Arşiv | Ekim, 2010

ARMUTLU, PEYNİRLİ VE CEVİZLİ SALATA

27 Eki

armutlu-salata

Kış kendini hissettirmeye başladı bugün, daha önceki günlerde serin havaları sıcaklar takip ediyordu ama artık ardından sıcak gelmeyen kış günleri yaklaşıyor. Yağmur ve gri hava hem hüzün hem de huzur veriyor. Bahar havası gibi neşe ve enerji yerine. Sizleri bilemem ama ben sonbahar kızı olduğum için severim böyle havaları, her ne kadar İstanbul’da eziyet olsa da.
Yeni yazımı grilikten kararmış hava, rüzgardan dalgalanan ağaç dalları ve şiddetli yağmur eşliğinde yazıyorum. Günlük tutmanın en güzel taraflarından biri de bu, geçmişi hatırlarken oluşturduğu referans noktaları.
Armutlu, peynirli ve cevizli salata 2010 yeniyıl soframızdan, yazılması bir hayli geçikmiş bir tarif ama hiç yazmamaktan iyidir sanırım:) Yeşil salatalarla meyveler birlikte gayet uyumlu. Aynı tarifi elma ile (özellikle yeşil elma) veya ayva ile hazırlayabilirsiniz. Hatta portakal dilimleri veya nar taneleri ile. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-5-6 adet göbek yaprağı
-5-6 yaprak lolorosso (Akdeniz yeşilliği)
-1 adet salatalık
-1 adet kırmızı biber
– 1 adet yeşil biber
– 1 adet armut
– 7-8 adet kiraz domates
– 150 gr otlu peynir veya keçi peyniri
– 3-4 adet ceviz
-2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
-2 limonun suyu
-1 yemek kaşığı nar ekşisi
-Tuz

Yapılışı:

Yıkamış olduğumuz göbek ve lolorosso yapraklarını elimizle irice bölerek salata tabağımıza yerleştiriyoruz. Üzerine halka halka doğradığımız kırmızı biberimizi, şerit doğradığımız yeşil biberimizi ve jülyen doğradığımız salatalığımızı serpiştiriyoruz. Daha sonra limon suyunu, sızma zeytinyağını, nar eşkisini ve tuzunu ekleyip, karıştırıyoruz. Salata tabanının üstüne elma dilimi doğradığımız ve kararmaması için limon suyu sıktığımız armutlarımızı, kiraz domatesimizi, elimizle kırdığımız cevizlerimizi ve peynirimizi ekliyoruz. Afiyet olsun…

Yeni bir yıl daha yaklaşırken yeni yıl soframızı da hatırlayabiliriz…

yeni yıl

Reklamlar

DAMLA SAKIZLI CHEESECAKE VE MÜGE’DEKİ BULUŞMA

20 Eki
Damla sakızlı cheesecake

Altın kızlar buluşmaları keyifle devam ediyor. Daha önceki buluşmalarımızdan çok bahsetmedim blogda ama Mart ayından beri düzenli toplanıyoruz sevgili blog dostlarımla, tanışmamız 2007 yılında farklı bahanelerle olmuştu. Daha sonra baby shower’lar, iyi ki doğdun bebek partileri ile devam eden görüşmelerimiz, bu yıl yeni bahaneler bularak sürdürdüğümüz buluşmalara dönüştü. Bundan ne kadar mutluluk duyuyorum anlatamam. Sayfamı takip edip benimle mail aracılığı ile iletişime geçen, olumlu olumsuz tarif deneyimlerini sayfama yorum bırakan okuyucularım ve blog dünyasından edindiğim arkadaşlıklar bu sayfayı gerçek kılıyor diyebilirim. Sessiz okuyucularım alınmasınlar onların varlıklarını da ziyaretçi sayısından farkediyorum ama sanal kalıyor tabi:)

