Arşiv | Portakal RSS feed for this section

>PORTAKALLI VE BULGURLU PIRASA

8 Mar

>

Bulgurlu Pırasa

Blogumun 4. yaşını kutlarken, blogların kapalı olması çok can sıkıcı. Benim sayfamda bir blogger sayfası ama kendi alan adımı almış olduğum için sayfama erişilebiliyor, bazı bölümler de sorun olsa da sayfa çalışır durumda. Ama bu durumu değiştirmiyor, arkadaşlarım yokken buraların tadı da yok. Bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini biliyorum ve bekliyorum. Bloga yazmak da aynı nedenle içimden gelmedi ama neden duralım bekleyelim dedim, yasakları kabul etmek olacaktı bloga yazmamak.

Havaların iç karartıcı hali de devam ediyor, ben bu yıl soğuklardan çok sıkıldım, zaten bir arkadaşımın duyduğu bir habere göre bu kışın havası daha çok kadınlarda olmak üzere depresyon eğilimlerinlerini arttırmış. Neyse ki az kaldı şurda en fazla bir hafta on gün içinde bol bol güneş görüp, eski enerjimize kavuşuruz. Bu iki keyifsiz durum üzerine daha keyifli bir konuya geçelim…
Sebze yemeklerini genelde bir şey eklenecekse pirinç ile yaparız, neden bilmiyorum ama aile evimde de ıspanak, pırasa gibi sebzeler genelde biraz pirinç ilavesi ile pişerdi. Sade de yapılırdı ama eklenen nedense pirinç olurdu. Son yıllarda ise suçlanan beyaz pirinç nedeniyle yerini daha çok bulgur aldı. Ben genelde bulguru pirince tercih ederim. İstanbul’da yaşamaya başlayana kadar pek yemezdim pirinç pilavını, dışarda yemek yemek zorunluğu başlayınca ve restoran tabaklarının rakipsiz eşlikcisi pirinç pilavı olunca alıştım, şimdilerde seviyorum da, içine birşeyler ekleyince daha da güzel oluyor ama yine de bulgur…
Böyle düşünerek yaptım bu yemeği. Son zamanlarda dikkat ettiğim bir diğer konu da yemekleri mümkün olduğunca ekstra su eklemeden, sebzelerin suyu ile pişirmek. Çok su içermeyen sebzelerde ise yakışacak ise portakal ve limon suyundan faydalanıyorum. Bu şekilde pişen yemeğin lezzetinin başka olduğunu söylemem şart ve sizlere de şiddetle tavsiye ediyorum. Sebzenizin suyu azsa, yakışıyorsa domatesin suyundan faydalanın veya uygun meyve sularından, lezzet farkını göreceksiniz. Pratik ve sağlıklı tarifimiz şöyle;
Malzemeler:
– 3-4 dal pırasa (500 gr)
– 1 adet havuç
– 1 adet kırmızı biber
– 1 adet portakal
– 2 yemek kaşığı zeytinyağ
– 1 adet limon
– 1/2 su bardağı bulgur (ince)
– Tuz
Yapılışı:
Pırasalarımızı yıkayıp, gerekiyorsa dış yapraklarını temizledikten sonra kalın halkalar şeklinde doğrayalım (ben genelde doğrama sonrasında tekrar yıkama yapıyorum aralarda kalan toprak vs olabilir diye), havucumuzun kabuklarını soyup, yine halka halka doğrayalım. Kırmızı biberimizi doğralım. Tencerimize zeytinyağımızı koyup, havuç ve biberimizi ekleyelim ve hafifçe kavuralım. Daha sonra pırasamızı ekleyelim ve kavrularak hafifçe yumuşamasını sağlayalım. Sonra bulgurumuzu ekleyip, üzerine sıkılmış portakal ve limon suyumuzu ilave edip, tuzumuzu ayarlayarak, kısık ateşte, bulgurumuz yumuşayana kadar 15-20 dakika kadar pişirelim. Servis yaparken taze nane yapraklarıyla süsleyebiliriz. Afiyet olsun….

