Arşiv | Şubat, 2011

>YOĞURTLU PANCAR SALATASI

26 Şub

>Yoğurtlu Pancar Mezesi

Yoğurtlu pancar salatasını, evimize pek girmeyen pancarı tüketmek için yaptım. Sizlerin evinde durum nasıl bilemem ama pancar tüketmek için güzel ve lezzetli bir yol bu salata. Annem eskiden pancarların hem yaprak kısmını hem de kök kısmını birlikte pişirerek yemek yapardı, maalesef çok fazla pazar kalmadığı için marketlerde satılan yapraksız kök pancarlara mahkum kaldık. Aslında taze yapraklarıyla bulsam annemin yemeğinden yapar, sizlerle paylaşırdım ama bakalım, çıkar karşıma.

Pancar lezzetiyle tartışılabilir bir sebze, ama sanırım muhteşem rengine kimsenin diyeceği yoktur, kendi halindeki harika bordomsu kırmızı rengi, yoğurtla birleşince ne güzel bir pembe olur. Sırf bu cazibeli görüntü için bu salatayı yapmanızı öneririm.
Kök pancarları tarifini vereceğim gibi hazırlayabileceğiniz gibi, yoğurt olmaksızın, haşlayarak sarmısaklı, zeytinyağlı sos eşliğinde de tüketebilirsiniz. Bu salata için ben pancarları normal tencerede haşladım (düdüklüde de haşlanabilir). Haşlamayı tercih etmezseniz, fırınlamak da mümkün. Bunun için pancarlarımızı alüminyum folyo ile sarıp, önceden ısınmış 200 derece fırında, çatal saplanabilecek kıvama gelene kadar fırınlıyoruz. Tarifimiz şöyle;
Malzemeler:
– 500 gr kök pancar
– 500 gr süzme yoğurt
– 1 tatlı kaşığı mayonez
– 2-3 diş sarmısak
– Tuz
Yapılışı:
Pancarlarımızı yıkayıp, haşlıyoruz. Çatal girecek kadar yumuşamış olan pancarlarımızı, soğuk su ile ılımasını sağlıyoruz ve kabuklarını soyuyoruz. Daha sonra rendenin iri tarafı ile rendeliyoruz. Derin bir kasede, ezilmiş sarmısak, süzme yoğurt, mayonez (Mayonez kullanmak istemezseniz 1 yemek kaşığı zeytinyağı ilave edebilirsiniz) ve tuz ile sarmısaklı yoğurdumuzu hazırlıyoruz. Soğumuş olan rende pancarlarımızı da ilave edip, karıştırarak salatamızı hazırlıyoruz. Servis sırasında dereotu veya nane yapraklarıyla süslüyoruz. Afiyet olsun…

