıyoruz ve tuzunu damak tadımıza göre ayarlıyoruz. Dereotu yaprakları ve kırmızı biber halkaları ile süsleyip, servis yapıyoruz. Afiyet olsun…
Bezelye Salatası