Arşiv | Sebze Yemekleri RSS feed for this section

KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI VE ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI

18 Ağu

Yaz daveti soframızdan diğer tariflerimiz, közlenmiş patlıcan salatası ve zeytinyağlı biber dolması Patlıcan salatası benim bu sofradan en sevdiğim tatlardan biri oldu, ekşi tadı öyle hoşuma gitti ki kalan salatayı, zeytinli ekmeğimizle birlikte afiyetle yedim. Biber dolması da masamızın diğer hafif lezzetiydi. Pratik tariflerimiz şöyle;


PATLICAN SALATASI

Malzemeler:

-3 adet patlıcan
-1 adet kırmızı biber
-1 büyük domates
-1 adet yeşil biber
-2-3 diş sarmısak
-1,5 limonun suyu
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-Tuz
-1-2 dal frenk maydanozu

Yapılışı:

Patlıcanlarımızı ve kırmızı biberimizi közleyip kabuklarını soyup, doğruyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken nokta patlıcanların kararmasını önlemek için kabuklarını zaman geçirmeden sıcak sıcak soymak ve hemen üzerilerine limon suyu sıkmak. Yeşil biberimizi çok ince şekilde doğradıktan sonra, domatesimizin de kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkartıyoruz ve doğruyoruz. Doğradığımız sebzelerimize ezilmiş sarmısağımızı da ekleyip, limon suyu, zeytinyağı ilavemizi yapıp, tuzunu ayarlayarak iyice karıştırıyoruz. Servis yaparken frenk maydanozu ile süslüyoruz. Afiyet olsun…

ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI

Zeytinyağlı biber dolması için buradaki tarifte yeralan dolma içini hazırladım, ek olarak sadece dereotu ilave ettim. Hazırladığım içi biberlerin içine doldurup, üstlerini domates dilimleri ile kapattım ve su ilavesi ile 30-35 dakika pişirdim. Limon dilimleri ile servis yaptım. Afiyet olsun…

Reklamlar

PAZI SARMASI

17 Mar
Uzun bir ara oldu, hem hiç istemeden, işyerindeki yoğunluk, son günlerde üst üste ters giden işler birleşince mutfaktan ve blogdan uzak kaldım. Bazı tatsızlıklar devam etsede, isteksizliğimi üzerimden atarak, 2 haftadır kenarda bekleyen pazı sarması tarifini yazayım dedim.
Tarife geçmeden önce Blogumun yeni yaşını kutlayan, sayfama ziyaret ve yorumlarla bana destek ve cesaret veren herkese teşekkür ederim.
Pazı sarması annemin bize yaptığı yemeklerden biri, sırada yine annemden bir tarif var, arayı bu kadar uzatmadan onu da sizlerle paylaşmayı umuyorum. Tarife geçmeden önce pazı hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum.
Kış ya da yaz mevsimlerinde yaprakları sebze olarak yenilen Pazı bitkisi, ıspanakgillerdendir. Anayurdu Akdeniz havzası, Anadolu, Kafkasya ve Ortadoğu olan bitkinin yabani örneklerine ülkemizdeki kırlarda rastlanmaktadır. Pazı çeşitlerine göre koyu veya açık yeşil renklidir. Yaprak sapları da çeşitlere göre yeşil ya da bazen kırmızı renkli olur. Yaprak kenarları düz ya da dalgalı, yaprak ayaları kıvırcık veya düz yapılıdır. Pazı, A vitamini kaynağı betakaroten, C vitamini ve folik asit yönünden zengin bir bitkidir. Özellikle yaprak sapları kırmızı renkli olan pazılarda A vitamini oranı yüksek olur. Pazının diğer besin değerleri ıspanağınkine çok yakındır. Pazı yaprakları, içerdiği demir ve folik asitle kansızlığı önler.
Faydalı bilgilerden sonra gelelim tarifimize;

Malzemeler:(4 kişilik)

-2 demet pazı
-1 su bardağı pirinç
-250 gr kıyma
-1 yemek kaşığı salça
-1/2 çay bardağı sıvıyağ
-1 orta boy soğan
-7-8 dal maydanoz
-Tuz, karabiber, kırmızıbiber

Yapılışı:

Pazı yapraklarını yıkayıp, büyükçe bir tencerede kaynayan suda haşlıyoruz (bu işlem kısa olmalı yaprakların dağılmaması için), 1-2 dakika kaynayan suda beklettiğimiz pazıları tencereden alıp, soğuk sudan geçiriyoruz. Pazı yapraklarını hazırlayınca içimizi hazırlamaya geçiyoruz. Yıkayıp, süzdüğümüz pirince, kıymamızı, salçamızı, ince kıyılmış soğan ve maydanozumuzu, sıvıyağımızı, tuz ve baharatlarımızı ekleyip iyice karıştırıyoruz. Pazı yapraklarını sarılacak büyüklükte parçalara kesiyoruz ve her parçaya içten koyup, parmak şeklinde sarıyoruz. Sardığımız lpazıları, pişireceğimiz tencereye sıkı sıkı dizerek yerleştiriyoruz ve 1,5 su bardağı suya 1 tatlı kaşığı salça ekleyip, üzerine dökerek orta ateşte 30 dakika kadar pişiriyoruz. Yanında yoğurtla servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

