Arşiv | Farklı Şeyler RSS feed for this section

ÇİKOLATALI SÜRPRİZ PASTA

20 Ara

Çikolatalı sürpriz pasta, Yağmur’un 2. yaş günü partisinden bir tarif. Doğumgünü pastası nedeniyle, tatlı büfesini sınırlı tutmuş, 3-4 çeşit tatlı hazırlamıştım. Pastamız meyveli olunca, çikolata severleri memnun edecek bir lezzet eklemek gerekti menüye. Bende bir süredir yapmak için bahane aradığım çikolatalı pastayı hazırladım. Tarif tamamen benim daha önceki klasik kek ve krema tariflerimden yola çıkarak hazırladığım bir tarif oldu, pastanın çarpıcı tarafı, görüntüsüydü. Kakao ve çikolatalı kek ve krema ile toprak görüntüsü yaratarak, üzerlerine koyduğum nane dalları ile, saksıya dikilmiş nane görüntüsü yakalamaya çalıştım. Açıkcası oldukça zahmetliydi, hele 40 kusür kavanazu tek tek ve kat kat doldurmak düşündüğümden zor oldu, neyse ki parti öncesi son akşam evde bana yardım edebilecek sevdiklerim vardı.

Porsiyonluk hazırladığım pastalar için Yağmur’un hazır mama kavanozlarını kullandım. Ufak oldukları için tek kişi için uygun ölçüdeydi. Kekimi daha lezzetli olması için sünger kek yerine klasik kek tarifime yakın hazırladım. Kekimi önceden pişirip, hava almasını önleyecek şekilde sarıp, buzdolabına kaldırdım. Kremasını da klasik pastacı kremasını bol çikolata, fıstık ve kakaolu olarak parti öncesi son akşam hazırladım. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (10 kişilik)

Kek için:

– 4 yumurta
– 1 su bardağı toz şeker
– 1 su bardağı yoğurt
– 100 ml krema
– 1 çay bardağı sıvıyağ
– 2 yemek kaşığı kakao
– 150gr bitter çikolata
– 1 paket kabartma tozu
– 1/2 çay kaşığı karbonat
– 2,5 su bardağı un

Kreması için:

– 1 litre süt
– 1,5 su bardağı şeker
– 4 yumurta sarısı
– 3 yemek kaşığı mısır nişastası
– 1 çay kaşığı vanilya özütü
– 200 ml krema
– 200 gr bitter çikolata
– 2 yemek kaşığı antep fıstığı içi
– 2 yemek kaşığı kakao

– Süslemek için nane dalları

Yapılışı:

Öncelikle kekimizi pişirmek için, kek harcını çırpmaya başlıyoruz. Derin ve büyük bir kasede yumurtalarımızı çırpıp, kabarttıktan sonra, şekerimizi ekleyip, yine çırpıyoruz. Karışım yine kabaracak, sonrasında sıvıyağ, yoğurt ve kremamızı ekliyoruz. Kakoumuzu, kabartma tozunu ve karbonatı, unumuzun içine ekleyip, karıştırdıktan sonra 3-4 defa da unumuzu ekleyip, karışımı çıprmaya devam ediyoruz. Çırpma işlemini, el mikseri veya mutfak robotu ile yapabilirsiniz. Kek harcımızı son olarak, ufak ufak kıydığımız(bıçakla) çikolatamızı ekleyip, yağlı kağıt serilmiş bir dikdörtgen tepsiye boşaltıyoruz ve önceden ısıtılmış 170 derece fırında 45-50 dakika pişiriyoruz.

Kremamız için; derin bir tencerede sütümüze, yarım su bardağı şekerimizi ve vanilya özümüzü ekleyip şeker eriyene kadar orta ateşte ısıtıp ocaktan alıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. Ayrı bir karıştırma kabında yumurta sarılarını, nişastamızı, kakomuzu ve kalan şekerimizi mikser ile çırpıyoruz, süt karışımımızdan 1 su bardağı alıp, yumurtalı karışıma ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Daha sonra bu karışımı tenceredeki süt karşımına ekleyip, sürekli karıştırarak pişiriyoruz. Kremamız kıvam alıncaya kadar pişiri yoruz ve krema ve çikoalatamızı ekleyip, iyice karışmalarını sağlıyoruz. Daha sonra ocaktan alıyoruz ve antep fıstığı içini ekliyoruz. Ilınması için farklı bir kaba alıp, kabuk tutmaması için aralıklı olarak karıştırıyoruz. Normal krema kıvamından biraz daha yumuşak olacak kıvam, çünkü kek arasına sürmek yerine kavanozlara dökeceğiz.

