Arşiv | Likör RSS feed for this section

BAYRAMLIK TATLAR VE TATLILARLA, İYİ BAYRAMLAR

29 Eyl
Tatil bitip İstanbul’a döner dönmez ramazan ayı da başlamıştı, 30 gün büyük bir hızla geçiverdi, hayallarimdeki iftar sofralarını kuramamanın üzüntüsü var ama bayramlık lezzet önerileriyle herkese iyi bayramlar dilemek istedim.
Eski günlerin bayramlarını özlüyorum, en çok da annemin elinden çıkan baklavaları… Oruç günlerinden sonra tüm aile yapılan kahvaltıları… Şimdilerde hepimiz büyüdük ve farklı yerlerde kendi evlerimizde yaşar olduk ve maalesef istediğimiz kadar çok görüşemez…
Ben bu bayramın tatlı sohbetlerin yapıldığı, tatlı likörlerin içildiği, tatlı lezzetlerin yenildiği, güzel buluşmaların yaşandığı günler olmasını dileyerek, bayramlık lezzet önerilerimi paylaşıyorum.

Bayramın anlamına özel cevizli baklava veya fındıklı gül tatlısı….

Vakit daraldı diyenlere nefis bir revani veya sütlü irmik tatlısı (prenses tatlısı)….

Tabi bunlarla çikolata yanına likörü unutmamak gerek, el yapımı çikolatalarla kahve likörü, çilek likörü veya tarifimi daha önceden hazırlamış olanlara vişne likörü….
BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN, HERKESE İYİ BAYRAMLAR
Reklamlar

BADEMLİ VİŞNE LİKÖRÜ

2 Ağu
Bu ayın diğer etkinliği Chaplin Cafe’de, etkinlik konusu Vişne ve Kiraz. Ben etkinlik için Vişne Likörü tarifimi hazırladım. Tam zamanı, önümüzde yaklaşan bayramları da düşünürsek, likörlerimizi şimdiden yapmak faydalı olur. Kolay ama zaman isteyen tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-1 kg vişne
-1 kg toz şeker
-15 tane karanfil
-1 çubuk tarçın
-35 ml cin
-1 çay bardağı kabukları soyulmuş badem

Yapılışı:

Vişnelerimizi saplarını ayıklamaksızın yıkıyoruz, suyu süzülünce, saplarını çıkarıp, cam bir kavanoza veya büyükçe bir şişeye, çekirdekleri ile birlikte atıyoruz, üzerine tozşekerimizi, karanfil ve çubuk tarçınımızı da ekleyip, ağzını hiç hava almayacak şekilde kapatarak, güneşli bir ortamda 2 ay kadar bekletiyoruz. Bekleme süresince likörümüzü karıştırmamıza gerek yok, sıcağın etkisi ile şeker iyice eriyecek ve karışım kendiliğinden homojenleşecektir. Bekleme süresinden sonra, şişe veya kavanozumuzun içine cinimizi de ekleyip, bu defa güneş görmeyen bir ortamda 1 hafta kadar bekletiyoruz ve 1 hafta geçince, vişne, karanfil ve tarçını süzdürüp, uygun bir şişede saklıyoruz, isteğe bağlı olarak, haşlayıp, kabuklarını soyduğumuz bademleri de içine ekleyebiliriz. Servis sırasında bademler kadehin yüzeyine çıkacak ve hoş bir alkol aroması kazanmış olacak. Afiyet olsun…

KISA TATİL İZLENİMLERİ VE ÇİLEK LİKÖRÜ

25 Ağu

Tatildeyim, siz bu satırları okuyorsanız, Bozcaada’ya ulaşmış ve daha önceden hazırladığım ve uzun süredir bekleyen çilek likörü tarifimi ve geçen haftasonu gittiğim kısa tatilimin izlenimlerini yayınlayabilmişim demektir. Ne güzel bir şey tatildeyim demek, tatildeydim de fena sayılmaz aslında:) Ben şu an ikisini birden söyleyebiliyorum, aslında uzun zamanlar değil, geçen haftasonu, İstanbul’dan Muğla’ya ablamın yanına giden annemle, ablamla, eşiyle ve dünya tatlısı yeğenimle vakit geçirebilmek için ben de Muğla’ya gittim. Şimdiki tatil ise 1 haftalık, ama ben 1-2 tarif hazırladım, blogu takip edenleri 1 hafta boyunca aynı görüntülerle bırakmamak için:)
Muğla tatilim kısaydı, ama dolu dolu geçti, tüm ilçelerinin tatil beldesi olması ve 1-2 saat mesafeyle farklı yerlere gitme imkanı, bu şehrin en büyük avantajı bence. Bizde bu fırsatı elimizden geldiğince değerlendirdik. Önce Akyaka’ya gittik, orada denize girip, gezdik, sonra Köyceğiz’e kısacık uğrayıp, oradan Yuvarlak Çay’a, Sandras doğal kaynak suyunun çıktığı Sandras dağının eteklerinde, aşağıda fotoğrafta görülen yere gittik. Sandras, kaynak suyu depremler sonucu ortaya çıkmış, ufak bir şelale olmuş ve suyun dağdan çıktığı yerden, aşağılara kadar tesisler kurulmuş, bu doğal ortamı çok beğendik, burada günün yorgunluğunu atıp, serinleme fırsatı bulduk, alabalıklarımızı yedik. Fotoğrafta görülen salıncaktan suya atlayanlar vardı, ben de epeyce imrendim ama günün yorgunluğu bana engel oldu. Eğer yolunuz Köyceğiz taraflarına düşerse bu güzel yeri görmenizi tavsiye ederim.

