Arşiv | Ana Yemek RSS feed for this section

ETLİ BEZELYE YEMEĞİ

2 Haz

Etli Bezelye

Yaz gelemese de bu yıl, yazlık sebzeler ve meyveler, manav ve pazar tezgahlarındaki yerlerini aldılar. Bunlardan biri de bezelye. Baklagil ailesinin bu lezzetli üyesini kışın konserve ve dondurulmuş olarak tüketiyoruz. Yazın ise taze taze zeytinyağlı ve etli yemeğini salatasını yapabiliriz. Gerçi geçen yaz buzluğa koyup dondurmuş ve kışın tüketmiştik ama bu yıl henüz fırsatım olmadı, belki bitmeden yakalarım. Eğer imkanınız varsa size de tavsiye ederim konservesi yerine dondurulmuşunu, bir de kendiniz hazırlasız harika olur.

Bezelye protein, lif, A, B, ve C vitaminleri, folik asit, kalsiyum ve demir içeren bir sebze. Pek çok yemek ve salatanın içinde yerini alan, garnitür olarak tükettiğimiz, püresini, salatasını yaptığımız lezzetli bir seçenek. Ben de mutfağımda bu tarifle yemeğini yapıyorum. Bazen tamamen zeytinyağlı (et olmaksızın), bazen böyle etli, bazen et yerine tavukla. Yanına benim tercihim bulgur pilavı olsa da bazen eşimin isteği ile pirinç pilavı ve ayran ile harika bir öğün oluyor. Bezelyeyi garnitür olmaktan çıkarıp, hakkını veren kolay tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 250 gr kuşbaşı et
– 500gr bezelye
– 1 adet kuru soğan
– 3 diş sarımsak
– 2 adet havuç
– 1 orta boy patates
– 2 yemek kaşığı zeytinyağı
– 1 yemek kaşığı salça
– 2 adet domates
– Tuz, karabiber ve pulbiber
– 5-6 dal dereotu

Yapılışı:

Derin bir tencereye zeytinyağımızı ekleyerek etimizi suyunu önce salıp, sonra çekinceye kadar pişiriyoruz. Daha sonra doğranmış soğan ve sarmısaklarımızı ekleyip, biraz daha kavuruyoruz ve kabuklarını soyup, küp küp doğradığımız domatesleri ve salçamızı ilave ediyoruz. 2-3 dakika da bu şekilde pişirdikten sonra yine küp şeklinde doğradığımız patates ve havuçlarımızı ekliyoruz. Son olarak bezelyelerimizi (dondurulmuş veya taze) ilave edip, 3 bardak kaynamış su ile birlikte tuz, karabiber, kırmızıbiber ilavemizi yapıyoruz ve 30 dakika kadar kısık ateşte pişiriyoruz. Servis sırasında üzerine ince kıyılmış dereotumuzu serpiştiriyoruz. Afiyet olsun…

Etli Bezelye

KEKİKLİ VE NOHUTLU ŞEHRİYE PİLAVI

3 May

Kekikli şehriye pilavı

Zamanın akışına kapılmış bir durumdayım. İyi şeyler, tatsız şeyler, heyecanlar derken yine yazı arası açılmış, sanmayın ki tarifsizlik nedeniyle yazmıyorum, beni daha suçlu yapacak ama tarif çok ama yazan yok oluyor genelde, ama yazma isteği çok…
Bahanelerimi boşverip yeni tarifimden bahsedeyim. Arpa şehriyeyi ağırlıklı olarak pirinç pilavı yaparken kullanırız. Sadece şehriye ile yapılan pilav çok yaygın değildir mutfaklarımızda, oysa ki şehriye pilavı da pek çok farklı ilave ile değişik hazırlanabilecek bir yemek. Daha çok da tavuk ile hazırlanır bilenlerin mutfağında. Ben bugün biraz daha farklı bir tarifi paylaşacağım ama sotelenmiş tavuk göğsününde bu tarife eklenebileceğini ve çok da lezzetli olacağını belirtmeliyim. Pilavı bu şekilde hazırlayıp, tavuk veya etle hazırlanmış ızgara, kavurma, sote gibi eklemelerle lezzetli bir öğün oluşacağı da kesin. Pratik ve lezzetli tarifimiz de şöyle;

Malzemeler:

– 1,5 su bardağı arpa şehriye
– 2 adet orta boy domates
-1 çay bardağı haşlanmış nohut
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 tatlı kaşığı kekik
-1 adet yeşil biber
– 1 adet kırmızı biber
-Tuz ve pulbiber

Yapılışı:

