Arşiv | Hatsum’dan Tarifler RSS feed for this section

>YAYLA ÇORBASI

21 Şub

>

Yayla Çorbası
Şu sıralar sanırım herşeyi mecburen yapıyorum. Yanlış anlaşılmayayım, içimde istek var, bir sürü şeyi düşünüp yapma isteğim var, ki bunların arasında yeni tarifler de var, ama enerjim çok az gibi geliyor. Havalardan mı, yoksa geçirdiğim soğuk algınlığından sonra kalan halsizlikten mi anlayamadım, planlarımı gerçekleştiremiyorum, yakın zamanda geçmesini ve isteğini duyduğum şeyleri yapmak için kendimi enerjik hissetmeyi umuyorum.

Az miktarda hissettiğim enerjimi işe gelip, gitmek ve evdeki hayatı sürdürmek için gereken şeylere ayırınca, yemek hazırlıkları için tercihim daha çok pratik şeylere kaydı, yazdan dondurduklarım ve pratik ve genelde bakliyat içeren çorbalarla menü oluşturuyorum.

Bu pratik tariflerden biri de yayla çorbası. Aslında anne evimde pek pişen bir çorba değildir, onun yerine annemin nefis “tahıllı yoğurt çorbası” pişer kışın sık sık. Annemin çorbasını çok sevsemde, bugün tarifini yazdığım yayla çorbasından biraz daha zahmetli, pişme süresinin daha uzun olması nedeniyle, Hatsum’un sıklıkla yaptığı bu çorbayı yapar oldum. Evde hafifçe ekşimiş yoğurt varsa hemen bu çorbaya dönüşüveriyor. Tabi burada yoğurdumuzu evde yaptığımı ve hazırlar gibi dayanıklı olmadığı için, bazen ekşime sürecine girebildiğini belirtmeliyim. Bu çorbaya bir de eşimin isteği üzerine buzlukta genelde bulunan haşlanmış nohuttan da bir avuç ilave ediyorum. Sizler de isterseniz bakliyat zenginliği için nohut veya yeşil mercimek ilavesi yapabilirsiniz. Bu soğuk haftaya çok uyacak sıcak tarifimiz şöye;
Malzemeler:

– 1 çay bardağı pirinç
– 2 su bardağı yoğurt
– 1 adet yumurta
– 1 çorba kaşığı un
– 1 yemek kaşığı tereyağ
– 1 tatlı kaşığı kuru nane
– 1 tatlı kaşığı salça
– Tuz ve pulbiber

Yapılışı:

Yıkanmış pirincimizi haşlıyoruz. Derin bir kasede yoğurdumuzu, yumurtamızı ve unumuzu iyice çırpıyoruz. Haşlanmış pirince biraz soğuk su ilave edip, bu karışımdan yoğurt karışıma biraz su ekleyip karıştırıyoruz. Bunun amacı yoğurdun, birden çok sıcakla temas ederek kesilmesini önlemek, yoğurt karışımını ılık hale getirince, pirincin üzerine yavaş yavaş ve sürekli karıştırarak ekliyoruz. Daha sonra 1 su bardağı su ve tuz ilave ederek çorbanın kıvamını ayarlıyoruz ve kaynayana kadar karıştırmaya devam ediyoruz. Eklediğimiz su az gelmişse istediğimiz kıvama gelene kadar kaynamış su ekleyebiliriz. 5 dakika kadar kaynadıktan sonra ocaktan alıyoruz. Ayrı bir tavada tereyağımızı eritip, nanemizi ve pulbiberi ekliyoruz, sonra salçamızı ekleyip, 1 kaşık su ile çorbamızın sosunu hazırlıyoruz. Servis kaselerine aldığımız çorbamızın üzerine sosunu ilave edip, taze ve kuru nane yapraklarıyla süslüyoruz. Afiyet olsun…

Not: Çorbanın sosunu tüm çorbaya ekleyip, karıştırarak salçalı olarak da servis edebileceğiniz gibi, sosu sadece tereyağı ve nane ile hazırlayıp, beyaz bir çorba olarak da içebilirsiniz.