Kremamızı da hazırladıktan sonra, pastamızı yapmaya başlayabiliriz. Kavanozlarımıza önce 3 cm büyüklüğünde parçalara kestiğimiz kekimizden koyuyoruz, sonra kremamızdan, sonra yine kek ve tekrar krema koyarak kavanozlarımız üstlerinde 1 parmak boşluk kalacak şekilde dolduruyoruz. Bu kısmada keklerin dilimlenmesi sırasında oluşan kırıntılardan elimizle ezerek koyuyoruz. Bu işlem kavanozun üst kısmında toprak görüntüsü oluşturuyor. Tüm kavanozlarımızı bu şekilde hazırladıktan sonra, kavanozlarımıza son olarak nane dallarını yerleştiriyoruz. Bu işlem için de nane dallarının sap kısımlarını biraz uzun tutup, toprağa girmiş gibi görünmesi için, kavanoza saplıyoruz. Afiyet olsun…

Not: Nane dallarını önceden hazırladığım ve havalar sıcak olduğu için, fotoğrafı beklerken benim nanelerim biraz bayıldılar. Daha diri nanelerle daha net bir saksı görüntüsü yakalayabilirsiniz.

PEYNİRLİ TOP BÖREK ( TOP TOP BÖREK)

16 May

Top börek, bundan birkaç ay önce Yasemin’in oğlu Sencer için hazırladığı doğumgünü partisinin lezzetlerinden biriydi. Böreğin nasıl yapıldığı hepimiz için merak konusu oldu, ben de biraz araştırma yapınca, “altın top” ve “top top börek” adlarıyla da bilinen bu böreğin tarifine ulaştım. Sofra Dergisi’nde yayınlanmış olan tarifin önemli olan kısmı, böreğin şeklinin verilmesi ve yufkaların yumuşatılması, bunun dışında istediğiniz iç malzeme ile yapabileceğimiz lezzetli bir börek. Bizim yediğimiz kıymalı idi. Ben peynirli yapmayı tercih ettim. Yaptığım böreği de bir sonraki buluşmamız olan Esra’nın kızı Elif Su’nun doğumgünü partisine götürdüm. Kıymalı, peynirli seçeneklerin yanısıra, patatesli, ıspanaklı, patlıcanlı yapılabileceği gibi bu malzemeler karıştırılarak da yapılabilir, kıymalı-patatesli, kaşarlı-patatesli, ıspanaklı-peynirli gibi.
Yukardaki fotoğrafta Esra’nın hazırladığı, Elif Su’nun çok sevdiği Dora ve dantel konseptli soframız yeralıyor. Danteller ve inci boncuklarla çok zarif görünen bu masayı sizlere de fikir vermesi amacıyla paylaşıyorum.
 
Malzemeler: (24 adet börek için)
– 3 adet yufka
– 200 ml krema (1 kutu)
Üzerine:
– 2 yumurta
– 1 su bardağı galeta unu
İçine:
– 400 gr beyaz peynir
– 6-7 dal ince kıyılmış maydanoz
Yapılışı:
Yufkalarımızı tek tek açarak aralarına birşey sürmeksizin üst üste diziyoruz ve bir paket kremayı fırça yardımıyla en üstteki yufkanın üzerine sürüyoruz. Bir kaç dakika yufkanın yumuşamasını bekledikten sonra, önce yufkamızı 4 eşit parçaya kesiyoruz. Her bir bölümü de tekrar 6 dilime kesiyoruz. İnce uzun üçgen parçalar elde etmiş olacağız. Her bir üçgenin geniş tarafına, ezdiğimiz ve maydanoz eklediğimiz peynirimizden 1 tatlı kaşığı kadar koyuyoruz. Yufka dilimini kenarlarını kapatarak, çeviriyoruz ve yuvarlak bir top elde ediyoruz. Tüm yufkayı bu şekilde hazırladıktan sonra, dinlenmeye bırakıyoruz.  (Böreğin püf noktası, hazırlandıktan sonra bir kaç saat dinlendirilmesi, bu süreçte, yufkalar kremayı iyice çekmiş oluyor. Ben 1 gün beklettim, ertesi gün galeta unu, yumurta karışımına buladım. Hatta ilk seferinde fazla hazırladığım börekleri buzluğa kaldırdım ve bir hafta sonra çıkarıp, donmuş haldeyken yumurta, galeta unu yapıp fırınladım.) Daha sonra her bir topu önce çırpılmış yumurtaya, sonra galeta ununa buluyoruz ve yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine diziyoruz. Böreklerimizi önceden ısıtılmış 180 derece fırında, üzerleri kızarana kadar 40-45 dakika pişiriyoruz. Afiyet olsun…