Domatesimizin kabuklarını soyup, ufak küpler halinde doğruyoruz. Zeytinyağını pilav tencerimize alıp, yine küp küp doğradığımız kırmızı ve yeşil biberimizi hafifçe pişirdikten sonra domateslerimizi ve kekiği ekliyoruz. Birlikte 1-2 dakika kavrulduktan sonra arpa şehriyemizi ilave edip 4-5 dakika kavuruyoruz. 2,5 su bardağı kaynamış suyu, tuzunu ve acı isteğimize göre pulbiberini ve son olarak da haşlanmış nohutunu da ekleyip, tencerimizin ağzını kapatarak şehriyeler suyu çekene kadar pişiriyoruz. Sıcak olarak servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

Kekikli şehriye pilavı

>KIYMALI RULO TAKO (ROLL TACO)

21 Oca

>Rulo Taco

Tako (taco) meksika mutfağına ait bir lezzet. Tortilla ekmeğinin içine çok çeşitli içlerin konulup, yarım kapatılarak hazırlanan bir tarif. Meksika mutfağını çok seven bir olarak blogda daha önce de 1-2 tarife yer vermiştim. Meksika mutfağına ait bir klasik olan fajita ve nachos tariflerimi linkte bulabilirsiniz. Sayfamda fajita tarifi tavuk olarak bulunuyor, aynı tarifi kırmızı et ile de yapabilirsiniz. Ben de İtalyanca grubum için hazırladığım takoları kıymalı olarak yaptım. Yalnız yenmesi daha kolay olsun diye rulo olarak hazırladım. Siz tarifi uygularken klasik sunumuyla yani yuvarlak tortillanın yarısına iç malzemesini koyup, diğer yarısını üzerine kapatarak hazırlayabilirsiniz. Gerçi iç malzemesi o kadar lezzetli ki her şekilde tüketilir. Takonun iç malzemesini önceden hazırlamakta mümkün. Ben de bu davet için öyle yaptım, içi 1 gün önceden pişirip buzdolabına kaldırdım ve buluşma saatine yakın ısıtıp, ruloları hazırladım. Tabi sıcak kalmasını sağlamak için ısıtmalı bir servis tabağı veya nihale kullanmak daha iyi olur. Bir de maalesef benim tortillalarım çok taze çıkmadı, zaman sıkıntısı nedeniyle de yeniden alamadım, rulo yaparken biraz yırtılmalar oldu, ama lezzetini etkilemedi.
Takoyu benim yaptığım gibi, kıymalı yapabileceğiniz gibi, tavuklu, ıspanaklı, karışık sebzeli ve peynirli olarak ve hatta deniz mahsülleri ile de yapabilirsiniz. Davet masalarında doyurucu, şık ve lezzetli bir seçenek olacağı gibi, başlı başına da bir menü olabileceğini belirtmeliyim. Pratik ve lezzetli tarifimiz şöyle;
Malzemeler:

– 3 adet tortilla ekmeği
– 300 gr kıyma
– 1 adet kuru soğan
– 3-4 diş sarmısak
– 1 adet yeşil biber
– 3 adet domates
– 1 çay bardağı meksika fasülyesi (konserve olarak bulabilirsiniz)
– 2 yemek kaşığı jalapeno turşusu(büyük marketlerde bulabilirsiniz)
– Tuz, karabiber, kırmızı biber
– 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
– 1 yemek kaşığı zeytinyağı
– Servis için kornişon turşu ve mısır taneleri
Yapılışı:

Tokomuzu hazırlamaya iç malzemelerimizi pişirerek başlıyoruz. Derince bir tavada zeytinyağı ile birlikte önce kıymamızı pişiriyoruz, sonra doğranmış kuru soğanımızı, daha sonra ezilmiş veya ufak doğranmış sarmısaklarımızı ekliyoruz. Daha sonra ise, yine ince kıydığımız yeşil biberimizi ekliyoruz. Malzemeler pişerken, kabuklarını soyarak ufak küpler şeklinde doğradığımız domatesleri ilave ediyoruz. (Ben yazdan buzluğa koymuş olduğum Çanakkale domateslerimi kullandım, kış domatesi kullanırsanız biraz salça da ekleyebilirsiniz.) Domateslerimiz de pişince baharatlarımızı ve tuzumuzu ayarlayıp, meksika fasülyesini ve en son jalapeno turşumuzu ekliyoruz. (Baharatları eklerken çok acı olmamasına dikkat edin jalapeno da acı bir biber türü olduğu için yenmeyecek hale gelmesin. Tabi acı yapmak istemezseniz, jalapeno kullanmayabilirsiniz.) 1-2 dakika sonra da içimizi ocaktan alıyoruz ve biraz ılımasını bekliyoruz. Her bir tortillla ekmeğimizi 6 eşit üçgen olacak şekilde kesiyoruz. Üçgenlerin geniş kısmına önce içimizden sonra ise kaşar peyniri rendesinden koyup rulo yaparak sarıyoruz. Toplam 18 rulo takoyu hazırlayıp, sıcak kalmasını sağlamak için ısıtmalı nihale üstüne veya ısıtmalı servis tabağına alıyoruz. Süslemek ve servis için kornişon turşu ve mısır taneleri kullanıyoruz. Afiyet olsun…
Not: Merak etmeyin bu davet sofrasının tarifleri bitiyor, sonra yepyeni tarifler ve sofralardan yazacağım.