Yayla Çorbası

SAĞLIK ÇORBASI

30 Nis
Geçen haftaki aşırı sıcaklardan sonra, hava birden soğudu, kaloriferler tekrar yanmaya başladı ve bizde yeniden kışlıklara büründük. Ama dün öğlen dışarı çıktığımda anladım ki havalar ısınıyor ve sanırım baharı yaşayamadan yaza geçeceğiz.
Geçen hafta hava soğuyunca bizde sıcak birşeyler içelim dedik ve uzun süredir yapmayı istediğim sağlık çorbasını denedim. Tarif Hatsum’dan, sağlık çorbası denmesinin nedeni sanırım bol sebzeli bir çorba olması, ayrıca içinde krema bulunmadığı, yağ miktarı çok az olduğu için hafif de bir çorba. Belki şimdilerde soğuklar bitti ama bu tarifi soğuk günler ve çocuklarınız için denemenizi öneririm. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-3 adet patates (yaklaşık 750 gr)
-1 adet havuç
-2 orta boy soğan
-2-3 diş sarmısak (ben ekledim)
-1 su bardağı tel şehriye
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-Yarım demet dereotu
-5 su bardağı su + 3 su bardağı et suyu (hepsini su kullanabilirsiniz)
-Tuz, karabiber

Yapılışı:

Kabuklarını soyduğumuz patates, havuç, sarmısak ve soğanımızı küçük küçük doğrayıp, zeytinyağımız ile tencerede 4-5 dakika kavuruyoruz. Sonra etsuyu + normal suyumuzu ilave edip, kaynamaya bırakıyoruz. (İsterseniz etsuyu tabletlerden yarım olarak kullanabilirsiniz, normal su ile birlikte) Sebzelerimiz haşlanıp, yumuşayınca, ocaktan alıyoruz ve blenderdan geçirerek püre haline getiriyoruz. Tekrar ocağa alıp, tuzunu, karabiberini ve tel şehriyemizi ekliyoruz ve şehriyeler yumuşayana kadar pişirmeye devam ediyoruz. (Gerekirse kıvamını ayarlamak için biraz daha kaynamış su ilave edebiliriz) Tel şehriyelerimiz yumuşayınca ocaktan alıp, ince kıydığımız dereotunu ekliyoruz. Servis yaparken üzerine dereotu serpiştirebiliriz. Afiyet olsun…

BALKABAĞI ÇORBASI

24 Oca
Fotoğraflardan daha çok tatlıya benzeyen çorba tarifimizi de sıra geldi. Tam da mevsiminde çorba çeşitliliğini arttırıyoruz. Balkabağı çorbası da Hatsum’un tariflerinden. Ben daha önce başka bir tarifle yapmıştım balkabağı çorbası ama Aşçı Yamağı ve o günlerde bizde olan annemler pek fazla beğenmemişlerdi. Ama bu tarifi Aşçı Yamağı çok beğendi, açıkcası ben de diğerinden daha başarılı buldum, o nedenle artık eski tarifi yazmayı düşünmüyorum. Diğer tarif biraz klasik sayılabilecek balkabağı muskat ikilisini içinde barındırıyordu, bu tarifte ise defne yaprağı var. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (6 kişilik)

– 750 gr temizlenmiş balkabağı
– 2 diş sarmısak
– 1 orta boy soğan
– 2 yemek kaşığı zeytinyağı
– 2 su bardağı tavuk suyu ve 2 bardak normal su veya normal su ve bulyon
– 3-4 adet kurutulmuş defne yaprağı
– Karabiber, kimyon, tuz
– 100 ml krema

Yapılışı:

Öncelikle ufak doğradığımız soğan ve sarmısağı hafifçe kavuruyoruz ve doğradığımız balkabaklarını ekliyoruz (benimkiler kuşbaşından iriceydi) Balkabakları biraz kavrulduktan sonra tavuksuyumuzu, suyumuzu ve defne yapraklarını ekleyip, balkabağının haşlanmasını bekliyoruz. Balkabakları yumuşayınca, defne yapraklarını içinden çıkarıp, blendardan geçiriyoruz. Sonra tuz, karabiber ve kimyon ekliyoruz. Ben burada bahsettiğim baharat karışımından kullandım. Hatsum kimyonla yapmıştı. Çorbamız tekrar kaynayınca kremamızı ekleyip kıvamını ayarlıyoruz. Eğer kıvamı çok yoğun gelirse, sıcak su veya krema ilavesi ile ayarlayabiliriz. Afiyet olsun….