PEYNİRLİ KABAK RULOLARI

3 Nis

Kabak rulo

Peynir dolgulu ızgara kabak ruloları da çay daveti soframdan. Bu yazıda bahsetmiştim, tarifi Kerem’den etkilenerek hazırladığımdan. Şimdi kim bu Kerem nasıl etkilendin diyeceksiniz, ben de sizlere İtalyanca grubumu hatırlatacağım ve İtalyan trifle hazırlayarak gittiğim Tanju ve Kerem’in yemek davetinden bahsedeceğim. Bu yemekte Kerem ızgara kabak hazırlamıştı. Çok lezzetli bulmuş ve gecikenlere bırakmadan bitirmiştik, ben de yine geçen yıl Mayıs ayında gerçekleşen kendi davetimde kabak rulo yapmaya öyle karar vermiştim. Aklımda patlıcan da vardı ama kabağın tadı damağımızda kalınca iş değişmişti.

Bu tarifi de “Farklı Şeyler” kategorisine ekliyorum, çünkü kesinlikle farklı bir lezzet ve şık bir sunum. Blog gibi bu kategoriyi de bir süredir ihmal etmişim, güzel sunum önerileri ve lezzetli tarifler “farklı şeyler”i de canlandıracak. Ayrıca tam baharlık bir tat (hava bugün güzel İstanbul’da, bahar havası var gerçekten), fırınlandığı için hafif ve sağlıklı.

kabak rulo 2

Tarife geçmeden önce kabakları ince dilimler halinde çok az zeytinyağı sürerek fırınladığımı belirteyim. Kabakları bu şekilde de herhangi bir dolgu malzemesine ihtiyaç duymadan et yemeklerinin yanına hazırlayabilirsiniz. Benim yaptığım gibi peynirli bir dolgu veya yoğurtlu bir dolgu hazırlayabilirsiniz. Başka bir önerim de rendelenmiş veya doğranmış olarak çiğ veya hafif soteleyerek başka bir sebzeyi dolgu için hazırlamak olabilir. Ben yoğurtla yapacak olursam, çok az sarmısakla lezzetlendirdiğim harca, havuç, kırmızı biber ekleyebilirim. Sırf sebzeli yaparsam da yine havuç, mantar ve renkli biberlerden oluşan baharatlı bir sote kullanırım. Bu önerilerin üzerine tarife geçiyorum.

Malzemeler:

– 3 adet kabak
– 2 yemek kaşığı zeytinyağı (kabakları yağlamak için)
– 75 gr beyaz peynir
– 50 gr tatlı lor peyniri
– yarım limonun kabuk rendesi
– 1 yemek kaşığı zeytinyağı (iç harç için)
– 1-2 dal ince kıyılmış dereotu
– 1 tatlı kaşığı tane keten tohumu
– Servis süsleme için 3-4 dal dereotu ve 1 adet kırmızı biber

Yapılışı:

Fırınımızı 200 dereceye ısıtıp, yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizdiğimiz ve her iki tarafını da fırça ile yağladığımız kabakları pişiriyoruz. (Kabakları soymadan veya alacalı soyarak da kullanabilirsiniz.) Kabaklar 15-20 dakikada kolayca pişiyorlar, ihtiyaç duyarsanız kabakları çevirip diğer yüzlerini de pişirebilirsiniz ama ince dilimlediğimiz için (1/2 cm civarında) her iki tarafı da aynı sürede pişecektir.