Yoğurtlu Pancar Mezesi

Reklamlar

>KURUTULMUŞ DOMATESLİ MAKARNA SALATASI

24 Şub

>

Kurutulmuş Domatesli Makarna Salatası
Blogumun şablonu değişti, bilmiyorum ne düşünüyorsunuz ama planlanmış bir şey değildi, 2 gün önce bloga baktığımda, eski şablonun başlık kısmındaki görselin kayıtlı olduğu web sitesinin logosunun tüm bloga yayıldığını gördüm ve hemen şablon değiştirdim, çünkü yazılar üst üste binmiş gibiydi ve okunamıyordu. Eski başlık için yaptığım çalışma eski bilgisayardaydı ve bulamadım, bilmiyorum sanırım eski pembeli, somonlu sayfama tekrar dönemeyeceğim. Diğer taraftan bakarsak da neredeyse 3 yıldır o şablonu kullanıyordum, değişiklik iyidir. Neyse zaten önemli olan fotoğraflar ve içerik, elbette şablonda çok karışık olmamalı, bakalım göreceğiz ne yapabileceğim.
Bu salata 1 yıldır evde sıklıkla yaptığım bir salata. Makarnalı olduğu için doyurucu, bir çorba ilavesi ile gayet güzel öğün olacağı gibi, çay davetlerine, açık büfelere de çok yakışır. Bu tarifin kaynağına gelince, bir çok yerli blogun yanısıra severek takip ettiğim yabancı bloglar var. Açıkcası farklı kültürlerden blogların paylaşımlarının da damak tadımız açısından bizleri zenginleştirdiğini düşünüyorum. Dünya mutfaklarının tarifleri için de sıklıkla başvurduğum kaynaklar oluyor yabancı bloglar, bu bilgileri ve elimdeki kitap dergi tariflerini karşılaştırıp, harmanlayarak, bazen de birebir uyarak yeni şeyler deniyorum.
Severek takip ettiğim ve bu salatanın tarifi aldığım sayfa “the pioneer woman“. Bu tarifi Hatsum için yazıyorum, o kadar övdüm ki, o da yoğun bir şekilde kırmızı şarap sirkesi arayışına girdi, ben evde olduğu için kullandım, ama bulunmayanlar yerine üzüm sirkesi kullanabilirler çünkü kırmızı şarap sirkesi de kırmızı üzümlerden yapılan bir sirke. Gerçi salatanın bu kadar lezzetli olmasının nedeni, kurutulmuş domates ile hazırladığımız sos, bu sosun sıcak makarnalara ve hatta etlere de çok yakışacağını düşünüyorum. Bu açıklamalar üzerine tarifimiz şöyle;
Tarif “http://thepioneerwoman.com/cooking/” ‘den uyarlanmıştır.

Malzemeler:

– 1 paket burgu makarna (500 gr)
– 1 çay bardağı dilimlenmiş siyah zeyin
– 15-20 adet kiraz domates
– 9-10 yaprak taze fesleğen
– 1 çay bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
– 9-10 adet kurutulmuş domates
– 4 diş sarımsak
– 3 yemek kaşığı kırmızı şarap sirkesi veya üzüm sirkesi
– 1 çay bardağı sızma zeytinyağı
– Tuz ve karabiber

Yapılışı:

Makarnamızı kaynar suda 7-8 dakika çok yumuşak olmayacak şekilde haşlıyoruz. Suyunu süzüp, ılımaya bırakıyoruz. Salatamızın sosu için kurutulmuş domatesleri 3-4 dakika sıcak suda bekletiyoruz. Daha sonra ince şekilde doğrayıp, karıştırıcımızın(blender) içine koyuyoruz. Kabuklarını soyup irice doğradığımız sarımsakları, sirkeyi, zeytinyağını, tuz ve karabiberini ekleyip karıştırıcımızı çalıştırıp, sosumuzun ezme kıvamına gelmesini sağlıyoruz. Derin bir kaseye ılımış olan makarnamızı alıp, hazırladığımız sosu, dilimlenmiş siyah zeytini ekleyip karıştırıyoruz. Daha sonra jülyen (uzun, ince) kıyılmış taze fesleğenleri ve ikiye kesilmiş kiraz domatesleri ilave ediyoruz. Son olarak taze rendelenmiş parmesan peynirini ekleyip, karıştırıyoruz ve servis tabağına alıyoruz. Servis sırasında üzerine biraz daha parmesan ilave edebilirsiniz. Afiyet olsun…

Kurutulmuş Domatesli Makarna Salatası

>YAYLA ÇORBASI

21 Şub

>

Yayla Çorbası
Şu sıralar sanırım herşeyi mecburen yapıyorum. Yanlış anlaşılmayayım, içimde istek var, bir sürü şeyi düşünüp yapma isteğim var, ki bunların arasında yeni tarifler de var, ama enerjim çok az gibi geliyor. Havalardan mı, yoksa geçirdiğim soğuk algınlığından sonra kalan halsizlikten mi anlayamadım, planlarımı gerçekleştiremiyorum, yakın zamanda geçmesini ve isteğini duyduğum şeyleri yapmak için kendimi enerjik hissetmeyi umuyorum.

Az miktarda hissettiğim enerjimi işe gelip, gitmek ve evdeki hayatı sürdürmek için gereken şeylere ayırınca, yemek hazırlıkları için tercihim daha çok pratik şeylere kaydı, yazdan dondurduklarım ve pratik ve genelde bakliyat içeren çorbalarla menü oluşturuyorum.