PATATES ÇORBASI

14 Oca

Kış günlerinin vazgeçilmezi çorba…. Hepimizin tarif defterinde sevdiği ve güzel yaptığı çorbalar vardır. Ben de kendiminkilerini sizlerle paylaşıyorum ve yenilerini eklemeye çalışıyorum. Bu konuda en büyük destekçim de Hatsum, bana deneyip, beğendiği çorbaların tarifini veriyor, ben de deniyor ve fotoğraflayarak sizlere yazıyorum. Yani Hatsum’un tarifleri en az iki kere denemiş oluyor o nedenle damak tadınıza uygunsa rahatlıkla yapabileceğiniz seçenekler oluyor.
Patates çorbası çok pratik ve lezzetli bir tarif, bu da Hatsum’un tarifi, sırada ise Hatsum’dan sağlık çorbası ve balkabağı çorbası var. Patates çorbasının tarifi ise şöyle;

Malzemeler: ( 4 kişilik)

-4 orta boy patates
-1 orta boy soğan
-2 diş sarmısak
-1 yemek kaşığı un
-1 yemek kaşığı zeytinyağı
-4 su bardağı et veya tavuk suyu ( su+bulyon da olabilir)
-1 yemek kaşığı kuru nane
-100 ml krema
-Tuz

Yapılışı:

Patateslerimizi soyup, küp şeklinde doğruyoruz. İnce doğradığımız soğanı unumuzla beraber, zeytinyağında kavuruyoruz. Sonra patateslerimizi ekleyip, et suyumuzla patatesler yumuşayana kadar pişiriyoruz. Ocaktan aldığımız çorbanın içinden patateslerin 1/3 ‘ü kadarını kevgir ile ayrı bir kaba alıyoruz ve çorbanın geri kalanını blenderdan geçiriyoruz. Çorbamızı tekrar ocağa alıp, ayırdığımız patatesleri, tuzumuzu, kuru naneyi ve kremamızı ekliyoruz ve tekrar kaynayana kadar pişiriyoruz. Çorbamızı servis yaparken de kuru nane ilave edebiliriz. Afiyet olsun…