Bulgurlu Pırasa

PORTAKALLI HİNDİSTAN CEVİZLİ KEK

26 May

portakallı kek

Bu keki son zamanlarda sık sık yaptım, farklı konuklarıma ve arkadaşlarıma tatdırdım ve yiyenlerin hepsi çok beğendi, ben de sayfaya yazılacaklar arasında öne aldım. Mis gibi portakal kokusu, ağızda hissedilen hindistan cevizi ile yumuşacık bir kek oldu. Gerçi portakal mevsimi geçti ama hem mevsim geçişlerinde hem de gelecek kış uygulayabileceğiniz leziz ve pratik bir kek tarifi oldu. Pratik tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-3 yumurta
-1 su bardağı sıvıyağ
-1 su bardağı yoğurt
-1,5 su bardağı toz şeker (Şeker miktarını azaltabilirsiniz)
-1 portakalın kabuğunun rendesi ve suyu
-3 yemek kaşığı hindistan cevizi
-1 paket kabartma tozu
-1 paket vanilya
-2,5 su bardağı un

Yapılışı:

Yumurtaları kabarıp, krema kıvamına gelene çırpıp, şekeri ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Sonra sıvıyağımızı ve yoğurdu ekliyoruz. Portakal kabuğu rendesi ve portakal suyunu da ilave ettikten sonra, içine kabartma tozu ve toz vanilyayı ekleyip, elenmiş unu yavaş yavaş ilave ederek kek karışımımızı çırpmaya devam ediyoruz.. Son olarak hindistan cevizini ekleyip, karıştırıyoruz ve yağlanmış kek kalıbına döküp ve önceden 170 derecede ısıtılmış fırında 45-50 dakika kadar pişiriyoruz. Servisten önce üzerine hindistan cevizi serpiştiyoruz. Afiyet olsun….

PORTAKALLI MERCİMEK ÇORBASI

27 Şub

Portakallı mercimek çorbası da eski tariflerimden biridir. Bu tarifi de herkesin uyguladığı bir tarif olması nedeniyle yazmamıştım ama son zamanlarda konuştuğum bir kaç kişi portakal suyu kullanmadıklarını, tarifi yazmamın güzel olacağını söyleyince paylaşmaya karar verdim. Tarif aslında annemin klasik mercimek çorbası, ben sadece eski iş arkadaşlarımdan birinin önerisi üzerine portakal suyu eklemeye başladım ve en sevdiğim çorbalardan birini elde etmiş oldum. Bu çorbanın lezzet olarak farkı hafif tatlı olması ve portakal aromasını hissettirmesi, eğer sizlere hitap edeceğini düşünüyorsanız mutlaka denemizi öneririm, yoksa da çorbanın bazını normal mercimek çorbası olarak hazırlayabilirsiniz. Sonrasında salça ve nane koymadan blenderdan geçirirseniz “süzme mercimek çorbası” elde etmiş olursunuz. Kısaca aynı tarifle 3 farklı çorba hazırlamak mümkün. Havaların oldukça soğuk geçtiği şu günlerde sanırım hepimiz mutfağında bir tencere çorba kaynıyordur. 1-2 ufak farkla yeni çorbalar için pratik tariflerimiz şöyle;

Malzemeler: (6 kişilik)

– 1 su bardağı kırmızı mercimek
– 1 orta boy soğan
– 1 büyük veya 2 küçük havuç
– 1 orta boy patates
– 2 yemek kaşığı zeytinyağı
– 1 tatlı kaşığı nane
– 2 çay kaşığı tuz
– 1 tatlı kaşığı domates salçası
– 1 çay kaşığı pul biber
– 1 portakalın suyu (1 çay bardağı)

Yapılışı:

