Arşiv | Pilav RSS feed for this section

KEKİKLİ VE NOHUTLU ŞEHRİYE PİLAVI

3 May

Kekikli şehriye pilavı

Zamanın akışına kapılmış bir durumdayım. İyi şeyler, tatsız şeyler, heyecanlar derken yine yazı arası açılmış, sanmayın ki tarifsizlik nedeniyle yazmıyorum, beni daha suçlu yapacak ama tarif çok ama yazan yok oluyor genelde, ama yazma isteği çok…
Bahanelerimi boşverip yeni tarifimden bahsedeyim. Arpa şehriyeyi ağırlıklı olarak pirinç pilavı yaparken kullanırız. Sadece şehriye ile yapılan pilav çok yaygın değildir mutfaklarımızda, oysa ki şehriye pilavı da pek çok farklı ilave ile değişik hazırlanabilecek bir yemek. Daha çok da tavuk ile hazırlanır bilenlerin mutfağında. Ben bugün biraz daha farklı bir tarifi paylaşacağım ama sotelenmiş tavuk göğsününde bu tarife eklenebileceğini ve çok da lezzetli olacağını belirtmeliyim. Pilavı bu şekilde hazırlayıp, tavuk veya etle hazırlanmış ızgara, kavurma, sote gibi eklemelerle lezzetli bir öğün oluşacağı da kesin. Pratik ve lezzetli tarifimiz de şöyle;

Malzemeler:

– 1,5 su bardağı arpa şehriye
– 2 adet orta boy domates
-1 çay bardağı haşlanmış nohut
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 tatlı kaşığı kekik
-1 adet yeşil biber
– 1 adet kırmızı biber
-Tuz ve pulbiber

Yapılışı:

Domatesimizin kabuklarını soyup, ufak küpler halinde doğruyoruz. Zeytinyağını pilav tencerimize alıp, yine küp küp doğradığımız kırmızı ve yeşil biberimizi hafifçe pişirdikten sonra domateslerimizi ve kekiği ekliyoruz. Birlikte 1-2 dakika kavrulduktan sonra arpa şehriyemizi ilave edip 4-5 dakika kavuruyoruz. 2,5 su bardağı kaynamış suyu, tuzunu ve acı isteğimize göre pulbiberini ve son olarak da haşlanmış nohutunu da ekleyip, tencerimizin ağzını kapatarak şehriyeler suyu çekene kadar pişiriyoruz. Sıcak olarak servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

Kekikli şehriye pilavı
Reklamlar

FARKLI BİR BULGUR PİLAVI

26 Mar
Bulgur pilavını çok severim. Hatta bulgurdan yapılan yiyeceklerin hepsini severim desem yeridir. Pirinç pilavından daha çok tercih ederim ancak eşimin pirinç pilavını da çok seviyor olması nedeniyle her iki pilavda eşit miktarda pişer evimizde.
Bulgur pilavını genelde, yaz domatesi, yeşil biber, patates veya mercimek ile pişiririm. Daha çok da patates ile, yanında mis gibi bir ayranla çok güzel bir ikili oluştururlar. Ancak yakın zamanda denediğim bu pilavı eşim de ben de çok sevdik. Yanına pişirdiğim, Hatsum’un gönderdiği nefis mantarla yaptığım sote ile son derece lezzetli bir öğün oldu bize. Biz pilavı mantar ile yediğimiz için sucuk veya et pişirmedim, açıkcası pilavın çok da ihtiyacı olduğunu düşünmedim, ancak tadına zenginlik katmak isterseniz, et ve sucukla da harika olacağından eminim. Ayrıca benim yaptığım gibi, pilavın yanında, karamel kıvamında pişirilmiş kuru soğana “çıntar mantarı” ekleyerek soteleyebilir ve bu şekilde servis yapabilirsiniz. Gelelim tarifimize;

Malzemeler: (4 kişilik)