Kabakları hazırladıktan sonra iç harcını hazırlıyoruz. Bunun için peynirlerimizi, limon kabuğu rendemizi, dereotunu, zeytinyağını ve keten tohumunu karıştırıyoruz. (Ben bu karışımı biraz doğaçlama hazırladım, misafirlerim beğenmişti, ancak farklı bir şey denemeyeyim derseniz, peynir, yağ ve dereotu ile de hazırlayabilirsiniz harcınızı) Hazırladığımız harcımızdan 1’er tatlı kaşığı kadar alıp kabak dilimlerimizin üzerine koyup, rulo şekilde sarıyoruz üzerlerini ve dereotu ile süslüyoruz. (Rulo sardığınızda ucunu birleştirmekte zorlanırsanız, kabakları dikey yerine yatay koyabilirsiniz veya kürdan kullanabilirsiniz.) Kabak rulolarını dilimlenmiş kırmızı biber ile servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

kabak rulo -1

PEYNİRLİ VE KEKİKLİ KARNIYARIK BÖREK

28 Mar

Karnıyarık Börek

Bir önceki yazım olan çay daveti sofrasından, blogda yeralmayan bir tarif, karnıyarık börek. Karnıyarık börek aslında ismine uygun olarak daha çok kıymalı yapılan bir börek, ben sofrada başka bir kıymalı tarifim olması nedeniyle, peynirli bir iç ile yaptım. Böreğin şeklini kullandım demek daha doğru olur sanırım. Börek içi hazırlarken klasik bir karışım yapmak istemedim, 1-2 çeşit peynir, taze kekik ve kurutulmuş domates kullandım. Kolay tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 3 adet yufka
– 1 fincan soda (Türk Kahvesi)
– 1 fincan sıvıyağ (zeytinyağı veya fındık yağı)
– 1 yumurta sarısı
– 3-4 adet sivri yeşil biber
– 2 adet domates

İç Harcı İçin:

– 200 gr beyaz peynir
– 150 gr lor peyniri (tuzsuz ve kaymak loru denilen yağlı çeşidinden)
– 4-5 adet kurutulmuş domates
– 3-4 dal taze kekik yaprağı
– 1/2 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Börek harcı için, kurutulmuş domateslerimizi 2-3 dakika sıcak suda bekletip, süzdükten sonra, ufak küpler halinde doğruyoruz. Peynirlerimizi ezip, domatesler ve kekik yapraklarını (eğer büyükse doğrayabilirsiniz benim kullandıklarım ufaktı, o nedenle doğramadan kullandım) ve tuzu karıştıyoruz.

Yufkalarımızdan birini kare olacak şekilde 8 eşit parçaya bölüyoruz. (Pratik olması için 3 yufkayı üst üste koyup kesebilirsiniz) her bir parçanın üzerine bir kasede karıştırdığımız soda ve yağ karışımdan fırça yardımı ile sürüyoruz ve peynirli harcımızdan koyup kenarlarını kıvırarak rulo yaparak sarıyoruz. Tüm yufkaları bu şekilde sararak yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz. Böreklerimizin orta kısmına resimde görüldüğü gibi 4-5 cm büyüklüğünde bir kesik yapıyoruz. Daha sonra ise yumurta sarısı sürüyoruz ve dilimlediğimiz domatesleri kesiğin bir kenarına, biberleri diğer kenarına diziyoruz. Önceden ısıttığımız 180 derece fırında üzeri kızarana kadar 30 dakika pişiriyoruz. Afiyet olsun…

karnıyarık börek 1

>KALP ŞEKİLLİ TAVUKLU KANEPELER

1 Şub

>Tavuklu kanepe

Kanepeler başlıklı etiketi oluşturduğumu yazarken, blogda yeralan eski kanepe tariflerini de vereceğimi böylece, faydalı ve çeşitli bir “kanepeler” dosyası oluşturmayı hedeflediğimi söylemiştim. İşte eskilerden kalma ama blogda kesinlikle olması gereken bir tarif. Tarifi eşimin teyzesi, adı gibi olan Hüner Teyzemiz, nişan daveti için hazırlamıştı. Bu davette yeralan diğer kanepe tarifleri de çok yakında burada olacak. Hem görünüm hem de lezzet açısından çok başarılı olan bu kanepeleri yaklaşan sevgililer günü için hazırlayabilirsiniz. Kalp şekilli tatlılara alışık olan gözler ve damakları biraz şaşırtmak fena olmaz sanırım. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 10 dilim tost ekmeği
– 200 gr tavuk göğsü
– 9-10 adet kornişon turşu
– 3 yemek kaşığı mayonez
– 1 yemek kaşığı süzme yoğurt
-1 tatlı kaşığı zeytinyağ ve aynı miktarda limon suyu
-Tuz, süsleme için tatlı toz kırmızı biber
– İnce kıyılmış 3-4 dal dereotu
Yapılışı:

Tost ekmeklerimizin kabuk kısımlarını almayacak şekilde kalp kalıbımızla şekillendiriyoruz. Tavuk harcı için, tavuk göğsümüzü haşlayıp, diderek ufak parçalara bölüyoruz. Mayonez, süzme yoğurt, zeytinyağı, limon suyu ve tuzumuzu iyice karıştırdıktan sonra tavuklarımızı da ekliyoruz ve macun kıvamına gelene kadar ezerek karıştırıyoruz. Son olarak ufak küpler şeklinde doğradığımız kornişon turşumuzu da ekliyoruz ve kalp şeklinde kestiğimiz ekmeklerin üzerine sürüyoruz. Ekmeklerin kenar çizgilerini belirleyecek şekilde tatlı toz kırmızı biberle sınır çiziyoruz, yani kenarlarına toz biber serpiştiriyoruz. Orta kısımlarını da ince kıyılmış dereotu ile süslüyoruz. Afiyet olsun…

>TON BALIKLI KANEPE

12 Oca

>

Tonbalıklı Kanepe

Ton balıklı kanepeler ile birlikte, bloga bir “Kanepeler” etiketi ekledim. Buraya blogda yeralan ve alacak kanepe tariflerini ekleyeceğim. Böylece hem kendim için hem de sizler için kanepe hazırlama konusunda derli toplu bir kaynak oluşturmayı amaçlıyorum. Bildiğiniz üzere kanepe hazırlamanın sınırı yok, çok çeşitli mazlemeler bir araya getirilerek, çok farklı sunumlarla hazırlamak mümkün, tek sınır hayal gücümüz sanırım.

Ben evdeki davet için kanepe yapmaya karar verince, elimdeki tariflere ve aklımdaki sunumlara yenilerini eklemek için hem kitaplarımın hem de internetin sayfalarını karıştırdım. Çok fazla çeşidin arasından hazırlaması nispeten kolay olacak, göze ve damağa hitap edecek pratik 3-5 çeşide karar verdim. Bunlardan biri krem peynir ile hazırladığım uğur böceği kanepe, diğeri yine krem peynir ve krem peynire ilaveli karışımlarla, ezme ile ve zeytin ezmesi ile ve jambon ve cheddar peyniri ile hazırladığım tabanı ekmek veya krakerli kanepeler (önümüzdeki yazılarda detaylı tarifleri olacak) bir diğeri ise bugün sayfamda yeralan ton balıklı kanepeler idi. (Ayrıca somonlu kanepelerin malzemelerini aldım ama yapmaya zaman kalmadı ama mevcut çeşitler fazlasıyla yetti) Bunların yanısıra önümüzdeki günlerde blogda daha önce fotoğrafları yeralan 2-3 kanepe çeşidinin tarifi daha yeralacak. Bugünkü tarifimize gelince;

Malzemeler:

– 5-6 dilim kepekli ve/veya beyaz tost ekmeği
– 150 gr yağı süzülmüş konserve tonbalığı
– 1 tatlı kaşığı mayonez
– 1 tatlı kaşığı limon suyu
– Az tuz
– 1 yemek kaşığı mısır tanesi
– 4-5 adet kornişon turşu
Yapılışı:

Tost ekmeklerimizin kabuk kısımlarını kesip, ister kurabiye kalıpları ile(ben kare ve üçgen kenarı tırtıklı kurabiye kalıplarımı kullandım ama fotoğraflardan da görüleceği üzere, harç kapattığı için şekli pek anlaşılmadı) elinizde mevcut değilse bıçak ile üçgen veya kare şeklinde 7-8 parçaya kesiyoruz. (bu işlemi ben bir önceki akşam yaptım, böylece ekmekler bir miktar kururduğu için, kanepe harcının nemini çekip hamur olmamış oldu) Kanepe harcı için, tonbalığını, mayonezi ve limon suyunu çatal yardımı ile ezerek iyice karıştırıyoruz. Harcımızı ekmeklerin üzerine koyup, halka şeklinde dilimlenmiş kornişon turşusu ve mısır taneleri ile süslüyoruz ve kürdan ile tutturuyoruz. Afiyet olsun…