Düdüklü tencerimizde veya normal bir tencerede ayıklanıp, yıkanmış kırmızı mercimeğimizi, doğranmış soğanımızı, dilimlenmiş patates ve havucumuzu üzerlerini geçecek kadar su ilave ederek haşlıyoruz. Tüm malzememiz yumuşayınca blenderdan geçiriyoruz. (Bu aşamada çorbamızı yağ ve tuz ilave ederek kaynatıp, gerekiyorsa kaynamış su ilavesi ile kıvamını ayarlayarak, limon ve pul biberle servis edersek süzme mercimek çorbası hazırlamış oluruz.) Ayrı bir tavada zeytinyağımız ile nane ve salçamızı kavuruyoruz ve çorbamızın içine ilave ediyoruz. Tuz ve pul biberi de ekleyip normalden biraz daha yoğun bir kavama gelene kadar kaynamış su ilavesi ile kaynatıyoruz. Çorbamız pişince 1 çay bardağı portakal suyunu ekleyip, karıştırdıktan sonra ocaktan alıyoruz. Servis yaparken portakal dilimleri ve pul biberle süsleyebiliriz. Afiyet olsun…

KESTANELİ PORTAKALLI PİLAV

6 Nis
Davet akşamının ikinci tarifi kestaneli, portakallı pilav. Bu pilavı eskiden yılbaşı akşamlarında havuç ile yapardık. Pilav pişince tavuk göğsü, domates ve biberle süslediğimiz kalıba koyup, ters çevirince bunların üstüne gelmesiyle, çok şık bir sunum olurdu. Tabi haşlanmış tavuk sevmeyen ben üzerini temizleyip yerdim. Kendim yapmaya başlayınca da tarifi tavuksuz uygulamaya başladım. Cuma akşamı vakit yetmediği için pilavımı süsleyemedim, bir dahakine sizlerle paylaşmak için süsleyeceğim. Pilavı portakalla yapma fikri de değişiklik ararken geldi aklıma ama siz isterseniz aynı şekilde portakal kabuğu rendesi yerine, havuç rendesi kullanabilirsiniz. Gelelim tarifmize;

Malzemeler:

-1,5 su bardağı pilavlık pirinç
-3 yemek kaşığı zeytinyağı
-300 gr haşlanmış kestane
-1 portakalın kabuğunun rendesi ve suyu
-1 çay kaşığı safran
-2,5 bardağı kaynamış su
-Tuz

Yapılışı:

Pirincimizi ayıklayıp, ılık suda 30 kadar bekletiyoruz ve nişastasını azaltmak için yıkıyoruz. Pilav tavamızda zeytinyağımızı ısıtıp, suyunu süzdüğümüz pirincimizi kavuruyoruz. Sonra portakal kabuğu rendemizi ilave ediyoruz. Pirincimiz yeterince kavrulunca kaynamış suyumuzu ilave edip, safran ve tuzunu ekliyoruz. Son olarak kabuklarını soyduğumuz kestaneleri de ekleyip, kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz. Pişmeye yakın portakal suyumuzu da ilave ediyoruz ve 2-3 dakika sonra ocaktan alıyoruz. Pilavımız demlendikten sonra servis yapabiliriz. Afiyet olsun…

Not: Davet soframızdan peçete halkası fotoğrafı yine Edi’nin objektifinden çok beğendiğim için sizlerle paylaşmak istedim.

PORTAKALLI DAMLA SAKIZLI CHEESECAKE

9 Şub
Yoğun bir dönem geçirdiğimi söylemiştim, iş ve ev arasında mekik dokuyorum, en kısa sürede blog açısından eski verimliliğime dönmeyi istiyorum. Bu cheesecake’i iş yerindeki arkadaşlarım için yaptım, değişiklik olsun istedim, kışın en güzel meyvesi portakal ve her zaman sevdiğim damla sakızını biraraya getirdim. Sonuç beni de yiyenleri de mutlu etti, bir dahaki sefere damla sakızını biraz daha yoğun yapacağım, ama siz sevmeyenlerdenseniz aynı tariften sakızı çıkararak sadece portakallı yapabilirsiniz. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (8 kişilik / 22cm’lık kalıp)