Mart ayındaki buluşmamız Ayşem’de “iyi ki doğdun bibi” konulu olmuştu, mayıs ayında “güle güle oturun Fadime” ve temmuz ayında Yasemin’de “Hayırlı olsun Özel Pastam” konulu buluşmaların ardından Ağustos ayında Münevver Abla’da gerçekleşen “İftar Sofrası’ndan sonra son buluşmamız Hünerli Müge’de muhteşem boğaz manzarası eşliğinde balkon sefası olacaktı ancak hava muhalefeti nedeniyle ev keyfine dönüştü. Hiç birimizin şikayeti olmadı, Müge’nin sayfasındaki muhteşem boğaz fotoğraflarının kaynağını görüp, içerde sıcacık sohbetler, mamalar ve çay eşliğinde vakit geçirdik. Gelecek buluşmanın “yeniyılı karşılama” konulu ve bende olduğunu söyleyerek, bugünün detaylı yazısı için sizi Müge’nin sayfasına yönlendiriyorum.
Buluşmalarımızda her birimiz bir yiyecek hazırlıyoruz, böyle karar verdik daha önceden böylece ev sahibine çok yüklenmemiş oluyoruz. Ben Münevver Abla’daki buluşma haricinde (İftar sofrası için anneciğimin fındıklı gül tatlısından götürmüştüm) genelde limonlu cheesecake yapıyorum. Bu defa limonun yanısıra damla sakızlı olsun istedim. Müge’deki buluşma menüsünde pastacıların farklı şeyler hazırlaması nedeniyle tatlı kısmının ağırlıklı yükünü cheesecake almış oldu. Çok uzun zamandır çok severek yapıyorum cheesecake’leri ancak bir yere götüreceğim zaman bir terslik çıkmasın tedirginliğim oluyor. Neyse ki damla sakızlı cheesecake’de yolda süslerinin bozulması dışında bir sıkıntımız olmadı. Ev sahibemiz damla sakızını pek sevmemesine rağmen keyifle yeyince ben de çok mutlu oldum.
Damla sakızlı cheesecake tarifine geçmeden önce cheesecake yapmak isteyenler için;
-Cheesecake konusunda tüm denemelerimi “cheesecake dosyası”nda bulabilirsiniz.
-Püf noktalarını kendi deneyimlerimle birlikte bu dosyada paylaştım ayrıca kendi sorularınız için diğer okuyucuların sorularına bakmanız için yorumlar bölümü de gözden geçirmenizi tavsiye ederim.

Gelelim tarifimize;

Malzemeler: (22 cm’lik kalıp için)

-600 gr. krem peynir
-1 bardak + 2 yemek kaşığı toz şeker
-5 tatlı kaşığı mısır nişastası
-4 adet yumurta
-1 paket krema (200 ml)
-2 parça dövülmüş damla sakızı (orta boy)

-1 limonun suyu ve kabuğunun rendesi
-1,5 paket yulaflı bisküvi (240 gr)
-125 gr tereyağı

Yapılışı:

Öncelikle cheesecake’in bisküvi tabanını hazırlıyoruz. Bisküvileri mutfak robotunda ya da döverek kırıntı haline getiriyoruz ve erittiğimiz tereyağı ile iyice karıştırıyoruz. Kalıbının kenarlarını fırça yardımıyla yağlayıp, tabanına pişirme kağıdı yerleştiriyoruz. Bisküvi karışımını kek kalıbının tabanına boşaltıp, her tarafta eşit yüksekliğe gelecek şekilde bastırıyoruz ve buzdolabına kaldırıyoruz.
Karıştırma kabımıza krem peyniri, mısır nişastası ve toz şekeri ekleyip mikser ile çırparak kalın bir krema kıvamına getiriyoruz. Yumurtaları birer birer bu karışımın içine kırarak çırpmaya devam ediyoruz. Bu aşamada dikkat etmemiz gereken şey, yumurtaları çok fazla çırpmamak, aksi halde kekimizin üstünde pişerken çatlaklar oluşabilir. Son olarak kremayı, limon kabuğu rendesini, limon suyunu ve dövülmüş damla sakızını da bu karışıma ekleyip karıştırdıktan sonra kek kalıbının içindeki bisküvi tabanının üzerine döküyoruz.
Önceden 175 derece ısıya getirdiğimiz fırında yaklaşık 10 dakika kadar pişirip, 10 dakika dolunca fırının ısısını 90 dereceye düşürüyoruz ve bu düşük ısıda yaklaşık 60-70 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Kekin tam ortası ıslak veya parlak değilse pişmiş demektir. Cheesecake’miz oda ısısına gelince buzdolabına koyup, üstünü kapatmaksızın bir gece bekletiyoruz.

Süsleme için, eritilmiş beyaz çikolata ve kıvamını açmak için krema kullandım bunlar biraz göz kararı oldu, çikolatanın yayılıp kekin üzerini kaplayacak kıvamda olması gerekiyor bu şekilde yapmak istemezseniz hazır beyaz çikolata sosuyla da servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun..

masamız

ISPANAKLI VE PEYNİRLİ KANELONİ (CANNELONİ)

13 Eki

ıspanaklı ve peynirli kanolini

Nerden başlasam bilemiyorum. Geçen zamanın açıklaması hem yok, hem çok. Birbirini kovalayan günlerde kimi güzel, kimi sıkıntılı zamanlar geçirdim. Blogum hep aklımda, hayatımda, ama bilgisayar başında geçen onca saate rağmen yazamadım. Geçen sürede, bir yurtdışı, 4 yurtiçi seyahat yaptım. Güzel yemekler yedim, kendimin veya başkalarının yaptığı. Çok sevdiğim blog dostlarımla buluştum. Kahkahalar attım, ağladım kısaca hepimiz gibi yaşadım. Kendi yoğunluğunda geçen günlerde çok planlasam da yazamadım.
Neyse geçmiş için üzülmenin faydası olmadığının bilinciyle, yeni bir tarife geçiyorum.