– 1 su bardağı bulgur
– 1 adet soğan
– 1 adet yeşil biber
– 1 adet kırmızı biber
– 2-3 diş sarmısak
– 1 tatlı kaşığı biber salçası
– 6-7 dal dereotu
– 1,5 çay kaşığı tuz
– 1/2 çay kaşığı karabiber
– Kekik, nane, kimyon ve zerdeçal (istediğiniz miktarlarda)
– 1 yemek kaşığı zeytinyağı
– 1/2 halka sucuk veya 20 gr küçük doğranmış et (isteğe bağlı)
– 1 tatlı kaşığı tereyağ
– 1 çay bardağı bezelye

Yapılışı:

Pilavımızı pişireceğimiz tencerede öncelikle 1 yemek kaşığı zeytinyağımız ile irice doğranmış soğanımızı kavuruyoruz. Kırmızı ve yeşil biberlerimizi de doğrayıp, onları da hafifçe kavuruyoruz. Sonra biber salçamızı ve doğranmış sarmısakları ekleyip, hemen arkasından bulgurumuzu koyuyoruz. Hepsi biraz kavrulduktan sonra 2 su bardağı kaynamış suyu ilave edip, pişmeye bırakıyoruz. İstersek, et veya sebze suyu da kullanabiliriz. Ocaktan almamıza yakın tuz ve baharatlarımız ile doğranmış dereotumuzu ekliyoruz son olarak tereyağını da ilave edip, ocaktan alıyoruz. Ayrı bir tavada pişirdiğimiz et veya sucuğu da servis öncesi pilav tenceremize ekliyoruz. Servis sırasında ise pilavın üstüne, hafifçe sotelediğimiz haşlanmış bezelyeleri döküyoruz. Afiyet olsun…

KESTANELİ PORTAKALLI PİLAV

6 Nis
Davet akşamının ikinci tarifi kestaneli, portakallı pilav. Bu pilavı eskiden yılbaşı akşamlarında havuç ile yapardık. Pilav pişince tavuk göğsü, domates ve biberle süslediğimiz kalıba koyup, ters çevirince bunların üstüne gelmesiyle, çok şık bir sunum olurdu. Tabi haşlanmış tavuk sevmeyen ben üzerini temizleyip yerdim. Kendim yapmaya başlayınca da tarifi tavuksuz uygulamaya başladım. Cuma akşamı vakit yetmediği için pilavımı süsleyemedim, bir dahakine sizlerle paylaşmak için süsleyeceğim. Pilavı portakalla yapma fikri de değişiklik ararken geldi aklıma ama siz isterseniz aynı şekilde portakal kabuğu rendesi yerine, havuç rendesi kullanabilirsiniz. Gelelim tarifmize;

Malzemeler:

-1,5 su bardağı pilavlık pirinç
-3 yemek kaşığı zeytinyağı
-300 gr haşlanmış kestane
-1 portakalın kabuğunun rendesi ve suyu
-1 çay kaşığı safran
-2,5 bardağı kaynamış su
-Tuz

Yapılışı:

Pirincimizi ayıklayıp, ılık suda 30 kadar bekletiyoruz ve nişastasını azaltmak için yıkıyoruz. Pilav tavamızda zeytinyağımızı ısıtıp, suyunu süzdüğümüz pirincimizi kavuruyoruz. Sonra portakal kabuğu rendemizi ilave ediyoruz. Pirincimiz yeterince kavrulunca kaynamış suyumuzu ilave edip, safran ve tuzunu ekliyoruz. Son olarak kabuklarını soyduğumuz kestaneleri de ekleyip, kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz. Pişmeye yakın portakal suyumuzu da ilave ediyoruz ve 2-3 dakika sonra ocaktan alıyoruz. Pilavımız demlendikten sonra servis yapabiliriz. Afiyet olsun…

Not: Davet soframızdan peçete halkası fotoğrafı yine Edi’nin objektifinden çok beğendiğim için sizlerle paylaşmak istedim.