taco

MANTAR SOSLU VE ROKFOR SOSLU BONFİLE ve ET NASIL PİŞİRİLİR?

9 Ara

biftek

Bu yazıya başlamadan önce, blogun alan adını(http://www.neslos.com/) hayata döndürdürmek için uğraştım, çok teknolojik bir insan olmayınca böyle şeyler sorun oluyor. 1 hafta önce yapılan bazı ayar değişiklikleri nedeniyle alan adım çalışmadı, ben de bekleme süresinde (kendilerinin çözeceğini düşünmüştüm) http://www.alacarte-neslos.blogspot.com/ adresine aktardım sayfamı ama düzelme olmadığı gibi, bir bilgilendirme de olmadı, ben dünden beri nette yaptığım araştırmalarla çözüm önerilerini deneye yanıla tekrar sayfayı aktif hale getirdim. Bu süreçte de blogumu çok sahiplendiğimi, böyle sorunlarında beni çok sıktığını bir kere daha anladım.

Bir önceki yazımda bahsettiğim ev partisi tariflerine geçmeden önce eskiden kalma bir tarifi yazıyorum yine. Ama yeni yıl gelmeden eskileri bitirip parti davetini paylaşmayı istiyorum 2011 kutlamalarını evde yapacaklara güzel ve pratik önerilerim var çünkü. Kendi kendime de “ha gayret Neslihan az kaldı yeni yıla, geçen yılbaşı tariflerini yazmaya devam et dedim” yani sizler de kurabilirsiniz aynı cümleyi:)
Olaya iyi tarafından bakarsak et pişirmek üzerine bilgiler aktaracağım ve kendi sevdiğim 2 bonfile sosunun tarifini aktaracağım.

Konumuz bonfile, et pişirmek de incelikli işlerden bence, dinlendirilmesi, marine edilmesi, hangi bölgesinden olduğu, etin sıcaklığı, tavanın sıcaklığı, tavanın cinsi gibi konular önemli. Çekirdek ailemiz çok etcil olmadığı için et yemekleri genelde davet akşamlarında pişiriliyor, bu nedenle de çok fazla iddiam yoktur ama lezzetli bir eti anlarım. Tabi yanlış anlaşılmayayım, kendimiz için de küçük mutfağımda fajita (linkdeki tarif tavukla ama genelde etle yapıyorum evde) pratik tavuğumun etli hali ve beef strogonof (yakında siteye eklemek istiyorum) yapıyorum. Buraya yazacaklarım kendi sınırlı tecrübelerim ve işin ustalarının yorumlarının karışımı olacak.

Et hayvanın sırt bölgesinden ise yüksek ısıda kısa süreli pişirme (döküm tava kulanılarak), diğer hareketli bölgelerinden ise düşük ısıda uzun süreli pişirme (fırında ) öneriliyor. Ben de bonfileyi (sırt bölgesi olduğu için) pişirmek için döküm tava kullandım, kasabımıza kişi başı 200 gr olacak şekilde dilimletip, hafifçe dövdürdüm (çok ince olmamasına dikkat ettim, etin sert ve kuru olmaması için) eti pişirmeden 1 saat önce oda sıcaklığına çıkardım. Ailecek pişkin et sevdiğimiz için çok kalın kesilmemiş (kalın kesilmiş bonfilelerin üzerine çizikler atmanız pişmesini kolaylaştıracaktır) bonfileleri her iki taraflarına tuz ve karabiber serpiştirdikten sonra, ocakta iyice ısıttığım ve fırça yardımı ile çok az zeytinyağı sürdüğüm tavaya attım. Etin dış yüzeyi tavanın sıcaklığı ile hemen kavruldu (buna mühürleme deniyor) ama pişmenin tamamlanması için etin her iki tarafını 6’şar dakika pişirdim. Hazırladığım soslarla servis yaptım.

