Arşiv | Haziran, 2011

CEPLİ PEÇETE KATLAMA – 2

16 Haz

Peçete Katlama

Yine bir peçete katlama ile sayfam güncelleniyor. Sırada yazılacak 2 sofra daha ve çok sayıda tarif var. Sofralardan biri bizim evde gerçekleşen bir çay daveti, diğeri ise bir baby shower buluşması. Onlardan önce son kahvaltı soframızda yeralan peçete katlamayı paylaşmak istedim. Ben masa düzeninde cepli olarak kullanmadım ama daha önce yılbaşı soframızda yaptığım gibi çatal-bıçak servislerini peçetenin içine koymanız mümkün. Ayrıca benim yaptığım gibi kelebek veya başka bir süslü mandal veya çiçek kullanabilirsiniz. Peçete katlama aşamaları aşağıda…

Peçete Katlama

Öncelikle 4’e katlanmış peçeteyi (peçeteniz benim ki gibi nakışlı ise 2. aşamada olduğu gibi iç tarafa getirin) 1. ve 2. katını üçgen olacak şekilde ortaya katlayın. Daha sonra peçetenin ters tarafını çevirin.

Sonraki aşamada aşağıda görüldüğü gibi, sağından ve solundan eşit 3 parça gibi düşünerek üst üste katlayın. Ön tarafını çevridiğinizde peçetemiz hazır. Keyifli sofralar…

Peçete Katlama

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR

13 Haz

Zeytinyağlı Enginar

Enginarda yazın vazgeçilmezlerinden, çok lezzetli ve faydalı olan bu sebzenin aslında bir mevsimi olmadığını tesadüfen tv’den öğrendim. Ülkemizde farklı bölgelerde yetişen enginarların şubat ve ekim ayları arasında çıktığını, sadece 3 ay taze enginar olmadığını öğrenince şaşırdım. Karaciğere iyi geldiğini pekçoğumuz biliyoruz, bunun yanısıra, kalbe ve safra kesesine de iyi geliyormuş, ayrıca kanı temizleyen bu şifalı sebze yorguluğu da gideriyormuş.

Mevsiminde tazesini yapmanın yanısıra, buzluğumda da bulunduruyorum enginarı. Dolmasından çok bu tarifle pişiriyorum. Tarif Hatsum’dan, son 1-2 kez yapışıma kadar her seferinde nasıl yapıyorduk diye arıyordum ama bloga ekleyerek tarifi bu sıkıntıdan kurtardım Ablamı:) Tarif kolay, niye takıldığımı merak edenler olabilir ama bazen oluyor, her zaman ulaşabileceğiniz bir kaynak olunca kayıt yapmıyorsunuz. Tarife geçmeden önce son nokta olarak tarifte, bütün soğan yerine arpacık soğan kullanabileceğinizi belirteyim. Umuyorum yaz bitmeden 1-2 enginar tarifi daha ekleyeceğim. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler : (4 kişilik)

– 5 adet enginar
– 1 büyük boy kuru soğan
– 4-5 adet ufak boy taze patates
– 2 havuç
– 1 adet kırmızı biber
– 1/2 su bardağı bezelye
– 2 çorba kaşığı un
– 1 çay bardağı zeytinyağı
– 1 tatlı kaşığı tozşeker
– 1 limonun suyu
– 9-10 dal dereotu
– Tuz

Yapılışı:

Öncelikle enginarlarımızı limonla ovup, 5-6 üçgen dilim olacak şekilde kesiyoruz ve derin bir kapta limon suyu ve un ilave edilmiş suyun içinde bekletiyoruz. Bu sırada kırmızı biberlerimizi küp veya halka şeklinde doğruyoruz, soğanımızın ve havuçlarımızın da kabuklarını soyup halka şeklinde doğruyoruz. Taze patateslerimizi yine halka şekilde doğrayıp, tencerimize soğan, havuç, biber enginar ve patates olarak 2-3 kat sıra olacak şekilde diziyoruz. Üzerine 1,5 su bardağı soğuk su, 1 çay bardağı zeytinyağı, şeker ve tuz ilave edip kapağı kapalı olarak 25-30 dakika pişiriyoruz. Yemeğimiz biraz ılınınca dereotunu kıyıp üzerine serpiştiriyoruz. Soğuk servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