PATLICANLI PİLAV, NAM-I DİĞER AFRODİT’İN SEÇİMİ

4 Ara
Pilav aşçı yamağının en sevdiği yiyeceklerden biri, her yemeğin yanında olsa bıkmadan yer, ben ise İstanbul’a taşınana kadar (9 yıl önce) hiç pilav yemezdim, bir kaç denemem de pek başarılı olmamıştı. Daha sonraları pek çok yiyecekte yaşadığım gibi pilavı da sevmeye başladım ve güzel yapmaya…Bu pilavın ilhamı yine Bozcaada’da oluştu, rüzgarlı adada Mitos plajında geçen yıl ve bu yıl yediğimiz yemeklerden biriydi, ismi de Afrodit’in seçimi. Menüdeki tüm yemeklere mitolojik isimler verilmişti, ben de seçimimi Afrodit’ten yana kullandım. Aşçı yamağı da tadına bakıp çok beğenince İstanbul’da denerim demiştim. Bu ikinci yapışım, ilkinde fotoğraf çekmeye fırsat bulamadan bitti pilavımız. Benim favorilerim listesine girdi bu lezzetli pilav, değişikliğe açıksanız, klasik pilav yerine Afrodit’in seçimini denemenizi tavsiye ederim. Tarif şöyle;
Malzemeler:(4 kişilik)
-1,5 su bardağı pirinç
-2 adet patlıcan
-1 yemek kaşığı zeytinyağ
-2,5 su bardağı kaynamış su
-1 yemek kaşığı sıvıyağ
-1 büyük soğan
-1 adet domates
-2 çay kaşığı tuz
-1 tatlı kaşığı kuru nane
-1 su bardağı sıvıyağ

Yapılışı:

Öncelikle patlıcanlarımızı alacalı soyup, küp şeklinde doğruyoruz ve tuzlu suda 10 dakika kadar bekletiyoruz. Sonra patlıcanlarımızı yıkayıp, süzdürüp, kağıt havlu ile suyunu iyice alıyoruz. İyice ısıttığımız sıvıyağda patlıcanlarımızı kızartıyoruz. Bu arada pirincimizi de ılık suda yarım saat kadar bekletiyoruz. Patlıcanlarımız kızarınca kağıt havluya alıp, fazla yağının süzülmesini için bekletiyoruz. Pilav tenceremize zeytinyağımızı koyup, ince doğradığımız soğanı hafifçe kavuruyoruz ve kuru nanemizi ekliyoruz. Sonra kabuklarını soyup, küp şeklinde doğradığımız domatesi ekleyip, biraz kavrulunca, yıkayıp, süzdürdüğümüz pirincimizi de ekliyoruz. Tüm malzemelerimizi 7-8 dakika kavurup, kaynamış suyu ve tuzunu ilave edip, kısık ateşte pirinç suyu çekene kadar pişiriyoruz ve pilavı ocaktan almamızdan 1-2 dakika önce kızarmış patlıcanı ekleyip, karıştırıyoruz. Pilavımız 15 dakika kadar demlendikten sonra servis yapabiliriz. Afiyet olsun….

OTLU PİLAV

5 Eki
İftar davetinin sıradaki tarifi otlu pilav. İftar için etin yanına yakışacağı düşüncesiyle yaptığım pilav tek başına da yenecek, lezzetli bir deneme oldu. Genelde önceden kalan pilavlar ısıtılınca lezzetinden kaybeder, bu sorun bu pilav için geçerli değil, hatta bekleyince bana daha lezzetli geldi, dereotunun aroması iyice belli olmuştu. Aşçı yamağı da en az yakında tarifini paylaşacağım patlıcanlı pilav kadar güzel olduğunu söyleyerek, yeni denemeler için beni motive etmiş oldu:)
Gelelim tarifimize;
Malzemeler:(6 kişilik)
-2 su bardağı pirinç
-1 çorba kaşığı tereyağ
-3 su bardağı kaynamış su
-1 yemek kaşığı sıvıyağ
-4-5 dal yeşil soğan
-9-10 dal maydanoz
-9-10 dal dereotu
-1 yemek kaşığı çam fıstığı
-1 tatlı kaşığı kuş üzümü
-Tuz
Yapılışı:
Pirincimizi ayıklayıp, ılık suda tuz ile karıştırarak 30 dakika kadar bekletiyoruz. Sonra iyice yıkayarak, süzüyoruz. Büyükçe bir tavada tereyağını eritip, çam fıstıklarını kavuruyoruz ve pirincimizi ekliyoruz. 1-2 dakika kavurduktan sonra sıvıyağı ekliyoruz. (Bu annemin yöntemidir ve annemin pilavı her zaman tane tane olur.) 1-2 dakika daha kavuruyoruz ve ince doğradığımız taze soğan, maydanoz ve dereotunu ekliyoruz. Kuş üzümü ve tuzunu ekleyip, yeşilliklerin rengi değişinceye kadar pişiriyoruz. Son olarak 3 su bardağı sıcak suyumuzu ekleyip, karıştırıyoruz ve 10 dakika pirinçler suyunu çekene kadar, kapağını açmadan pişiriyoruz. Ocaktan alınca kapağını açmadan 10 dakika daha dinlendiriyoruz ve istediğimiz bir kalıpta şekil verip, domatesle süsleyerek servis tabağına alıyoruz. Afiyet olsun…