İsterseniz eti önceden marine de edebilirsiniz. Zeytinyağı, biberiye, tuz ve karabiber karışımında 1 gece bekletebilirsiniz. Biberiye aromasının zeytinyağı ile iyice yoğunlaştığını geçen yaz öğrendim. Marine işlemini damak tadınıza göre çeşitlendirebilirsiniz.
Soslarımızın tarfi ise şöyle;

MANTAR SOS

DSCN7052
Malzemeler:

– 200 gr mantar
– 1 tatlı kaşığı tereyağ
– 1 büyük boy kuru soğan
– 1 yemek kaşığı soya sosu
– 100 ml krema

Yapılışı:

Bir sos tavasında tereyağımızı eritip ufak doğradığımız soğanları soteliyoruz ve doğradığımız mantarlarımızı (fazla ufaltmadan) ekliyoruz. Mantarlar pişince soya sosunu ekleyip, hafif çektiriyoruz ve kremamızı ekleyip, 1-2 dakika kaynatıp, ocaktan alıyoruz. (Krema miktarını damak tadınıza göre artırabilirsiniz.)

ROKFOR SOS

rokfor-sos

Malzemeler:

– 100 gr rokfor peyniri
– 1 tatlı kaşığı tereyağ
– 1/4 çay kaşığı karabiber
– 2-3 dal frenk soğanı (yoksa sade de yapabilirsiniz)
– 50 ml krema
– İnce kıyılmış maydanoz yaprakları (9-10 adet)

Yapılışı:

Tereyağımızı sos tavamıza alıyoruz ve erirken 7-8 parçaya böldüğümüz rokfor peynirini ekliyoruz ve kaşık yardımıyla ezerek erimesini sağlıyoruz. Kremamızı da ekleyerek, iyice karışmalarını sağlıyoruz. Sos kıvamı alana kadar kaynattıktan sonra karabiberimizi de ekleyip, ocaktan alıyoruz. Doğranmış frenk soğanımızı ve maydanozumuzu ekliyoruz.
Hem mantar sosu, hem de rokfor sosu kırmızı etin yanı sıra, tavuk için de hazırlayabilirsiniz. Ayrıca her iki sos da makarnanın güzel eşlikçisi olurlar, ayrıca rokfor sosa ceviz ilavesi çok yakışacaktır. Aşağıda benim tabağımı görüyorsunuz. Etime her iki sosdan da koymuştum, yalnız rokfor sosum çok sıcaktı sanırım, kıvamını kaybetmiş. Yemeğimiz de bonfilenin yanına basmati pirincinden safranlı pilav yapmıştım. Afiyet olsun…

soslu-biftek

FARKLI BİR BULGUR PİLAVI

26 Mar
Bulgur pilavını çok severim. Hatta bulgurdan yapılan yiyeceklerin hepsini severim desem yeridir. Pirinç pilavından daha çok tercih ederim ancak eşimin pirinç pilavını da çok seviyor olması nedeniyle her iki pilavda eşit miktarda pişer evimizde.
Bulgur pilavını genelde, yaz domatesi, yeşil biber, patates veya mercimek ile pişiririm. Daha çok da patates ile, yanında mis gibi bir ayranla çok güzel bir ikili oluştururlar. Ancak yakın zamanda denediğim bu pilavı eşim de ben de çok sevdik. Yanına pişirdiğim, Hatsum’un gönderdiği nefis mantarla yaptığım sote ile son derece lezzetli bir öğün oldu bize. Biz pilavı mantar ile yediğimiz için sucuk veya et pişirmedim, açıkcası pilavın çok da ihtiyacı olduğunu düşünmedim, ancak tadına zenginlik katmak isterseniz, et ve sucukla da harika olacağından eminim. Ayrıca benim yaptığım gibi, pilavın yanında, karamel kıvamında pişirilmiş kuru soğana “çıntar mantarı” ekleyerek soteleyebilir ve bu şekilde servis yapabilirsiniz. Gelelim tarifimize;

Malzemeler: (4 kişilik)

– 1 su bardağı bulgur
– 1 adet soğan
– 1 adet yeşil biber
– 1 adet kırmızı biber
– 2-3 diş sarmısak
– 1 tatlı kaşığı biber salçası
– 6-7 dal dereotu
– 1,5 çay kaşığı tuz
– 1/2 çay kaşığı karabiber
– Kekik, nane, kimyon ve zerdeçal (istediğiniz miktarlarda)
– 1 yemek kaşığı zeytinyağı
– 1/2 halka sucuk veya 20 gr küçük doğranmış et (isteğe bağlı)
– 1 tatlı kaşığı tereyağ
– 1 çay bardağı bezelye

Yapılışı:

Pilavımızı pişireceğimiz tencerede öncelikle 1 yemek kaşığı zeytinyağımız ile irice doğranmış soğanımızı kavuruyoruz. Kırmızı ve yeşil biberlerimizi de doğrayıp, onları da hafifçe kavuruyoruz. Sonra biber salçamızı ve doğranmış sarmısakları ekleyip, hemen arkasından bulgurumuzu koyuyoruz. Hepsi biraz kavrulduktan sonra 2 su bardağı kaynamış suyu ilave edip, pişmeye bırakıyoruz. İstersek, et veya sebze suyu da kullanabiliriz. Ocaktan almamıza yakın tuz ve baharatlarımız ile doğranmış dereotumuzu ekliyoruz son olarak tereyağını da ilave edip, ocaktan alıyoruz. Ayrı bir tavada pişirdiğimiz et veya sucuğu da servis öncesi pilav tenceremize ekliyoruz. Servis sırasında ise pilavın üstüne, hafifçe sotelediğimiz haşlanmış bezelyeleri döküyoruz. Afiyet olsun…

SOYA SOSLU KREMALI TAVUK (EN PRATİK YEMEĞİM)

20 Şub

En pratik yemeğimdir benim “soya soslu kremalı tavuk” aslında. Düşününce de şaşırdım bugüne kadar yazmamış olmama, ablamla konuşurken “senin tavuktan yaptım akşam” dediğinde farkettim ve ilk fırsatta bloga eklemeliyim bu hayat kurtaran pratik yemeği dedim. İşte o gün nihayet geldi:) Eminim bazılarınız benzer tarifler yapıyorsunuzdur ama bilmeyenler için çok faydalı olacağını düşünüyorum. Ben 10 yıldır yaparım bu tarifi, vaktim olduğunda sebzelerle (daha çok mantar, havuç, patates) zenginleştiririm, olmadığında ise aşağıda yeralan tarifle yapıp yanına pilav veya erişte ekleyerek bir öğünü hazırlamış olurum. Ben en pratik hali ile yazdım aynı çerçevede eti baharatlarla zenginleştip pişirerek soya sosu ve krema karışımını eklemek mümkün. Genellikle tavukla hazırladığım tarifi kırmızı etle uygulayabiliriz. Pratik tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (2 kişilik)

– 2 parça tavuk gögüs (kuşbaşı doğranmış)
– 2 yemek kaşığı soya sosu
– 100 ml krema
– 1 yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı:

Derin bir tavada eğer varsa wok tavada, kuşbaşı doğranmış tavuk göğsünü sıvıyağda suyunu bırakıp tekrar çekene kadar pişiriyoruz. Sonra soya sosumuzu ekleyip, tavuklarımız sosu çekmeye başlayınca, kremamızı ilave ediyoruz. Kremamız tamamen eriyip, kaynamaya başlar başlamaz tavamızı ocaktan alıyoruz. Yanında benim en çok yakıştırdığım safranlı pilav (yakında tarifini paylaşacağım) veya başka bir pilav veya erişte ile servis yapabiliriz . Afiyet olsun…

KISA BİR AÇIKLAMA VE BESMEÇ (BULGURLU KÖFTE)

11 Oca

2008 maalesef kötü bitti, bir süredir hastayım şu günlerde de iyileşme sürecim devam ediyor. Tüm geçmiş olsun dileği iletenlere teşekkür ederim, umuyorum önümüzdeki günlerde daha yi olacağım. Blogla fazla ilgilenemememin sebebi genel olarak rahatsızlığım, bir çoğunuzun sayfayı açıp aynı şeyleri görmekten sıkıldığınızı, yenilikler beklediğinizi biliyorum. En kısa zamanda bende tam olarak sayfama dönmeyi istiyorum. Aşağıdaki yazıyı daha önce hazırlamıştım ama yayınlama fırsatım olmadı, yazıda kasdedilen açıklama aslında bu satırlar değildi ama geçen zaman içinde durum örtüşünce yazıyı çok değiştirmeden, açıklamayı farklılaştırarak tarifimi yayınlamaya karar verdim. Benim de 2009’dan en büyük beklentim, sağlık ve hobilerim için enerji ve zaman…