Ispanakla peynir çok yakışıyor, bir de yanında lezzet arttıran nefis bir domates sos varsa. Kaneloniyi bu şekilde Venedik gezimiz sırasında gitmiş olduğumuz Verona’da büyük meydanda, Romeo ve Juliet’in aşkının yaşandığı evde, Juliet’in penceresinden eşimin elindeki objektife el salladıktan sonra yemiştim. Evde de aynı şekilde hazırlamaya hemen karar vermiştim ama uygulama biraz geç oldu.
Kaneloni italyan mutfağından bir lezzet. Aslında rulo lazanya da diyebiliriz kendisine, sunum şıklığı ve servis kolaylığı, hamur kısmının azlığı nedeniyle lazanyadan daha hafif olmasına rağmen. Kaneloni, “canneloni” diye yazılıyor ve marketlerde orjinal yazılışıyla bulabilirsiniz. Kaneloni için haşlama istemeyen ürünleri daha pratik olması nedeniyle tercih etmenizi öneririm ama isterseniz haşlanan ürünlerle de aynı tarifi uygulayabilirsiniz. (Haşlama işlemini gerçekleştirdikten sonra)

Ben ıspanak ve peynir birleşince yanına pastırmayı da çok yakıştırıyorum. Tarifimde yok ama isterseniz ekleyebilirsiniz. Ayrıca aynı tarifi, kabaklı peynirli, patlıcanlı fesleğenli, kıymalı, patatesli kaşarlı, sadece peynirli gibi çeşitlendirerek hem yemek gibi, hem börek gibi hazırlayabilirsiniz. Tarifimiz şöyle;
Malzemeler:
– 1 paket kaneloni (ben haşlama gerektirmeyenlerden kullandım)
– Yarım kilo ayıklanmış ve doğranmış ıspanak
– 250 gr lor peyniri
– 2 adet soğan
– 2-3 diş sarımsak
– 1 yemek kaşığı dolmalık fıstık
– 1 yemek kaşığı zeytinyağı
– Tuz ve karabiber

Beşamel sos:

– 2 bardak süt
– 1 yemek kaşığ tereyağ
– 2 yemek kaşığı un
– Tuz

Üzeri için:

– 3-4 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri veya parmesan peyniri

Domates Sos:

-3-4 adet olgun domates
– 2 yemek kaşığı zeytinyağı
– 3 diş sarımsak
– 1 yemek kaşığı elma sirkesi
– Tuz ve karabiber

Yapılışı:

Kanelonimizin içini hazırlamak için öncelikle zeytinyağımızda soğan ve sarımsağımızı soteliyoruz. Daha sonra dolmalık fıstığımızı ekliyoruz. Bunlar da kavrulunca ıspanaklarımızı ilave ediyoruz. Ispanaklarımız sönüp, hafifçe renk değiştirince lor peynirimizi, tuz ve karabiberini ekleyip, ocaktan alıyoruz.

İç harcımız beklerken, beşamel sosumuzu hazırlayabiliriz. Bunun için unu tereyağda kavurup sütü ekleyip, koyulaşana kadar pişiriyoruz ve tatlandırmak için tuzumuzu, isteğe bağlı olarak da muskat rendemizi ilave ediyoruz.
Kanelonilerimiz her birinin içini dikkatlice, kırılmalarını ve elimizin yanmasını önleyerek, çok fazla olmamak üzere, ıspanaklı harcımız ile dolduruyoruz ve bir fırın tepsisine diziyoruz. Doldurma işlemi bittikten sonra, üzerine beşamel sosumuzu döküyoruz ve kaşar peyniri veya parmesan rendesi serpiştirdikten sonra ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarana kadar (20-25 dakika kadar)pişiriyoruz.
Domates sosunu mümkünse önceden hazırlamanızı tavsiye ederim çünkü pişme süresi uzun. Eğer önceden hazırlayamadıysanız, yemek pişirme işlemine sosdan başlamak daha doğru olur, böylece sos pişerken yemek hazırlıkları tamamlanabilir. Bir diğer tavsiyem de bu çok lezzetli sosu fazla miktarda yapıp, kavanozda, üzerini zeytinyağı ile kapatarak buzdolabında saklamanız olacak. Böylece daha sonraki seferlerde kullanabilirsiniz, ayrıca sosu, kekik, fesleğen veya maydanoz ilavesi ile makarna sosu olarak da kullanabilirsiniz.
Sosumuz için ince kıydığımız sarımsaklarımızı zeytinyağında hafifçe aroması çıkana kadar kavurup, rendelenmiş domateslerimi, sirkemizi ve tuz ve karabiberimizi ekleyip, kaynama noktasına gelinceye kadar yüksek ateşte, kaynadıktan sonra kısık ateşte, suyu azalıp, sos kıvamını alıncaya kadar pişiriyoruz.
Kanelonimiz biraz ılıyınca, servis tabağına alıp, yanında domates sosu ve frenk maydanozu ile birlikte servis yapıyoruz. Afiyet olsun…