Bu pratik tariflerden biri de yayla çorbası. Aslında anne evimde pek pişen bir çorba değildir, onun yerine annemin nefis “tahıllı yoğurt çorbası” pişer kışın sık sık. Annemin çorbasını çok sevsemde, bugün tarifini yazdığım yayla çorbasından biraz daha zahmetli, pişme süresinin daha uzun olması nedeniyle, Hatsum’un sıklıkla yaptığı bu çorbayı yapar oldum. Evde hafifçe ekşimiş yoğurt varsa hemen bu çorbaya dönüşüveriyor. Tabi burada yoğurdumuzu evde yaptığımı ve hazırlar gibi dayanıklı olmadığı için, bazen ekşime sürecine girebildiğini belirtmeliyim. Bu çorbaya bir de eşimin isteği üzerine buzlukta genelde bulunan haşlanmış nohuttan da bir avuç ilave ediyorum. Sizler de isterseniz bakliyat zenginliği için nohut veya yeşil mercimek ilavesi yapabilirsiniz. Bu soğuk haftaya çok uyacak sıcak tarifimiz şöye;
Malzemeler:

– 1 çay bardağı pirinç
– 2 su bardağı yoğurt
– 1 adet yumurta
– 1 çorba kaşığı un
– 1 yemek kaşığı tereyağ
– 1 tatlı kaşığı kuru nane
– 1 tatlı kaşığı salça
– Tuz ve pulbiber

Yapılışı:

Yıkanmış pirincimizi haşlıyoruz. Derin bir kasede yoğurdumuzu, yumurtamızı ve unumuzu iyice çırpıyoruz. Haşlanmış pirince biraz soğuk su ilave edip, bu karışımdan yoğurt karışıma biraz su ekleyip karıştırıyoruz. Bunun amacı yoğurdun, birden çok sıcakla temas ederek kesilmesini önlemek, yoğurt karışımını ılık hale getirince, pirincin üzerine yavaş yavaş ve sürekli karıştırarak ekliyoruz. Daha sonra 1 su bardağı su ve tuz ilave ederek çorbanın kıvamını ayarlıyoruz ve kaynayana kadar karıştırmaya devam ediyoruz. Eklediğimiz su az gelmişse istediğimiz kıvama gelene kadar kaynamış su ekleyebiliriz. 5 dakika kadar kaynadıktan sonra ocaktan alıyoruz. Ayrı bir tavada tereyağımızı eritip, nanemizi ve pulbiberi ekliyoruz, sonra salçamızı ekleyip, 1 kaşık su ile çorbamızın sosunu hazırlıyoruz. Servis kaselerine aldığımız çorbamızın üzerine sosunu ilave edip, taze ve kuru nane yapraklarıyla süslüyoruz. Afiyet olsun…

Not: Çorbanın sosunu tüm çorbaya ekleyip, karıştırarak salçalı olarak da servis edebileceğiniz gibi, sosu sadece tereyağı ve nane ile hazırlayıp, beyaz bir çorba olarak da içebilirsiniz.

Yayla Çorbası

>BRIOCHE EKMEĞİ

18 Şub

>

Brioche

Brioche yumurta ve tereyağ içeren bir zamanlar sarayda (tabi ki fransız) en fazla tüketilen fransız ekmeği, aslında sadece ekmek demek biraz hafif kalabilir çünkü lezzet olarak keke de yakın sayılır, hatta mayalı olması nedeniyle, İtalyanların panettone kekine benzediğini de söyleyebiliriz.