Bu açıklamalardan sonra aslında bayramlık bir tarif olarak yazmayı planladığım besmeçten bahsetmek istiyorum. İç Anadolu’da kurban bayramlarında çok sık yapılan bir köfte çeşididir. İlk yediğim yer, annemin anneannesinin evi (yanlış yazmadım, rahmetli büyük anneannemiz 1-2 yıl daha yaşayabilseydi torununun torununu görecekti), bayram tatili nedeniyle memelekete gelmişiz ve bizim gibi şehir dışından gelmiş kuzenler, amca ve teyzelerle ev oldukça kalabalık ve eti eski usül tahtada satırla kıyma haline getirip öyle hazırlıyorlar besmeci, ben çocukken et yemeyi reddetmeme rağmen içindeki bulgur nedeniyle sevdiğimi hatırlıyorum. Sonraki yıllarda da aynı şekilde kurban bayramı sofralarımızda yerini aldı “besmeç”. Ben İstanbul’a taşınınca ve özellikle evlendikten sonra anne ve babaya sıkça sipariş edilen ve fazlası buzluğa stoklanan bir lezzet oldu. Eşimin doğumgününde de annem yapıp göndermişti. Kurban bayramına yetişmese de, sonrasında yapabileceğiniz, tadını severseniz bayramlarla sınırlamayacağınız bu besleyici köfte çeşidinin tarifi şöyle;

Malzemeler:

– 1 kilo yağsız veya çok az yağlı kıyma

– 2 su bardağı ince bulgur(köftelik)
– 3-4 adet soğan
– 1 domates ve 1 tatlı kaşığı salça
– 4-5 diş sarmısak
– 3-4 adet yeşil biber
– Yarım demet maydanoz
– 1 tatlı kaşığı pul biber
– 60 gr tereyağ
– Kimyon, karabiber ve tuz

Sosu İçin:

-3-4 adet domates
-2 diş sarmısak
-1 tatlı kaşığı sirke
-Tuz, karabiber
-1 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:
Büyükçe bir tepsi (yoğurmak için kullanacağız) içine kıymamızı ve ince rendelenmiş veya çekilmiş soğanlarımızı koyup karıştırdıktan sonra bulgurumuzu ekliyoruz ve yoğurmaya başlıyoruz. Yoğruma sırasında bir kase içinde bulunan su ile elimizi sık sık ıslatarak bulgurumuzun yumuşamasını sağlıyoruz. 10-15 dakika kadar yoğurduktan sonra, karışımımız macun kıvamı almaya başlayacaktır. Bu aşamadan sonra rendelenmiş domates, salça, ince çekilmiş veya doğranmış yeşil biber, dövülmüş sarmısak, tereyağ ve baharatlarımızı ekliyoruz. Son olarak ince kıyılmış maydanozumuzu da ekledikten sonra iyice karışana kadar yoğurmaya devam ediyoruz. Tüm malzemelerimiz bir bütün olunca köftemiz hazır olacak. Köftelerimizi hamburger köftesi büyüklüğünde hazırlayarak istersek teflon tava ile ocakta, istersek tepsiye dizerek fırında pişiriyoruz. İsterseniz çok miktarda hazırlayıp, pişirmeden buzluğunuzda saklayabilirsiniz. Servis önerisi olarak yukarıda malzemeleri yeralan sosu hazırlayarak (tüm malzemeleri sos tavasında kıvam alıncaya kadar pişirirerek) birlikte yiyebilirsiniz. Afiyet olsun…

TAVUKLU, ISPANAKLI VE MANTARLI KREP

12 Eyl
“Çok çalışmam lazım çok” sloganıyla yaşıyorum tatilden döndüğümden beri. Döneli neredeyse 2 hafta olacak ama içine girdiğim tempoda bir türlü istediklerimi tam olarak yapma fırsatı bulamıyorum. Sanırım tüm istediklerimi yapmak için doğa üstü güçlere ihtiyacım var. Aslında Tatlı Cadı gibi burnumu oynatarak istediklerimi yapmak veya Sabrina gibi iki parmağımı bir araya getirerek zamanı durdurabilmek isterdim, böylece kafamdakileri gerçekleştirmek daha kolay olurdu:) Şu aralar durumum gerçekten böyle, zaman yetmiyor, işteki yoğunluk, üstüne ramazan ve okul trafiğinde eve dönmek, evde bekleyen sorumluluklar… Tatilden döndüm ama anlıyorum ki şu sıralar tatil öncesinden daha yorgunum. Tabi bu durum ister istemez bloga da yansıyor. Bekleyen onlarca tarif, paylaşılacak tatil izlenimleri birikti, blogumu hayatıma paralel bir güncelliğe taşımam biraz zaman alacak ama kararlıyım yazacağım…
Gecikmiş yaz daveti soframızdan kalan krep tarifi ile durumu açıklamak istedim. Asıl niyetim tatil ve sonrasını anlatmaktı ama onlar bir dahaki yazıya kaldı.
Yaz soframızda hafif ve lezzetli şeylerle menü oluşturmayı amaçlamıştım, iftar sofraları için de aynı şey geçerli aslında, bütün gün aç kalan bedenimizi çok yormadan hafif, lezzetli şeylerle beslenmeliyiz. Bu krep de bence böyle bir yemek, yanına pilav, makarna istemeden tek başına ana yemek oluyor. Tarifimiz için buradaki krep hamuru tarifini ve beşamel sos tarifini kullanabilirsiniz. Krepin içini ise aşağıdaki şekilde hazırlayabilirsiniz.