Zeytinyağlı Enginar

KABAKLI DEREOTLU OMLET

9 Haz

Kabaklı ve dereotlu omlet

Bir önceki yazımın tek tarifi kabaklı, dereotlu omlet. Haftasonu gelmeden yazmak niyetindeydim, bu yönde okuyucu yorumları da gelince hemen paylaşmak istedim. Omlet daha önce yazdığım gibi bizim evde kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi, sayfamda 3 farklı omlet tarifi paylaşmıştım, evde blogdaki tariflerin yanısıra, sık sık otlu (taze veya kuru otlarla) peynirli veya sucuklu omlet yapıyorum, bir de söylemem gerek ki ben patatesli omleti çok seviyorum, onu da yapmaya çalışıyorum eşim için arka sıralarda gelse de…

Sebzelerle biraraya gelince yumurta daha besleyici ve doyurucu oluyor ben de hafif tatlı lezzeti ile kabak ile yaptım bu defa, biraz havuç da ekleyecektim ama zaman sıkışınca unutmuşum, siz karışık olarak veya seviyorsanız tek başına havuçla da yapabilirsiniz. Bir diğer planım da sunum ile ilgiliydi, arasına rende kaşar serpiştirerek rulo haline getirmek niyetindeydim omleti, ancak biraz kalın gelince kıvrılmadı ben de katlayarak hazırladım, siz benim ölçülerimle oynayarak, daha ince bir omleti rulo şeklinde hazırlayabilirsiniz. Haftasonu kahvaltınız için partik tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 5 yumurta
– 1 adet büyükce kabak
– 7-8 dal dereotu
– 1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
– 1/2 çay kaşığı tuz
– 1/2 çay kaşığı karabiber
– 1 çay kaşığı tereyağ
– 1 yemek kaşığı zeytinyağ

Yapılışı:

Kabağımızın kabuğunu soyup, iri şekilde rendeliyoruz ve zeytinyağında suyunu çekene kadar karıştırarak pişiriyoruz. (suyunu çekene kadar yeterli, iyice kavrulmasına gerek yok) Derin bir kasede yumurtalarımızı çırpıyoruz, içine tuzumuzu ve karabiberimizi, kıyılmış dereotumuzu ekleyip iyice karışmasını sağlıyoruz. 25 cm çapında bir tavada tereyağımızı eritip, kabaklarımızı ve hemen arkasından yumurta karışımımızı ekliyoruz ve karıştırdıktan sonra pişmeye bırakıyoruz, alt yüzey pişince diğer tarafını çevirip, pişiriyoruz. Ocaktan alıp, omletin üzerine kaşar peyniri rendemizi serpiştirip, rulo şeklinde sararak veya ikiye katlayarak hazırlıyoruz. Dereotu ile süsleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

SON KAHVALTI SOFRAMIZ

7 Haz

Kahvaltı sofrası

Son kahvaltı soframız diye başlık atınca bir düşündüm, şimdi bu sofradan sonra hiç kahvaltı etmemişiz gibi bir anlam çıkacak diye, sonra da aslında çok yanlış olmadığını, 19 mayısda kurduğum bu sofradan sonra sadece 2 kez masada kahvaltı ettiğimizi farkettim. Hafta içi koşturmacayla işe gittiğimiz için evde kahvaltı sofrası kurulmuyor, eşim kendine birşeyler hazırlıyor ben de genelde sandviç, tost gibi şeyleri hazırlayıp yanıma alıyorum ve işte kahvaltı ediyorum ama evden çıkmadan biraz süt içip, ufak bir meyveyi yiyorum. Geçen sürede haftasonlarında da evde çok fırsat olmamış, gerçi balkon sezonunu açtığımız için 2 kez balkon sefası yapmışız ama o kadar diğer günler de ya evde tost yemişiz(acelemiz olduğu için) veya dışarda kahvaltı etmişiz. Tabi konumuz bizim kahvaltı yapma bilançomuz değil:) Ama çalışan pekçok insanın evinde durumun benzer olduğunu düşünüyorum. Haftaiçi iş telaşı, haftasonu da sokak işleri derken benim için en keyifli öğün pratikleştiriliveriyor.

Neyse gelelim bu yazımın konusu sofraya, çok eski ve çok yakın arkadaşlarımdan Ela ve eşi Emin’i uzun süredir davet etmek istiyordum, niyetim akşam yemeği idi, ama onların programı, bizim durumlar derken olmadı ve sonunda ektra hiçbir şey yapmama sözü ile kahvaltı için sözleştik. Ben de sözümü tuttum ve kahvaltılıklarla sınırlı kaldım.

Kahvaltı kolaj

Evimizde başlayıp, Cadde’de keyifli bir yürüşle devam eden günümüzde, soframızda yukardaki kolajda görülenler vardı. Peynir tabağı, zeytin çeşitleri, reçeller, domates-salatalık ve taze kekik, meyve tabağı, kuru meyveler ile ceviz, badem, fındık üçlüsü.