KÖRİLİ TAVUK ÇORBASI

19 Kas
Kışın başlamak üzere olduğu, ama soğuk ve yağmurun kışı aratmadığı şu günlerde, içimizi ısıtacak lezzetli bir çorba tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu çorba da ablamın tarifi, bu nedenle menünün içine Hatsum’un Tarifleri isimli bir bölüm açıyorum, daha öncede Annemin Tarifleri bölümünü oluşturmuştum. Yemek günlüğünüz olunca en yakınlarınızın katkısı kaçınılmaz oluyor. Bu başlıklar altında annemde daha çok yöresel ve Türk Mutfağı’na özgü klasik lezzetleri, ablamınkin de ise dünya mutfaklarından tarifler ve yeni lezzet denemelerine ilişkin tarifler yeralacak.
Bugünkü tarifimiz bütün önyargımla yememe rağmen çok beğendiğim bir çorba tarifi. Ablam yaptığında içemeyeceğimi düşünmüştüm ama tadına bakmam konusunda ısrar edilince, denedim ve çok beğendim, aynı önyargıyı aşçı yamağı da yaşadı, ama o da çok beğendi. Bu nedenle eğer tavuk çorbasından hoşlanmam diyorsanız, yine de bu çorbaya bir şans vermenizi tavsiye ederim. Tavuk çorbası severler ise farklı bir yorumu denemiş olacaklar. Gelelim tarifimize;
Malzemeler:
-150 gr tavuk göğsü
-1 büyük soğan
-2 yemek kaşığı sıvıyağ
-1 tatlı kaşığı köri
-1 yumurta sarısı
-1 kahve fincanı un
-2 su bardağı süt
-1/4 demet dereotu
-Tuz, karabiber
-Pulbiber ve 1 tatlı kaşığı tereyağı (isteğe bağlı)
Yapılışı:
Tavuk göğsümüzü 2,5 su bardağı su ile haşlıyoruz. Haşladıktan sonra, suyunu ayırıp, tavukları küp şeklinde doğruyoruz. Soğanımızı da küp şeklinde doğrayıp, 2 yemek kaşığı sıvıyağ ile tencerimizde kavuruyoruz. Sonra tavuklarımızı da ekliyoruz ve beraberce kavrulduktan sonra 2 bardak tavuk suyunu ekliyoruz. Ayrı bir kapta, yumurta sarısı, köri, un ve sütümüzü pütürsüz bir karışım olacak şekilde çırpıyoruz. Tavuk suyumuz kaynayınca körili karışımı azar azar tencerimize karıştırarak ilave ediyoruz ve kaynayana kadar karıştırarak pişiriyoruz ve ocaktan alıyoruz. Sıcakken doğradığımız dereotunu ekliyoruz. Servis sırasında da istersek erittiğimiz tereyağına eklediğimiz pulbiberi üzerine gezdirebiliriz. Afiyet olsun….

ÇİKOLATALI KURABİYELER

6 Kas
Blogumda daha çok tatlı tarifi yazmam konusunda bir eleştiri aldım, bundan sonrası için tatlı tariflerimi arttırmaya çalışacağım. Bu konudaki ilk çalışmada çikolatalı kurabiyeler… Bu tarif ablamdan, aslında kurabiyeler de ondan, Muğla’da geçirdiğimiz 4 günün bir kısmı mutfakta geçince yaptıklarımız yazdıklarımla sınırlı değildi tabii ve ablam daha önceden deneyip, orjinalinin aynısı tadında sonuç veren bu tarifi bana vermişti, ancak ben yapamadım ve tatma fırsatını Muğla’dayken yakaladım. Tadı gerçekten çok güzel ve ablamın Amerika’dan getirdiği chocolate chip cookie’lerle aynı lezzette. Tarif All Recipes’den, ölçü 2 tepsilik biz yarım ölçü yapmıştık, eğer çok kalabalık değilseniz size de yarım ölçü tavsiye ederim.

Malzemeler: (2 tepsi için)

-4,5 su bardağı un
-2 çay kaşığı kabartma sodası
-1,5 su bardağı esmer şeker
-1/2 su bardağı beyaz şeker
-2 paket vanilyalı puding karışımı (toz halde)
-4 yumurta
-2 çay kaşığı vanilya aroması (yerine toz vanilya kullanabilirsiniz)
-4 su bardağı damla veya parça çikolata
-2 su bardağı dövülmüş ceviz (isteğe bağlı)
-400 gr tereyağ (oda sıcaklığında)

Yapılışı:

Unu, kabartma sodası ile birlikte eliyoruz. Tereyağını, şekerlerle birlikte krema kıvamını alıncaya kadar mikserle çırpıyoruz, toz puding karışımı ekleyip çırpmaya devam ediyoruz ve yumurtalarımızı ve vanilyayı ilave ediyoruz. Un karışımını ekledikten sonra, çikolata ve cevizimizi ilave ediyoruz. Pişirme kağıdı yerleştirdiğimiz tepsimize kurabiye karışımımızdan 1’er tatlı kaşığı dolusu koyuyoruz ve önceden 175 dereceye ısıttığımız fırında 12 dakika kadar, rengi kahve olacak şekilde pişiriyoruz. Afiyet olsun…

TÜRK GECESİ-FİNCAN BÖREĞİ

28 Ağu

Fış fış kayıkçı
Kayıkcının küreği
Hop hop eder yüreği
Akşama “fincan böreği
Olsa da yesek olmaz mı?
Karnımız da doymaz mı?