Malzemeler:

-300 gr kuşbaşı doğranmış tavuk göğsü
-200 gr ıspanak yaprağı
-200 gr mantar-1 adet soğan
-1 adet kırmızı biber
-1 yemek kaşığı sıvıyağ
-Karabiber, kırmızı biber
-1 yemek kaşığı soya sosu
-100 gr kaşar peyniri rendesi (üzeri için)

Yapılışı:

Krep içimiz için derin bir tavada sıvıyağımızda tavuklarımızı pişiriyoruz. Ayrı bir tavada çok az yağ ilave ederek soğanımızı kavuruyoruz ve irice doğranmış ıspanak yapraklarımızı ilave edip, biraz kavrulunca karabiber ve kırmızıbiberimizi ekleyip ocaktan alıyoruz. Ispanaklarımızı tavamızdan bir tabağa alıp, aynı tavada dilimlediğimiz mantarlarımızı suyunu çekip yumuşayana kadar pişiriyoruz. Bu arada pişen tavuğumuza soyasosumuzu ekliyoruz ve ayrı ayrı pişirmiş olduğumuz ıspanak karışımını ve mantarları ilave edip, karıştırıp ocaktan alıyoruz. İçimiz soğuyunca kreplerimizin içlerine koyup, sarıyoruz ve fırın kabımıza alıyoruz. Üzerine beşamel sosumuzu döküp, 10-15 dakika fırınladıktan sonra, kaşar rendemizi ilave edip 5 dakika daha fırınlıyoruz. Afiyet olsun…

FALAFEL – (NOHUT KÖFTESİ) ve HUMUS

7 May
Lübnan Mutfağı’na ait bu iki lezzeti yapmamın temel sebebi, Aşçı Yamağı’nın okuduğu bir dergide falafel, tabbule ve humusun fast food kültürünün içine sağlıklı alternatif olarak girdiğinden bahseden yazı oldu. Humusu ikimizde çok seviyoruz, falafeli de evde hiç yapmamıştık, hadi deneyelim dedik. Bunun için hemen interneti karıştırdım ve elimdeki ve kitapevlerindeki kitapları inceledim ve 4-5 farklı tarifin aynı malzemelerinin yanına, kendimce daha uygun gördüğüm malzemeleri seçerek nohut köftemizi hazırladım. Nohut köftesi için pişirme alternatifi olarak fırını kullandım ama tariflerin tamamında yağda kızartılarak pişiriliyordu, sebzeli bir köfte olduğu için çok yağ çekmediği ve hafif olduğu yazılmıştı, siz isterseniz bu şekilde de pişirebilirsiniz. Falafel için farklı tarifleri harmanladım, humusu ise her zaman ki tarifimle yaptım. Bu lezzetli yiyecekleri yapmanın tek zorluğu haşlanan nohutların kabuklarını soymak, bana eziyetli gelen bu işlem için pratik bir çözümünüz varsa bekliyorum:)
Humus ve falafelin yanısıra Lübnan mutfağından bir de tabbule denemesi yaptım, onun tarifi de yakında…
Falafel ve humus tariflerimiz ise şöyle;

FALAFEL

Malzemeler:

-1,5 su bardağı nohut
-1 adet soğan
-2 diş sarmısak
-1/4 demet maydanoz
-3-4 dal taze kişniş (Bulamazsanız olmadan da yapabilirsiniz)
-1 adet yumurta
-1 çay kaşığı kabartma tozu
-2 yemek kaşığı un veya galeta unu
-1 tatlı kaşığı kimyon
-1 tatlı kaşığı tuz
-1 çay kaşığı toz kişniş
-1 çay kaşığı pul biber
-1 yemek kaşığı tahin

Yapılışı:

Nohutlarımızı 1 gece ıslattıktan sonra, haşlıyoruz ve soğuduktan sonra kabuklarını soyuyoruz. Nohutlarımızı ve sarmısağımızı mutfak robotundan geçirip, un haline getiriyoruz. Diğer malzemelerimizi unumuzu ve kabartma tozunu sona bırakarak, karıştırma kabımıza ekleyip, hepsi iyice birbirine karışana kadar yoğuruyoruz. Son olarak un ve kabartma tozunu ekleyip, cevizden küçük parçaları yuvarlayarak köftelerimizi hazırlıyoruz. Fırın tepsimize dizerek, üzerlerine fırça ile çok az zeytinyağı sürüyoruz ve önceden ısıtılmış 200 derece fırında 20 dakika kadar pişiriyoruz. Pişirme yöntemi olarakkızartmayı tercih ederseniz, kanola yağını kullanmanızı tavsiye ederim. Falafelimizi salatalık, domates, yeşillik ve humus eşliğinde servis yapabiliriz…