-500 gr. krem peynir
-1 bardak toz şeker
-4 tatlı kaşığı mısır nişastası
-3 adet yumurta
-200 ml krema
-1 portakalın suyu ve kabuğunun rendesi
-2 küçük parça damla sakızı (iyice dövülmüş)
-1 paket yulaflı bisküvi
-75 gr tereyağı
Yapılışı:
Öncelikle cheesecake’in bisküvi tabanını hazırlıyoruz. Bisküvileri mutfak robotunda ya da döverek kırıntı haline getiriyoruz ve erittiğimiz tereyağı ile iyice karıştırıyoruz. Bisküvi karışımını kek kalıbının tabanına boşaltıp, her tarafta eşit yüksekliğe gelecek şekilde bastırıyoruz ve buzdolabına kaldırıyoruz.Karıştırma kabımıza krem peyniri, mısır nişastası ve toz şekeri ekleyip mikser ile çırparak kalın bir krema kıvamına getiriyoruz. Yumurtaları birer birer bu karışımın içine kırarak çırpmaya devam ediyoruz. Bu aşamada dikkat etmemiz gereken şey, yumurtaları çok fazla çırpmamak, aksi halde kekimizin üstünde pişerken çatlaklar oluşabilir. Son olarak kremayı, portakal kabuğu rendesini ve suyunu ve dövülmüş sakızımızı bu karışıma ekleyip karıştırdıktan sonra kek kalıbının içindeki bisküvi tabanının üzerine döküyoruz.Önceden 175 derece ısıya getirdiğimiz fırında yaklaşık 10 dakika kadar pişirip, 10 dakika dolunca fırının ısısını 90 dereceye düşürüyoruz ve bu düşük ısıda yaklaşık 60-70 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Kekin tam ortası ıslak veya parlak değilse pişmiş demektir. Cheesecake’miz oda ısısına gelince buzdolabına koyup, üstünü kapatmaksızın bir gece bekletiyoruz. Sonra üst dekorasyonunu yapabiliriz. Ben cheesecake’in üzerini eritilmiş sütlü çikolata ile kapladıktan sonra, yağlı kağıttan yaptığım külah içinde erimiş olan beyaz çikolata ile noktalar yaptım. Afiyet olsun…

Not: Peçete katlama için açıklama ekledim…

PORTAKALLI YERELMASI

23 Mar

Yerelması patates görünümü altında elma tadı olan, hem çiğ olarak hem de pişirilerek tüketilebilen bir sebze. Amerika kökenli olan bu bitki ülkemizde de bol miktarda yetiştiriliyor. Cilde tazelik veren bu bitki kan şekerini yükseltmediği için şeker hastalarınca da yenebiliyor. Boyutu ve şekli itibariyle soyulması zor olsa da değişik tadının çekilen sıkıntıya değer olduğunu düşünüyorum. Yerelmasını çiğ olarak salatalara ekleyebileceğimiz gibi tek başına da yiyebiliriz. Ben bugün pişirilen bir tarif vermek istiyorum, aslında tarif klasik zeytinyağlı tarifi…

Malzemeler:

-1/2 kilo yerelması
-1 adet kırmızı biber
-1 adet patates
-1 orta boy soğan
-1-2 diş sarmısak
-1 adet havuç
-Sıvıyağ, tuz, karabiber, kırmızı biber
-1 portakalın suyu

Yapılışı:

Sıvıyağda küçük doğradığımız soğanlarımızı biraz kavurduktan sonra, sırasıyla yine küçük doğranmış sarmısak ve biber, küp şeklinde kesilmiş havuç ve patatesleri, daha sonra soyup, limonlu suda beklettiğimiz yerelmalarını da küp şeklinde doğrayıp ilave ediyoruz, portakal suyunu da ekleyip, sebzeler suyu çekene kadar pişiriyoruz. (Bu işlem yerken portakal aroması almamızı sağlıyor) Son olarak tuzunu, baharatlarını koyup, 1-2 dakika kavuruyoruz ve 1 su bardağı su ilave edip, yerelmaları yumuşayana kadar kısık ateşte pişiriyoruz. Soğuduktan sonra servis yapıyoruz. Afiyet olsun…