AŞÇI YAMAĞI’NIN ELİNDEN RATATOUILLE

11 Kas

Tatile çıktığımız haftaonu, Bozcaada’da Mitos’da güneşlenirken, Hürriyet’in Pazar ekinde her zaman yaptığım gibi Arman Kırım’ın yazısını okuyordum. Yazı Ratatouille isimli film hakkındaydı. Filmden daha önce Yaman Ayşe bahsetmişti. Arman Kırım’ın yazısını da okuyunca İstanbul’a dönüş ilk iş filme gideceğim diye karar verdim ve öyle de yaptım. Filmi izlerken aşçı yamağı filme ismini veren yemeğin nasıl yapıldığını sordu, ben de ona tatilde okuduğumuz yazıyı hatırlatınca, en kısa zamanda yapalım dedi, ama o kısa zaman bir türlü geçmedi:) Durum böyle olunca ben de aşçı yamağının elinden yemek yiyeyim dedim ve onu mutfağa kapattım:) Malzeme listesini verdim ve pişirme sürecinde yardımcı oldum ve mis kokulu yemeğimizi birlikte hazırladık. Evi saran koku tarifsizdi, lezzeti de bir o kadar güzeldi, sağlıklı, lezzetli bir yemek daha menümüze girmiş oldu.
Ratatouille, güney Fransa’nın Akdeniz kıyılarında bulunan Provence mutfağına ait bir yemek. Tek başına tüketilebileceği gibi ızgaraların yanına da çok yakışacağını düşünüyorum. Arman Kırım’ın tarifiyle ratatouille aşağıda;

Malzemeler:

-2 çorba kaşığı zeytinyağı
-2 diş dövülmüş sarımsak
-1 büyük soğan, dörde bölünüp ince kıyılmış
-1 küçük patlıcan, küp şeklinde doğranmış
-2 dolmalık biber, irice doğranmış
-3-4 tane küçük kabak, temizlenip ince halkalar şeklinde doğranmış
-4 büyük domates, soyulup irice doğranmış
-1 tatlı kaşığı kuru fesleğen
-1 çay kaşığı kuru kekik
-2 tatlı kaşığı kıyılmış taze maydanoz

Yapılışı:

Büyükçe bir tencerede orta ateş üzerinde zeytinyağını ısıtıp, sarmısak ve soğanı ekleyip yumuşayana dek 6-7 dakika kavuruyoruz. Patlıcanları ekleyip her taraflarına zeytinyağı değecek şekilde karıştırarak biraz kavuruyoruz. Biberleri de ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Bir defne yaprağı koyup kapağı kapalı olarak kısık ateşte 10 dakika pişiriyoruz. Domates, kabak, kekik ve fesleğeni ekleyip, iyice karıştırıyoruz ve kısık ateşte patlıcanlar pişene dek (yaklaşık 15 dakika) pişiriyoruz. Ocaktan alınca veya servis yaparken doğranmış maydanozları ekliyoruz. Afiyet olsun…

ETLİ LAHANA SARMASI

30 Eki

Cumhuriyetimiz 84. yıldönümü hepinizle beraber kutluyorum….
Bu tarifte bayramdan kalma ve yine anneme ait. Aşçı yamağı ile birlikte çok beğenerek yedik, çünkü annem hazılayıp, yanımıza koydu, ben de eve gelince pişirdim ve tadı damağımızda kaldı. Sanırım zevkle isteyerek yapılan yemekler çok daha lezzetli oluyor, hani bazı insanların elleri lezzetli bulunur, bence o kişiler severek yemek yapıyorlar ve yemekleri seviliyor… Gelelim tarifimize;

Malzemeler:(4 kişilik)

-9-10 yaprak lahana
-1 su bardağı pirinç
-250 gr kıyma
-1 yemek kaşığı salça
-1/2 çay bardağı sıvıyağ
-1 orta boy soğan
-7-8 dal maydanoz
-Tuz, karabiber, kırmızıbiber

Yapılışı:

Lahana yapraklarımızı yıkayıp, büyükçe bir tencerede kaynayan suda haşlıyoruz(tenceremizin aldığı adette) , sarabileceğimiz kadar yumuşayınca tencereden alıp soğumaya bırakıyoruz. Lahanalar soğurken içimizi hazırlıyoruz. Yıkayıp, süzdüğümüz pirince, kıymamızı, salçamızı, ince kıyılmış soğan ve maydanozumuzu, sıvıyağımızı, tuz ve baharatlarımızı ekleyip iyice karıştırıyoruz. Soğuyan lahana yapraklarını şekillerinin elverdiğince, sarılacak büyüklükte parçalara kesiyoruz ve her parçaya içten koyup, annemin yaptığı gibi uzun veya muska şeklinde sarıyoruz. Sardığımız lahanaları, pişireceğimiz tencereye sıkı sıkı dizerek yerleştiriyoruz ve 1,5 su bardağı suya 1 tatlı kaşığı salça ekleyip, üzerine dökerek orta ateşte 30 dakika kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun…

KARNIYARIK

25 Eki

Siteyi güncellemem biraz uzun sürdü, sebebi malum, ülkemizin geçirdiği kötü günler…
Bu satırları okurken birçoğunuza yemek tarifi yazmak veya okumak anlamsız gelebilir, inanın ben de böyle düşündüm ama hayat devam ediyor, bütün üzüntülere rağmen…
Bu tarif anneciğim elinden. bayramda gittiğimizde bizler için yapmıştı, daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi ben patlıcanı çok seviyorum, eskiden yemememe rağmen karnıyarık da favori yemeklerimden biri. Bu nedenle, pek çoğunuz için yenilik olmayacak ama ben sitemde yeralmasını istedim. Tarif şöyle;

Malzemeler:

-1 kilo patlıcan
-1/2 litre sıvıyağ
-250 gr kıyma
-2 orta boy soğan
-2 adet domates
-3-4 diş sarmısak
-2 adet yeşil biber
-Yarım demet maydanoz
-1+1 tatlı kaşığı salça (eğer domates yetersizse)
-Tuz, karabiber, kırmızıbiber

Yapılışı:

Öncelikle patlıcanlarımızı alacalı soyup, yıkayıp, iyice kuruladıktan sonra,patlıcanların ortalarıncan ince bir çizgi şeklinde kesiyoruz ve ısınmış sıvıyağda hafifçe kızartıyoruz, sonra fazla yağının emilmesi için kağıt mutfak havlusunun üzerinde bekletiyoruz.
İçini hazırlamak için, önce kıymayı derince bir tavada kavuruyoruz, sonra ince kıyılmış soğanını, sarmısağı ekliyoruz. Sırasıyla ufak doğradığımız biberi ve kabuklarını soyup doğradığımız domateslerimizi ilave edip pişiriyoruz. İçimizin rengi açık olursaki kış domatesleri çin sözkonusu olabilir, çok az salça ekliyoruz. Son olarak baharat ve tuz ayarını yapıp, ince kıyılmış maydanozumuzu ilave edip ocaktan alıyoruz. Burada farkedeceğiniz gibi içi pişirirken yağ kullanmadık, çünkü patlıcanlar kızardığı için yemeğimizde yeterince yağ var ve kıymanın, soğanın, domatesin suyu yeterli geliyor iç harcın pişmesi için.
Patlıcanlar ve içimiz ılınınca patlıcanları kestiğimiz yerlerden hafifçe açıp, içlerine harcımızı koyuyoruz, istersek her bir patlıcanın üzerine kızartılmış yeşilbiber de koyabiliriz annemin yaptığı gibi. En son karnıyarıklarımızı fırında veya ocakta pişirebiliriz, annem fırında üzerlerine hazırladığı 1 tatlı kaşığı salçalı suyu gezdirip, yarım saat kadar pişirdi. Ocakta da aynı şekilde suyunu ilave edip, patlıcanlar yumuşayana kadar pişirebiliriz. Afiyet olsun…

KAHVALTI DAVETİ VE PATATES GRATEN

16 Eki

Bayramdan önceki Cumaresi günü arkadaşım Alev’in doğumgünü nedeniyle gerçekleştidiği kahvaltı davetine gittim. Tabi giderken de Alev’den kahvaltı masasını görüntüleyip, sitede paylaşmak konusunda onay aldım. Alev bize çok güzel bir masa hazırlamış ve çok lezzetli yiyecekler yapmıştı. Keyifli bir sohbet eşliğinde, tanışmayan insanlar olarak, bu lezzetleri tadıp, Alev’in doğumgününü kutladık. Nice yıllara Alev…

Alev bizim için;