HUMUS

Malzemeler:

-1,5 su bardağı nohut
-1 su bardağı tahin
-4 diş sarmısak
-3 limonun suyu
-1 tatlı kaşığı kimyon
-Tuz, kırmızı biber
-1/2 çay bardağı zeytinyağı
-1/2 çay bardağı su

Yapılışı:

Nohutlarımızı falafelde yaptığımız gibi, 1 gece ıslattıktan sonra, haşlıyoruz ve soğuduktan sonra kabuklarını soyuyoruz. Nohutlarımızı ve sarmısağımızı mutfak robotundan geçirip, un haline getiriyoruz. Daha sonra nohutların üzerine tahini ekliyoruz ve zeytinyağı ile limonunu yavaş yavaş, karıştırarak ekliyoruz . Sonra kimyon ve tuzunu ekleyip, kıvamı çok katı olmuşsa çok az su ekleyerek açıyoruz. Servis yaparken üzerine 1 yemek kaşığı zeytinyağında kızdırdığımız kırmızı biberimizi ekliyoruz. Afiyet olsun…

ÖRGÜ BÖREK VE PATATESLİ, KIYMALI GÜL BÖREĞİ NAM-I DİĞER SOSYETE MANTISI

25 Nis

Leziz’in ev sahipliği yaptığı 33. Yemek Etkinliğimizin konusu börekler. Ben de etkinliğe iki tarifle katılmak istedim. Biri arşivden benim favorilerim arasında yeralan Örgü Börek, diğeri ise sosyete mantısı olarak da bilinen patatesli kıymali gül böreği. Bu böreğin isminin nereden geldiğini bilemiyorum ama mantı denmesinin nedeni sarmısaklı yoğurt ve sosla yenmesinden kaynaklanıyor diye tahmin ediyorum.

Etkinlik için ilk tarifim arşivden ıspanaklı örgü börek, tarife aşağıdaki adrese tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İkinci tarifim ise;
PATATESLİ KIYMALI GÜL BÖREĞİ – SOSYETE MANTISI
Bu tarif normal mantıya alternatif olabilecek, pratik bir tarif. Mantı hamuru açıp, küçük küçük mantı doldurmak yerine bu tarifi uygulayarak biraz da olsa mantı lezzetini yakalayabiliriz.

Malzemeler: (8 adet börek için)

-2 adet yufka
-250 gr kıyma
-2 adet büyük veya 3 orta boy patates
-1 orta boy soğan
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 tatlı kaşığı nane
-Tuz ve pul biber

Üzerine:
-2 diş sarmısak
-1,5 su bardağı yoğurt
-1 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 çay kaşığı pul biber

Yapılışı:

Öncelikle patateslerimizi haşlıyoruz. Bu sırada ince doğradığımız soğanımızı 1 yemek kaşığı zeytinyağında hafifçe kavurup, nanemizi ekliyoruz. Sonra kıymamızı da koyup, iyice pişene kadar kavuruyoruz. Bu arada haşlanmış olan patateslerimizi soyup, çatalla eziyoruz ve pişen kıymalı karışımımızın üzerine ilave ediyoruz. Tuz ve pul biber de ekleyip, hepsini karıştırarak 2-3 dakika daha ocakta tuttuktan sonra altını kapatıyoruz. İç harcımız soğurken yufkalarımızı ve yoğurdumuzu hazırlayabiliriz. Bunun için her yufkayı 4 eşit parçaya bölüyoruz, 2 yufkada toplam 8 adet üçgen parçamız oluyor. Her parçanın geniş tarafına soğuyan içimizden koyup, rulo şeklinde sarıyoruz ve rulomuzu bir ucundan tutup, devamını etrafına sararak gül şekli veriyoruz. Tüm yufkamız bitince böreklerimizin üzerine 1 yemek kaşığı zeytinyağını fırça yardımıyla sürüp, 220 derece fırında üzeri pembeleşene kadar -20-25 dakika- pişiriyoruz. Fırından aldığımız böreklerimiz hafif ılınınca hazırladığımız sarmısaklı veya sade yoğurt ve kızdırılmış zeytinyağına eklediğimiz pul biber eşliğinde servis ediyoruz. İstersek üzerine ekstra nane ve pul biber serpiştirebiliriz. Afiyet olsun…