# 24 LİMON YE- LİMONLU RİSOTTO ve LİMONLU TART

15 Tem

Bu ayki etkinliğimizin konusu limon ve ev sahibimiz limon çiçeği . Süheyla’ya kolay gelsin diyorum ve yazın sıcak günlerinde ferahlık veren limon konusu için ve içimizi açan logo için teşekkür ediyorum.

Limon herşeye konabilecek az sayıdaki yiyecekten biri, tatlılara, tuzlulara, salatalara, yemeklere, içeceklere, herşeye yakışıyor. Ben de bu ayki etkinlik için hazırlanırken yeni bir şeyler denemek istedim. Daha önce başarısız olan bir risotto denemem vardi, o zamandan beri limonlusunu yapmayı düşünüyordum ve etkinlik o itici gücü verdi ve mutfağa girdim:) Geçen sefer hataları anladığım için bu defa son derece lezzetli bir risotto elde ettim. Ayrıca yine uzun süredir yapılmayı bekleyen limonlu tart düşüncem ve buzlukta bekleyen tart hamurum vardı, biraz araştırma yaptıktan sonra kendi tarfimi uydurarak limonlu dolgumu da hazırladım ve tartımı da pişirdim. Bunların yanısıra blogumda yeralan ve lezzetli bulduğum 3 limonlu tarifin linkini aşağıda veriyorum.
Yeni tarifler şöyle;

LİMONLU RİSOTTO

Risotto bildiğimiz gibi italyan mutfağına ait bir pilav. Özelliği Arborio pirincinden yapılıyor olması ve pişirme yöntemi. Pişirme yönemi ile pirincin içindeki nişastanın kendini salmasıyla oluşan kremayla lezzetlenen bir yemek. Arborio İtalya’nın kuzeyinde yetişen bir pirinç, bu pirinci ben Macro Market’ten aldım, ama bu pirinci bulamazsanız kırık pirinç kullanılabilirsiniz ama yine de bu özel yemeği kendi pirinci ile yapmakta fayda var. Pirinci koyduktan sonra saydam bir renk alana kadar karıştırarak pişirmek ve bu aşamadan sonra etsuyunu azar azar ekleyip, sürekli karıştırarak pişirmeye devam etmek diğer önemli noktalar.Bunlara dikkat ederek, istediğimiz malzemeyi ekleyerek risotto yapabiliriz. Patlıcanlı, sebzeli, tavuklu, deniz mahsüllü, mantarlı, peynirli, ıspanaklı vs. Bu malzemeleri pirinç tüm suyu çektinden sonra eklemek gerekiyor, tabi koyacağımız malzemenin pişmesi gerekiyorsa, önceden hazırlamalıyız. Etsuyu konusu da son derece önemli, ben bulyon kullanmanızı tavsiye etmem eğer mecbur değilseniz, bunlar yerine kendi yapacağımız etsuyu ile risottomuz çok daha lezzetli olacaktır.