Ton balıklı kanepe

>SALATALIK KASESİNDE HAYDARİ VE PASTIRMALI HUMUS

5 Oca

>

Haydari-Humus

Davet sofrasının tarifleri ile devam ediyoruz. Geçen yılın bazı tarifleri gibi uzun süre bekletmeden hemen yazıp, tamamlayayayım istiyorum bu davetin tariflerini, sonra içim rahat yenilerini ekleyeyim.

Her iki tarifte klasik ve yapana göre çok fazla farklılık göstermeyen tarifler. Ben de eskiden beri humusu ve ferahlatıcı etkisi ile haydariyi çok severim. Özellikle içkili masaların vazgeçilmez mezesi olurlar ikisi birlikte. Bu defa her iki klasik mezeye biraz farklılık katarak menüye ekledim. Humusu pastırma ile, haydariyi ise lale şeklinde oyduğum salatalıkların içinde sundum. Biraz el oyalasa da sonucu şıklığına değiyor.
Haydari bloga yeni eklediğim bir tarif oldu, çok basit olabilir ama eminim ilk defa yapacak, tarif arayanlar vardır. Humus ise çok sevdiğim için daha önceden eklediğim bir tarif, (linkde başka bir Lübnan lezzeti ile birlikte tarifini bulabilirsiniz) bu defa ikram şıklığı ve ekstra lezzet için hafifçe sotelenmiş pastırma ekledim, siz eğer humusu benim yaptığım gibi sıkma aparatıyla porsiyonluk hazırlamayacaksanız, yağ miktarını biraz arttırarak, az kırmızı biber ekleyebilirsiniz. (Ben yağın akıp, tabağın dibinde kalmasını istemediğim için sadece pastırmaları ekledim)

Pastırmalı Humus

PASTIRMALI HUMUS

Malzemeler:

-1,5 su bardağı nohut
-1 su bardağı tahin
-4 diş sarmısak
-3 limonun suyu (1/2 su bardağı, ekşiliğini damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)
-1 tatlı kaşığı kimyon
-Tuz, kırmızı biber
-1/2 çay bardağı zeytinyağı
-1/2 çay bardağı su
– 4-5 dilim pastırma

Yapılışı:

Nohutlarımızı 1 gece ıslattıktan sonra, haşlıyoruz ve soğuduktan sonra kabuklarını soyuyoruz. Nohutları ve sarmısağı mutfak robotundan geçirip, un haline getiriyoruz. Daha sonra nohutların üzerine tahini ekliyoruz ve zeytinyağı ile limonunu yavaş yavaş, karıştırarak ekliyoruz . Sonra kimyon ve tuzunu ekleyip, kıvamı çok katı olmuşsa çok az su ekleyerek açıyoruz. Derince bir servis tabağına bütün olarak koyuyoruz veya sıkma torbası ile sıkarak porsiyonluk hazırlıyoruz. Servis yaparken üzerine 1 yemek kaşığı zeytinyağında hafifçe sotelediğimiz pastırmaları ekliyoruz. Afiyet olsun..

Haydari-1

HAYDARİ

Malzemeler:

-1 su bardağı süzme yoğurt
-2-3 diş sarmısak
-1 tatlı kaşığı kuru nane
-3 adet salatalık
-1 tatlı kaşığı zeytinyağı
-Tuz

Yapılışı:

Süzme yoğurdu, ezilmiş sarımsakları, kuru nanemizi, zeytinyağını ve tuzumuzu iyice karıştırıyoruz. Salatalıkları kabukları çizgili kalacak şekilde soyduktan sonra, büyüklüklerine göre 3’e veya 4’e bölüyoruz. Her parçanın içine tabanı kalacak şekilde boşalttıktan sonra, kenarlarını da lale şekli (veya taç şekli diyebiliriz) oluşacak şekilde üçgen parçalar oluşturarak kesiyoruz. Haydarimizi salatalıkların içine sıkarak (sıkma aparatınız yoksa, köşesini ufacık kestiğiniz bir buzdolabı poşetini kullanabilirsiniz) servis yapıyoruz. Afiyet olsun.