-Patates graten
-Menemen
-Soslu sosis
-Paçanga ve sigara böreği
-Çikolatalı muffin

yapmıştı. Hepsinin fotoğrafları aşağıdaki kolajda. Ben de giderken Alev’e meyve kurabiyelerden oluşan bir sepet götürdüm. Meyve kurabiyelerin tarifini yakında paylaşacağım, ama önce tadı damağımızda kalan, 2’şer defa servis aldığımız patates gratenin tarifini veriyorum. Tarif Alev’e ait ve kahvaltının yanısıra, et ve balık yemeklerininin yanına da yapabiliriz. Masamızdaki diğer lezzetlerden çikolatalı muffini, vişneli-çikolatalı muffin tarifininden, vişneyi çıkararak yapabilirsiniz. Graten tarifimiz ise şöyle;

Malzemeler: (4 kişilik)

-8 adet orta boy patates
-1 su bardağı süt
-1/2 su bardağı süt kreması
-1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
-1 sarmısak
-1 tatlı kaşığı tereyağı
-Tuz ve taze öğütülmüş karabiber

Yapılışı:
Öncelikle patateslerimizin kabuklarını soyup, mümkün olduğunca ince (neredeyse zar gibi) halka halka doğruyoruz. Sonra bir kaseye doğranmış patatesleri, sütü, kremayı, kaşar peynirin yarısını, baharatları koyup, karıştırıyoruz. Uygun ebatta bir fırın kabının içini, ikiye bölünmüş sarmısağın kesik yüzeyleriyle ovalıyoruz. Sonra tereyağıyla bütün kabı yağlayıp, patatesli malzemeyi içine koyuyoruz. Kalan kaşarı üzerine serpiştiriyoruz. Önceden 180 derece ısıtılmış fırında 1 saat pişiriyoruz. Burada iki önerim olacak, ki birini Alev uygulamıştı. Sarmısakla kabı ovduktan sonra kalan sarmısağı da patates karışımının içine doğramak. Diğeri ise kaşar peyniri rendesini pişme süresinin sonuna doğru ( son 10 dakika içinde) üzerine serpiştirmek. Böylece peynirler fazla pişmemiş olacaklar. Ben peynirlerin pişmiş halinin de çok lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Afiyet olsun…

ZEYTİNYAĞLI BARBUNYA

23 Tem
Bir barbunya tarifi de benden… Barbunyayı evde seviyoruz yazın tazesini, kışın ise dondurucuya koyduklarımı kullanarak çok sık olmasa da pişiriyorum. Aşçı yamağı da her öğünde tüketilebilecek bir zeytinyağlı olması nedeniyle, hem yemek, hem meze kılığına girebilmesi marifetleriyle gayet memnuniyle karşılıyor barbunyayı, gerçi yanında pilav ve türevleri varsa daha bir mutlu oluyor. Ben ise meze halini daha çok seviyorum, yanında beyaz peynirle tüketmenin de gayet güzel olduğunu söylemeliyim.
Sanırım blog takipçilerinin çoğunun bir barbunya tarifi vardır, benimki de çoğununkine benzer eminim, ama ben yine de tarifimi paylaşmak istiyorum, çünkü blogu takip eden arkadaşlarımdan biri “ne güzel benim de yapabileceğim kolaylıkta tarifler veriyorsun” demişti, ben de bu sözden etkilendim, kolay ve klasik de olsa yaptığım şeylerin tariflerini mümkün olduğunca paylaşmaya çalışıyorum. Diğer tariflerden farklı olarak ben barbunyayı pişirirken hem sarmısak, hem de soğan kullanıyorum. Fazla uzattım sanki:), tarif şöyle;
Malzemeler:
-Yarım kilo taze barbunya(ayıklanmış halde)
-2 orta boy soğan
-5-6 diş sarmısak
-3 adet yeşil biber
-4 orta boy yaz domatesi
-2 adet patates
-2 adet havuç
-Tuz, baharat
-2 adet kesme şeker
-4 yemek kaşığı zeytinyağ
-7-8 dal maydonoz
Yapılışı:
Her zaman olduğu gibi, öncelikle küçük şekilde doğradığımız soğan ve sarmısakları 2 yemek kaşığı sıvıyağda hafifçe kavuruyoruz ve sırasıyla yeşil biberleri, küp küp doğradığımız havuç ve patatesleri ekliyoruz. Sonra kabuklarını soyup, doğradığımız domatesleri ekliyoruz ve sos kıvamı alana kadar pişiriyoruz. Bu aşamada barbunyaları ekliyoruz ve 3-4 dakika daha pişiriyoruz. Sonra 3 bardak suyumuzu ilave edip, tuz, karabiber, kırmızıbiber ve kesme şekerlerimizi koyuyoruz ve barbunyalar yumuşayana kadar kısık ateşte pişiriyoruz. (Eğer gerekirse pişme sırasında su ilavesi yapabiliriz) Biraz ılıdıktan sonra kalan 2 yemek kaşığı zeytinyağını ekliyoruz. Servis sırasında doğranmış maydanoz ile süslüyoruz. Afiyet olsun…