Malzemeler:

-1 su bardağı arborio pirinci
-1 orta boysoğan
-1 yemek kaşığı tereyağ
-1 adet kırmızı biber
-1 limonun kabuğunun rendesi
-Yarım limonun suyu
-1/2 su bardağı et suyu
-1,5 su bardağı su
-1/2 çay bardağı beyaz şarap
-1/2 su bardağı rendelenmiş ve servis için 2 yemek kaşığı parmesan peyniri
-1 çay kaşığı deniz tuzu

Yapılışı:

Öncelikle su ve etsuyu karışımımızı kaynatıyoruz ve kısık ateşte kaynamaya devam etmesi için bırkıyoruz. Etsuyu su karışımımız hazırlanırken, soğanımızı ufak ufak doğrayıp, tereyağ ile kavuruyoruz ve yine ufak doğradığımız kırmızı biberi ekliyoruz. Kırmızı biberlerimiz pişince, pirincimizi ekliyoruz ve yukarda anlattığım gibi saydamlaşana kadar karıştırarak pişiriyoruz. Sonra kaynamakta olan etsuyundan 2 kepçe alıyoruz ve pirincin üzerine döküyoruz ve su kalmayana kadar karıştırarak pişiriyoruz, su çekilince, yeniden 2 kepçe etsuyu koyuyoruz ve yine pirinç tamamını çekene kadar yine karıştırarak pişirmeye devam ediyoruz. Bıu işlemi suyumuz bitene kadar yapıyoruz, yalnız son seferde şarap ve limonsuyunu da ekliyoruz. Son seferde koyduğumuz suyu çekince pirincimiz limon kabuğu rendesini ve parmesan peynirini ve tuzumuzu ekleyip, ocaktan alıyoruz ve sıcak olarak, üzerine tekrar parmesan peyniri serpiştirerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

LİMONLU TART

Limonlu diğer tarifim ise limonlu tart. Uzun zamandır limonlu tart yapmak istiyordum, birçok yerden tarif baktım ama hepsi çok yumurtalı idi, bir türlü içime sinmedi. En son yine kitapları karıştırırken nişasta ile yapılan limon kreması tarifini görünce iki tarifi karıştırarak daha hafif olması için yumurta miktarını azaltarak bir dolgu hazırlamaya karar verdim. Görüntü olarak hayal ettiğim gibi olmadığını itiraf etmeliyim ama son derece lezzetli olması bu kusurunu görmememizi sağladı. Tarif şöyle;

Malzemeler:(20 cm’lik kalıp için)

-Toz fındık ile hazırlanmış tart hamuru (Linkdeki tart hamurunu aynen hazırladım ama sadece badem yerine fındığı çekerek toz haline getirdim)
-2 yumurta
-50 ml krema
-1 tatlı kaşığı tereyağ
-1 tatlı kaşığı mısır nişastası
-2 limonun kabuğunun rendesi
-1 su bardağından az eksik toz şeker
-1,5 limonun suyu
-1 paket tart jöle(isteğe bağlı)

Yapılışı:

Tart hamurumuzu linkdeki gibi hazırlayıp, kalıbımıza yerleştiriyoruz ve 15 dakika 160 derecede ısıtılmış fırında pişiriyoruz. Fırınımız ısınırken dolgu kremamızı hazırlıyoruz. Yumurta, şeker, tereyağ ve nişastayı mikserle karıştırdıktan sonra, tart jölesi hariç tüm malzemelerimizi ekleyip, tekrar karıştırıyoruz ve hafif pişmiş olan tart hamurumuzun üzerine dikkatlice döküyoruz ve fırın aynı ısıda iken 15 dakika daha pişiriyoruz ve sonra fırın ısısını 100 dereceye düşürüp, 20 dakika daha pişiriyoruz. Isı düşürerek pişirme kısmını benim tartın üzeri kızarmaya başlayıp, hala çıvık olması nedeniyle yaptım, eğer sizin fırınınızda böyle bir sorun olmazsa ısıyı düşürmeden toplam 25 dakika pişirerek fırından alabilirsiniz. Soğuduktan sonra eğer daha parlak bir görünüm isterseniz paketeki tarife göre tart jölesi hazırlayıp, üzerine dökebilirsiniz. 2 saat buzdolabında beklettikten sonra servis yapabiliriz. Afiyet olsun…