Orjinal brioche, ufak ufak tek kişilik hazırlanan bir ekmek ama makinede yapınca bütün olarak pişmiş oldu. Eğer isterseniz makinenin yoğurma ve mayalama programını kullanıp, klasik brioche şekli vererek fırında da pişirebilirsiniz. Bunun için muffin kalıplarınızı tereyağ ile yağlayıp, büyük bir topu kalıbın içine, bunun üzerine ise daha ufak bir topu koyarak hazırlayabilirsiniz.
Brioche (briyoş) ekmeğini Esra’daki buluşmamızın kahvaltı olması nedeniyle hazırlamıştım, aslında kendime fazla pay çıkarmasam daha doğru olur çünkü ekmek makinesinde yaptım. Tabi malzemeleri koyan, makineyi kuran benim:) Bu tatlımtırak ekmeği ekmek makinesini aldığımdan beri (yaklaşım 3 yıldır) kahvaltı davetlerimde yapıyorum ve davet edilmişsen yanımda götürüyorum. Çok sayıdaki denemelerimi göz önünde bulundurarak, ekmek makinemin kendi kitapçığındaki tarifin ölçülerinde bu defa biraz değişiklik (şeker, tereyağ ve süt miktarını arttırdım) yaptım. Çok isabetli olduğunu da ertesi sabah anladım. Her zamankinden daha lezzetli olmuştu ekmek, buluşmamızdaki herkesten tam not aldığı gibi, Pınar için daha güzel sonuçlara vesile olmuş, brioche ekmeğinin lezzeti onu da ekmek makinesi sahibi yapmış:).

Elbette brioche yapmak için makine ile sınırlı değiliz, elde hamur yoğurmanın zevkinin de ayrı olduğunu yapanlar bilir. Ama çalışan hanımlar olunca, hayatımızı kolaylaştıran ürünlerden faydalanmak gerekiyor. Ben de ekmek makinesini edindiğimden beri dışardan ekmek almaz olduk desem yalan olmaz, acil durum diyeceğim 5-10 sefer dışında ekmeğimizi evde yapıyorum. Genelde cuma akşamından hazırlayıp kurduğum makinenin sabah eve yaydığı mis gibi kokuya uyanmanın keyfi de ayrı.

Tarife bakınca tereyağ, yumurta, süt ve şeker biraraya gelirde lezzetsiz olur mu diyebilirsiniz haklısınız bu bileşimin kötü sonuç vermesi çok olası değil, hele sıcak sıcak, üzerine sürülen mis gibi ev reçelleri ve balla birlikte, lezzeti daha da abartıp, kaymak veya ekstra tereyağ ile de harika olur. Bir diğer nefis ekleme de tabi ki nutella. Brioche ekmeğimizi de çikolatalı yapmak mümkün hatta benim ilk düşüncem bu yöndeydi ama bizim kızlar brioche üstü reçel söylemlerine başlayınca, hem çikolata hem reçel olmaz diyerek vazgeçtim, sizler çikolatalı da yapabilirsiniz. Gelelim tarifmize;

Malzemeler:

-3 adet iri yumurta (küçükse 4 adet)
-200 gr tereyağ
-100 ml süt
-100 gr toz şeker
-1 çay kaşığı tuz
-600 gr beyaz un
– 1 yemek kaşığı kuru maya (instant hamur mayası)

Yapılışı:

Ekmek makinemizin haznesine öncelikle sıvı malzemelerimizi koyuyoruz. Yumurtalarımızı ayrı bir kapta çırpıyoruz. Tereyağımızı eritip, ılımasını bekliyoruz ve sütümüzü de ekleyerek bu 3 malzemeyi koyuyoruz. Daha sonra şeker, tuz ve unumuzu en üste ise kuru mayamızı ekliyoruz. Eğer ekmek makinesini hemen çalıştırmayıp, benim yaptığım gibi ileri bir saate programlayacaksanız, mayanın sıvı malzemelerle temasını önlemelisiniz. (unun oluşturduğu tabakanın üzerine koyarak bunu sağlayabiliriz)

Malzemelerimizi koyunca, makinemizin şekerli ekmek programını seçin, 1000 gr’lık ve orta kızarıklık derecesini ayarlayarak çalıştırın. Makinenizin şekerli ekmek programı yoksa, 4 saat veya civarında süren bir programı ayarlayın. Afiyet olsun…
Not: Makinesi olmayanlar için; ekmeğin hamurunu hazırlamak için mayayı ılık süt ve şekerin 1 tatlı kaşığı kısmı ile eritip kabarttıktan sonra, diğer malzemeleri makinede olduğu gibi hazırlayıp, hamuru yoğurun (tereyağını eritmeden, oda ısısında da kullanabilirsiniz). Hamuru ılık bir ortamda 2 katına kadar çıkana kadar mayalandırın, daha sonra bir kez daha yoğurup, şekil verin ve tekrar kabarana kadar bekleyin, daha sonra üzerine yumurta sarısı sürüp, önceden ısıtılmış 200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Brioche kolaj