Kabaklı ve dereotlu omlet

Bizim için tatil günlerinin vazgeçilmezi olan omleti bu defa kabaklı ve dereotlu olarak hazırladım ve arasını kaşar peyniri ile doldurdum.

Ekmek

Ela ile konuştuğumuzda tek istek konusu ekmek oldu, o da benim kendimi yormayacağım sözü ve ekmek makinesinde pişirme koşulu ile. Ben de öyle yaptım, makineyi ayaralayarak sabaha kurdum mis gibi ekmek kokusuna uyanalım diye. Ekmeğimizi de ay çekirdekli ve cevizli olarak tam buğday unu ile yaptım. (Ekmek makinesi üzerine ve benim sıkça yaptığım ekmekler için ayrı bir yazı hazırlamayı düşünüyorum) Kolajdaki diğer fotoğraflar ise annemin yaptığı haşhaşlı çörek ve çeşnili zeytinyağı ile sunduğum zeytinli ekmek küplerine ait.

Kimyonlu Domates

Bizim evin özellikle yaz aylarındaki diğer vazgeçilmezi de kimyonlu domates, genelde yaz aylarında Çanakkale domatesi ile yapıyorum ama 1-2 aydır kayınvalidemin pazardan aldığı mis kokulu salkım domateslerle de çok lezzetli oluyor, hala denemediyseniz pratik tarif burada… Afiyet olsun…

Not: Kahvaltı soframızın tek tarifi olan omleti ve peçete katlama yazılarını yakında ekleyeceğim.

Kahvaltı sofrası

ETLİ BEZELYE YEMEĞİ

2 Haz

Etli Bezelye

Yaz gelemese de bu yıl, yazlık sebzeler ve meyveler, manav ve pazar tezgahlarındaki yerlerini aldılar. Bunlardan biri de bezelye. Baklagil ailesinin bu lezzetli üyesini kışın konserve ve dondurulmuş olarak tüketiyoruz. Yazın ise taze taze zeytinyağlı ve etli yemeğini salatasını yapabiliriz. Gerçi geçen yaz buzluğa koyup dondurmuş ve kışın tüketmiştik ama bu yıl henüz fırsatım olmadı, belki bitmeden yakalarım. Eğer imkanınız varsa size de tavsiye ederim konservesi yerine dondurulmuşunu, bir de kendiniz hazırlasız harika olur.

Bezelye protein, lif, A, B, ve C vitaminleri, folik asit, kalsiyum ve demir içeren bir sebze. Pek çok yemek ve salatanın içinde yerini alan, garnitür olarak tükettiğimiz, püresini, salatasını yaptığımız lezzetli bir seçenek. Ben de mutfağımda bu tarifle yemeğini yapıyorum. Bazen tamamen zeytinyağlı (et olmaksızın), bazen böyle etli, bazen et yerine tavukla. Yanına benim tercihim bulgur pilavı olsa da bazen eşimin isteği ile pirinç pilavı ve ayran ile harika bir öğün oluyor. Bezelyeyi garnitür olmaktan çıkarıp, hakkını veren kolay tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 250 gr kuşbaşı et
– 500gr bezelye
– 1 adet kuru soğan
– 3 diş sarımsak
– 2 adet havuç
– 1 orta boy patates
– 2 yemek kaşığı zeytinyağı
– 1 yemek kaşığı salça
– 2 adet domates
– Tuz, karabiber ve pulbiber
– 5-6 dal dereotu

Yapılışı:

Derin bir tencereye zeytinyağımızı ekleyerek etimizi suyunu önce salıp, sonra çekinceye kadar pişiriyoruz. Daha sonra doğranmış soğan ve sarmısaklarımızı ekleyip, biraz daha kavuruyoruz ve kabuklarını soyup, küp küp doğradığımız domatesleri ve salçamızı ilave ediyoruz. 2-3 dakika da bu şekilde pişirdikten sonra yine küp şeklinde doğradığımız patates ve havuçlarımızı ekliyoruz. Son olarak bezelyelerimizi (dondurulmuş veya taze) ilave edip, 3 bardak kaynamış su ile birlikte tuz, karabiber, kırmızıbiber ilavemizi yapıyoruz ve 30 dakika kadar kısık ateşte pişiriyoruz. Servis sırasında üzerine ince kıyılmış dereotumuzu serpiştiriyoruz. Afiyet olsun…

Etli Bezelye