Eskilerde kalmış bu tekerlemeyi hatırlar mısınız bilmem ama, ablamla yaptığımız fincan böreği bende bu tekerlemeyi çağrıştırdı. Gerçi tamamını kendim hatırlayamadım ve arkadaş desteği alarak tamamladım.
Türk Gecesi için ne hazırlamalıyım diye düşünürken, Muğla’dayken ablamla yaptığımız bu lezzetli böreğin bu tanıma çok uyduğuna karar verdim. Tabi böreği yaparken ve resimlerken aklımda bu düşünce olmadığından Türk Gecesi’ne uygun fotoğraf çekemedim, sonradan aklıma gelen bize özgü tabaklarla görüntülemek imkanım ise börekleri çoktan bitirdiğimiz için mümkün olmadı. Hazırlanması birazcık zahmetli, ama elimiz alışınca kolayca yapabileceğimiz, lezzetli ve şık bir börek. Tarife geçmeden önce Yaman Ayşe’ye , güzel etkinlik fikri için teşekkür ediyorum.
Fincan böreği ismi böreğin fincan içinde yapılarak, tepsiye ters çevrilmesinden geliyor. Biz ablamın tarifi aldığı dergidekine uygun olarak kuşbaşı etle hazırladık, aynı tarif, tavuklu, kıymalı, sebzeli, peynirli, patatesli içlerle de hazırlanabilir.

Tarif şöyle;

Malzemeler:

-5 adet yufka
-350 gr kuşbaşı doğranmış et
-3 adet kuru soğan
-Yarım demet maydanoz
-3 yemek kaşığı tereyağ
-2 adet yumurta + 1 yumurta sarısı
-Çörekotu ve susam
-Tuz ve karabiber

Yapılışı :

Öncelikle böreğin içini hazırlıyoruz, bunun için etimizi büyükçe bir tavada pişmeye bırakıyoruz, etler suyunu bırakacak ama tamamen çektirmeyeceğiz, yani etleri iyice kavurmuyoruz, çünkü pişme fırında da devam edeceği için, etler fazla sert olmamalı. İnce ince doğradığımız soğanları etin üzerine ekliyoruz ve birlikte pişmeye bırakıyoruz. Et hafif sulu haldeyken ocaktan alıp, ince doğranmış maydnozları, karabiber ve tuzunu ilave edip, karıştırıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. Tereyağını eritiyoruz ılınınca 2 yumurta ile karıştırıyoruz. Ön hazırlıklarımızı tamamlayınca, börekleri yapmaya başlayabiliriz. Yufkaları üst üste yayıp, 4 eşit parçaya kesiyoruz ve toplam 20 adet üçgen elde ediyoruz. Elde ettiğiniz üçgenleri mendil gibi ortalarından tutup, kahve fincanının içine yerleştiriyoruz ve hazırladığımız tereyağlı harçtan 1 kaşık kadar koyuyoruz ve yufkanın sarkan parçalarından birini üzerine kapatarak, fincanın içine yerleştiriyoruz. Fincanın içine, iç malzememizden 1 yemek kaşığı koyuyoruz, sonra yufkanın diğer sarkan parçalarına tereyağlı karışımdan fırça yardımıyla sürerek, üst üste kapatıyoruz ve fincanın üstüne hafifçe bastırıyoruz. Hazırladığımız böreği dikkatlice tepsimize ters çeviriyoruz, yufkamız bitene kadar, börekleri aynı şekilde hazırlıyoruz. Zor görünüyor ama, fotoğraflarda elimden geldiğince tüm aşamalarını çektim, yardımcı olacağını düşünüyorum. Böreklerimiz tamamlanınca üzerine çırpılmış yumurta sarısı sürüp, çörekotu ve susam serpiştiriyoruz ve önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar 20-25 dakika pişiriyoruz. Sıcak olarak yemenizi tavsiye ederim, kalan olursa:) ısıtılınca yeni yapılmış gibi olduğunu da söyleyebilirim. Afiyet olsun…