>ŞANS KURABİYESİ (FORTUNE COOKIES)

15 Şub

>Şans Kurabiyesi ( Fortune Cookies)

Bloga istemeden ara vermiş oldum, geçen haftasonu ile birlikte 4 gün son moda gripten yatınca hayat durdu, hala halsizliğim tamamen geçmedi ama 1 haftadır ilk tarif olarak çıkan kanepelerden kendim bile sıkıldığım için yeni tarif için motive oldum ve şans kurabiyesi tarifini uzun süredir bekleyenler için öne aldım.
Çin kökenli olan bu kurabiyelere şans kurabiyesi veya fal kurabiyesi denmesinin nedeni içinde iyi dilekler ve gelecekten haberler içeren mesajlar yeralması. Çin mutfağı yapan restoranlarda hesap ile birlikte getirilen bu kurabiyelerin son dönemde pek çok organizasyon için farklı şekillerde kullanıldığını görmüşsünüzdür.
Bu yazıyı hazırlarken şans kurabiyelerinin ilk defa, 14. yüzyılda Moğol istilasındaki Çinliler tarafından birbirleri ile mesajlaşmak için pirinç kağıdına yazılı notlarını kurabiyelerin içine saklamak amacıyla yapıldığını öğrendim. Daha sonra Amerika’da da yaygınlaşmış ve gizli mesajlar yukarda bahsettiğim gibi güzel dilekler içeren mesajlara dönüşmüş.
Blog takipçilerinin bildiği üzere erken yeni yıl kutlamamız için bu kurabiyelerden hazırlamıştım. Yeniyıl hediyeleşmesi için yapacağımız çekilişe farklı hazırlanmak isteyince bu fikir aklıma gelmişti. Hepimizin isimlerinin olduğu minik kağıtları hazırladığım kurabiyelerin içine koydum. Herkes seçtiği kurabiyeyi kırınca çıkan isime hediyelerini verdi. Hazırlanması biraz zahmetli olsada sanırım bu çekiliş kurabiyeler de işin içine girince hepimize ayrı bir keyif verdi. Sizlerde benzer şekilde çekilişler için, iyi dilekler için, çocukların oyunları için bu kurabiyelerden hazırlayabilirsiniz. Ayrıca dün geçirmiş olduğumuz sevgililer günü için de mesajlar yazarak sevgiliye hediye edilebilir ne dersiniz?
Şans Kurabiyesi ( Fortune Cookies)

Bu kurabiyeler aslında tulies kurabiyelere benziyorlar, onlar gibi ince oluyorlar, malzemeleri de aynı sayılır. Yumurta akı, şeker,nişasta ve unla hazırlanıyorlar. Püf noktası pişirme sonrası süreçte, çok hızlı hareket edilip, şekillendirmek gerekiyor, yoksa kurabiye hemen sertleşiyor ve kırılıyor, bu nedenle az sayıda pişirmek veya yanınızda birini bulundurmak sorunu çözer. Ben yalnız olduğum için önce 4 adet pişirdim, 2.sinden sonrasına yetişemeyince, 3’lü denedim ve en son ziyanı önlemek için 2’şer 2’şer pişirip şekillendirdim. Tabi bu süreçte ellerinizin biraz yanması normal olacak. Çünkü fırından çıkmış sıcacık kurabiyelerin arasına mesajları koyup, katlamak ve bardak ağzı yardımıyla klasik şekli vermek gerekecek. Tarif sıkıntılı gibi gelmiş olabilir ama sonuç çok keyifli olacağı için denemeye değeceğini söyleyebilirim. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:
– 2 adet yumurta akı
– 2 yemek kaşığı sıvıyağ
– 2 çay kaşığı mısır nişastası
– 2 çay kaşığı su
– 4 yemek kaşığı toz şeker
– 4 yemek kaşığı un
– 1/2 çay kaşığı vanilya özü
– Çok az tuz
– Mesaj kağıtları