2. gün ise sabah kahvaltısı için Çiçekli Dağı’nda evini açarak, köy kahvaltısı sunan bir yere gittik, tereyağda pişmiş yumurtanın lezzeti, sıcağı unutturdu. Ağaçlar altında, yeşillikler arasında keyifle kahvaltı yaptık. Bahçesinde gezerken bu minik domates ağacını, ve yumurtaya benzer meyveleri olan bitkiyi, çift renkli sardunyaları ve nar ağacını görüntüledim. Kahvaltıdan sonra Sedir Adası’na ve Saklı Göl’e gittik, buralara ve Akyaka’ya ilişkin izlenim ve görüntüleri tatil sonrası paylaşacağım.

Ve gelelim tarifimize, biliyorum çoğunuz çilek mevsimi geçti diyeceksiniz, ama evde dondurulmuş çileğiniz varsa veya manavlarda, pazarlarda az da olsa bulabilirseniz denemenizi tavsiye ederim, hiç olmadı gelecek yaz için not edilebilir. Bu likörün kolay tarafı kahve likörü gibi hemen tüketilebilmesi, yani uzun bir bekleme süresi yok, ama bekletmenin de tadını atrrırdığını belirtmeliyim. Tarif şöyle;

Malzemeler:

-Yarım kilo çilek

-35’lik vokta veya cin (ben cin kullandım)

-1 su bardağı toz şeker

-1 çay kaşığı hindistan cevizi rendesi

Yapılışı:

Çileklerimizi yıkayıp, aromasının çıkması için hafifçe eziyoruz ve üzerine şekeri ilave edip, karıştırarak, recel gibi kaynayana kadar pişiriyoruz. Ocaktan alırken hindistan cevizini ekliyoruz ve karışım ılınınca cini döküp, 1 gece bekletiyoruz ve süzgeçten geçirip, saklayacağımız şişeye aktarıyoruz. Tabi bekleme zamanımız varsa süzme işlemini servis yapacağımız zamana bırakabiliriz. Ben ilk yapışımda alkol oranı fazla gelmişti, eğer sizin de böyle bir sorununuz olursa, likörü tekrar kaynatarak, alkolün bir miktar uçmasını sağlayabilirsiniz. İkram ederken nane yapraklarıyla süsledim, bir dahaki denemeye içine biraz nane koymayı düşünüyorum, belki siz de bu şekilde denersiniz. Afiyet olsun…

KAHVE LİKÖRÜ VE EV YAPIMI ÇİKOLATALAR

11 Nis

Likör yapmaya evlendiğim zaman başladım. Kahve likörü… Sonra çilek, vişne, süt ve incir likörü de denedim. Kahve likörü bunlar arasında en zahmetsiz olanı. Bu tarifi özellikle arkadaşımız İrem için veriyorum. Yapımı kolay ve bekledikçe aroması yerleşip, tadı güzelleşen bir likör.
Ev yapımı çikolataları ise sütlü, beyaz ve bitter kuvertürle evdeki silikon kalıpları kullanarak yaptım. Deniz kabukları ve balıklar. Evde çikolata yapmak yaratıcılığınıza bağlı, istediğiniz aromaları ekleyip kalıplarda şekil verebilirsiniz. Tabi benmari şeklinde erittiğimiz çikolataları, buzdolabında dondurmamalıyız, çünkü üst yüzeyleri beyazlaşıyor. Yapması son derece zevkli, sunumu da çok şık. Misafilerimize ev yapımı likörlerle beraber bu çikolataları ikram etmekten çok hoşlanıyorum.

Malzemeler:

-1/2 litre su
-2 su bardağı şeker
-8 ymek kaşığı nescafe
-1 paket vanilya veya 1 tatlı kaşığı vanilya aroması
-1 şişe 35cl’lik votka

Yapılışı:

Suyun içine kahve ve şekerimizi ekleyip, karıştırarak kaynatıyoruz. Kaynayınca vanilyamızı ekleyip, ılımasını bekliyoruz. Ilıyan karışıma votkayı da ekleyip soğutuyoruz. Likörü bu şekilde de içebiliriz. Ama tavsiyen en az 30 gün dinlenmesidir. Afiyet olsun…