Yapılışı:

Kurabiye hamurunu hazırlamak için 2 ayrı karışım yapıyoruz. 1. karışımda yumurta akları, vanilya özü (likit vanilya kullanmıyorsanız, toz vanilyayı diğer karışım için ayırın) ve tuzu yumurtalar kar kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. Ayrı bir kapta sıvıyağ, su ve tozşekeri karıştırıp, un ve mısır nişastasını (toz vanilya kullanıyorsanız bu aşamada ekleyin) ilave edip çırpıyoruz. Daha sonra bu iki karışımı biraraya getiriyoruz ve spatula yardımı ile yumurtaların köpüklerini söndürmeden karıştırıyoruz.
Fırın tepsimizin tabanına yağlı kağıt serip, yine de hafifçe yağlıyoruz (fırın tepsisinin ters olarak kullanıldığını da okumuştum bazı tariflerde ancak ben normal kullandım). Karışımımızdan 1’er tatlı kaşığı alıp, tepsimize oldukça ince şekilde 10’ar santim büyüklüğünde yayıyoruz. Önceden ısıtmış olduğumuz 180 derece fırında 5-6 dakika kenarları hafifçe renk değiştirene kadar pişiriyoruz. (Her seferinde 2-3 adet pişirilirse şekil vermek daha kolay olacaktır) Sonra çok hızlı bir şekilde dairelerin ortasına mesaj kağıtlarını koyup ikiye katlayıp, yarım daire elde ediyoruz ve dairenin düz tarafından iki ucunu biraraya getirir gibi katlıyoruz ve bir bardağın ağız kısmında soğumaya bırakıyoruz. Tüm hamurumuzu aynı şekilde hazırlıyoruz. Ben bu ölçülerle ziyan olanlarla birlikte 20 adet kurabiye hazırladım. Afiyet olsun…

Şans Kurabiyesi ( Fortune Cookies)

>YİNE KANEPE TARİFLERİ

5 Şub

>karışık kanepe-1

Bu tarifle birlikte elimdeki kanepe tarifleri bitiyor. Artık yenileri yeni buluşmalar için hazırlanıp, tarifleri paylaşılacak. Bugünün tarifleri de nişan davetinden ve Hüner Teyzemizden. Sanırım kanepe hazırlamak isteyen biri için yeterli ve pratik seçenek oluştu blogda. Gerçi kanepe hazırlamakta sınır yok ama klasik tarifler ve fikirler sıralanmış oldu.

Maalesef fotoğraflar çok iyi değil ama ışık yetersizliğinden çekebildiğim en düzgün fotoğraflar bunlar çıktı. Ayrıca bu tarifler için malzeme listesi vermeyeceğim. İstediğiniz adete göre ayarlayabilirsiniz.
Yukarıdaki fotoğrafta 4 çeşit kanepe bulunuyor. Hepsi tost ekmeğine hazırlanmış, kenarları kesilen tost ekmekleri üçgen kesilerek hazırlanmışlar.
1. çeşidimiz krem peynir (labne) sürülmüş ekmek dilimin üzerine minik salam dilimi rulo yapılarak kürdanla tutturularak hazırlanıyor.
2. çeşidimiz muhammaralı, muhammara sürülmüş ekmek dilimlerinin üzerine sıkma aparatıyla labne peyniri sıkılarak hazırlanıyor.
3. çeşidimiz yeşil zeytinli, yeşil zeytin ezmesi sürülmüş olan ekmek dilimlerinin üzerine biberli zeytin dilimleri konularak hazırlanıyor.
4. çeşidimiz ise zeytinli-kaşarlı, siyah zeytin ezmesi sürülen ekmeklerin üzerine minik kaşar dilimleri rulo yapılarak kürdanla tutturularak hazırlanıyor.
Alttaki fotoğrafta yeralanlar ise sakallı sandviç ismiyle tanınan peynirli minik sandviç kanepeler. Bunlar minik sandviç ekmekleri ile hazırlanıyor. Bu ekmeklerin kendiniz yapabileceğiniz gibi, büyük market ve pastanelerden temin edebilirsiniz. Bizim sakallı sandviçlerin bir kısmı ince kıyılmış maydanozlu, diğer kısmı ise ince rendelenmiş kaşar peynirli. Arası kesilen minik tombik ekmeklerin içine ezilmiş beyaz peynir ile krem peynir karışımı sürdükten sonra, etrafını kaşar peyniri rendesi veya kıyılmış maydanoz ile kaplıyoruz. Afiyet olsun…

Sakallı kanepeler

>ESRA’NIN BABY SHOWER BRUNCHI

3 Şub

>Masa

Geçen sefer yeniyıl konsepti ile bende gerçekleşen “altın kızlar” buluşması bu defa Esra‘daydı. Geçtiğimiz cumartesi Esra’nın 1 ay sonra kucağına alacağı prensesi için buluştuk. Toplantımızda biraz değişiklik yapıp, buluşmayı kahvaltı olarak organize ettik. Ancak kuşluk vakti başlayıp, öğleden sonra geç saatlerde zoraki dağıldığımız buluşmamız, yapılan yiyeceklerin de etkisiyle tam anlamıyla bruncha dönüştü. Önümüzdeki birkaç toplantının da konsepti “baby shower – hoşgelesin bebek” konulu olacak. Bu sayede hazırlıklar konusunda hepbirlikte deneyimlerimizi arttırmış olacağız. Eminim kahvaltımızda olduğu gibi harika hazırlıklar yapılacak yine.
Esra BS
Karnı burnunda Esra, boş durmamış bolca hazırlık yapmıştı. Hem evini, hem masamızı pembe pembe süslemişti.

Esra BS

Bunların yanısıra ev yapımı pesto sos ve acuka yapmış ve peynir ekleyerek simit kanepeleri hazırlamıştı. Ayrıca grubun hamileleri unutulmamış ve çayın yanısıra doğal meyve suyu da masamızda hazırdı. Esra tüm uyarılarımıza rağmen, bu hazırlıkların yanısıra bir de tiramisu yapmıştı. (maalesef hepimiz unutmuşuz görüntülemeyi)

Esra BS

Buluşmamıza katılamayan pastacılar ve katılan hamile pastacı nedeniyle bebek kurabiyelerini ve pembe krema ile süslenerek konsepte uyum sağlayan brownieyi Hünerli Müge hazırlamıştı.

Esra BS

Bir kaç gündür düşünüyorum, tanıdığım en maarifetli insanlar listesinde Münevver Abla da yeralıyor, resim gibi kivi reçeli ve harika ayva reçeli onun eseri. Süt reçeli ise Selen’den, o da nefisti, brioche ekmeği ile ne kadar yediğimi hatırlamıyorum:)

Esra BS
Gelecek buluşmanın evsahibi olacak olan Bahane Mügeciğim, sofraya oturduğumuzda hala sıcak olan dereotlu-havuçlu poğaçayı yapmıştı. (tarifini beklemekteyim). Hünerli Mügeciğim de kurabiye ve brownie hazırlarken hızını alamamış bir de domates soslu biber kızartması yapmıştı. (kızartmayı isteyen ben olduğum için ayrıca teşekkürler Müge)
Esra BS
Patatesli ekmek de süt reçeli gibi Selen’den, patatesle yapılan pek çok ekmek gibi, çok lezzetli ve doyurucu bir ekmekti. Brioche ekmeği ise benim yaptığım ve yakında paylaşacağım bir tarif.
Esra BS
Yukarıda saydıklarımın yanısıra Pınar’dan patlıcan salatası ve benden uğur böcekli kanepe menünün diğerleriydi.
Uzun günde bol bol sohbet edip, keyifle yeyip, içtik, zamanın nasıl geçtiğini anlamadık, Esra’nın bebeğini sağlıklıca kucağına almasını dileyerek, bir sonaraki buluşmaya gün saymaya başlıyorum….
Daha fazla fotoğraf burada…
Masa